M. Öcal Oğuz

M. Öcal Oğuz

YazarEditör
8.7/10
30 Kişi
·
154
Okunma
·
3
Beğeni
·
55
Gösterim
Adı:
M. Öcal Oğuz
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
Yozgat, 1960
1960 yılında Yozgat’ta doğdu. 1984’te Karadeniz Teknik Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Yüksek Lisans ve Doktorasını Gazi Üniversitesinde tamamladı.

Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölüm Başkanlığı ve Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü görevlerini sürdürmektedir. Türkiye’de Gazi, Hacettepe, TOBB, Ahmet Yesevi ve Bilkent; Tunus’ta ise Kartaca, Zeytuna ve 9 Avril Üniversitelerinde misafir Öğretim Üyesi olarak dersler veren Oğuz, hâlen UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanıdır. 2002 yılından bu yana UNESCO çalışmalarına ulusal ve uluslararası düzeyde katılan Oğuz, UNESCO Genel Direktörlüğünde Somut Olmayan Kültürel Miras ve Kültürel İfadelerin Çeşitliliği Sözleşmelerinin yazım çalışmalarını yürüten Hükûmetler Arası Uzmanlar Toplantılarına Türkiye adına uzman olarak katılmıştır.

Türkiye’de Somut Olmayan Kültürel Miras konusunda pek çok Müze, Enstitü ve Merkezin kuruluş çalışmalarını yürütmüştür. Oğuz, uluslararası indeksler tarafından kaydedilen Millî Folklor Dergisi’nin 30 yıldır editörüdür.

Oğuz’un halk edebiyatı, halk bilimi, kültür araştırmaları ve somut olmayan kültürel miras konularında kitapları ve aynı alanlarda yazılmış pek çok makale ve bildirisi bulunmaktadır.
Her şeyden önce gecekondular çevreciydi, tek veya en fazla iki katlıydı. Kerpiç, tuğla ve briketten yapılırdı. Beton ve demir kullanımı yok denecek kadar azdı. (...) Bu tek katlı, kırmızı kiremitli evlerden oluşan Mahalleler uzaktan çok şirin ve yemyeşil görünürdü. Onlar ağacı geçerek tabiatla, minareyi geçerek atalarla yarışmalarda, iddialaşmazlardı.
Üretmeyen, yalnız, mutsuz, kontrolsüz, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar edinen, muhakemesiz ve daha vahimi şiddete eğilimli yeni bir kentli kuşak, unutmayalım ki büyük ölçüde 'gecekondu'nun değil, 'gecekondu' sonrası 'apartman' yapılaşmasının ürünü olarak ortaya çıktı.
M. Öcal Oğuz
Sayfa 23 - Geleneksel Yayıncılık
Mafya, uyuşturucu ve yeraltı dünyası ile ilgili dizilerin şiddeti, uyuşturucuyu normalleştiren, kadını metalaştıran içerikleri çocukları derinden etkiliyor. Bu dizilerdeki sözüm ona geleneğe ve töreye atıfta bulunularak söylenen "ya benimsin ya toprağın" maçoluğu, liseli çocukların bile esin kaynağı oluyor, onlara bu dille cinayet işletiyor. Oysa eski kentte ve köyde âşık kendini mumun etrafında dönen pervaneye benzetir, kendi yanar sevdiğini yakmaz, kendi kurban olur, sevdiğini kurban etmez, kendi ölür sevdiğini öldürmezdi.
Hasılıkelam, gecekonduların binlerce yıllık kültürü kente taşıyan, kenti de üretilebilir kılan, tüketim toplumu yaratmayan, komşuluk ilişkileri sayesinde insanı yalnızlaştırmayan ve nihayet kenti betona ve çok kata boğmayan güzel yönlerini hiç konuşmadık. Onları hızla dönüştürmemiz gereken "utanılacak yapılar" olarak gördük. Keşke onları ıslah ederken, şimdi 'villa' dediğimiz yapıların daha orta ve alt sınıfa hitap eden küçük, şirin ve bahçeli modellerini geliştirebilseydik."
M. Öcal Oğuz
Sayfa 23 - Geleneksel Yayıncılık
535 syf.
·Puan vermedi·
Üniversitede okuduğum bölüm sebebiyle ders kitabı olarak bu kitabı kullanmıştım. Içerisinde halk edebiyatına dair çok ayrıntılı bilgiler mevcud. Ayrıca örnekmelere sıkça yer verilmiş.
535 syf.
·9/10
Halk edebiyati arastirmalarinda elimin altinda bulunmasindan en cok hoslandigim bir kaynak temelden her seyi gosteriyor. 1. Siniftan son sinifa kadar okul icin gerekli okuldan sonra da bir cok ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte ve her edebiyat ogrencisinin elinde mutlaka bulunmasi gereken bir kitap.
160 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Bir halk bilimcinin "yeni kent" diye adlandırdığı şehirleşme sürecine dair yazılarının bir araya getirildiği bu kitap bence göz ardı edilmemeli. Hoca, Özellikle günlük hayatta ıskaladığımız, göremediğimiz noktalara temas ediyor. Öcal Oğuz Hoca, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı olarak yitip giden "değerlerimiz"e ağıt yakmak yerine; çözümler, teklifler sunuyor ve kitaptaki enfes denemeleriyle ufuk açıyor. Kimliksiz, şuursuz, iz'ansız, ananesiz kalan ve kendini idrak edemeyen kimselere yol göstermesi hasebiyle bu kitabı çok önemsiyorum ve acizane tavsiye ediyorum...

Yazarın biyografisi

Adı:
M. Öcal Oğuz
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
Yozgat, 1960
1960 yılında Yozgat’ta doğdu. 1984’te Karadeniz Teknik Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Yüksek Lisans ve Doktorasını Gazi Üniversitesinde tamamladı.

Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölüm Başkanlığı ve Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü görevlerini sürdürmektedir. Türkiye’de Gazi, Hacettepe, TOBB, Ahmet Yesevi ve Bilkent; Tunus’ta ise Kartaca, Zeytuna ve 9 Avril Üniversitelerinde misafir Öğretim Üyesi olarak dersler veren Oğuz, hâlen UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanıdır. 2002 yılından bu yana UNESCO çalışmalarına ulusal ve uluslararası düzeyde katılan Oğuz, UNESCO Genel Direktörlüğünde Somut Olmayan Kültürel Miras ve Kültürel İfadelerin Çeşitliliği Sözleşmelerinin yazım çalışmalarını yürüten Hükûmetler Arası Uzmanlar Toplantılarına Türkiye adına uzman olarak katılmıştır.

Türkiye’de Somut Olmayan Kültürel Miras konusunda pek çok Müze, Enstitü ve Merkezin kuruluş çalışmalarını yürütmüştür. Oğuz, uluslararası indeksler tarafından kaydedilen Millî Folklor Dergisi’nin 30 yıldır editörüdür.

Oğuz’un halk edebiyatı, halk bilimi, kültür araştırmaları ve somut olmayan kültürel miras konularında kitapları ve aynı alanlarda yazılmış pek çok makale ve bildirisi bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 154 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 31 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.