Lynn Hunt

Küresel Çağda Tarih Yazmak yazarı
Yazar
7.5/10
9 Kişi
74
Okunma
10
Beğeni
1.405
Görüntülenme

Hakkında

California Üniversitesi’nde (Los Angeles) Modern Avrupa Tarihi profesörüdür. Stanford Üniversitesi’nde tarih alanında yüksek lisans (1968) ve doktora eğitimi aldı (1973). Uzmanlık alanı olan Fransız Devrimi’ne ilaveten, Avrupa kültür tarihi, toplumsal cinsiyet ve tarihyazımı konularında çok sayıda çalışması bulunmaktadır. Kitaplarından bazıları: Revolution and Urban Politics in Provincial France: Troyes and Reims, 1786-1790 (1978); Politics, Culture, and Class in the French Revolution (1984); The Family Romance of the French Revolution (1992); (J. Appleby ve M. Jacob’la birlikte) Telling the Truth about History (1994); Inventing Human Rights (2007); Measuring Time, Making History (2008); La storia culturale nell’età globale (2010).
Ünvan:
Yazar ve Akademisyen
Doğum:
Panama, 16 Kasım 1945

Okurlar

10 okur beğendi.
74 okur okudu.
5 okur okuyor.
95 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 44.4
Erkek% 55.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Küreselleşmenin Batılılaşma ile aynı şey olmaması gibi, benzer şekilde tarihsel araştırmanın küreselleşmesi de Avrupamerkezci kalkınma modellerinin kesinkes hüküm süreceği anlamına gelmez. Modern bilim ve modern tarih disiplini ilk olarak Batı'da kök salmaya başlamış olabilir, fakat bilim ve tarih özünde Batılı değildir. Batılı jeo-politik üstünlük, Batı'nın bilime ve bir noktaya kadar da tarihe hükmetmesi şeklini almıştır; ama güç ilişkileri değiştikçe bilim ve tarih de değişecektir.
Sayfa 73 - Küre Yayınları
Geçmişin, tanımı gereği bittiği düşünülebilir; fakat geçmiş her zaman değişir çünkü tarihçiler ve tarihin amacı değişmektedir. Geçmişte yeni şeyler aradığımızda -antik zamanlardaki siyasi liderlik örnekleri, ulusun yükselişinin öyküsü, belirli gruplara yönelik zulüm ve dışlamanın sebepleri, küreselleşmenin yayılması- en nihayetinde beklenmeyen kaynaklar buluruz ve öngörülmemiş sonuçlara ulaşırız. Bu çeşitlilik tarihin kırılganlığı ya da ehemmiyetsizliğine veyahut tarihçiye has tarafgirlik ve önyargılara dair bir gösterge değildir. Görüş, bir bakış açısı olmadan meydana gelemez. Tarihin amacının durmadan evrilmesi, daha ziyade, onun canlılığının bir işaretidir. Her yeni dönem, kendisinin zaman içindeki konumuna dair bir kavrayış arar ve tarih olmadan buna sahip olamaz.
Sayfa 19 - Küre Yayınları
Reklam
Reklam