Macidegül Batmaz

Macidegül Batmaz

Çevirmen
7.4/10
53 Kişi
·
191
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
200 syf.
·22 günde
Uyarı Spoiler içerir!!
Bu kitap tam Malcolm X in "Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır. " sözünü bulduğu yerdir. Köleliğin baş gösterdiği dönemde bebekken birbiriyle değiştirilen iki çocuğun hikâyesini anlatır. Siyahi olup beyazın yerine geçen adam Chambers artık tom gibi davranır.tom degil chambers oldugunu ögrendiğinde bir kimlik sorunu yaşar. Aslında ırkçılıgın kendini onun yerine koymayı empati kurmayı somut olarak anlatmak istemiş . insanların bundan "vay be" demek ki bizde siyahı birinin yerinde olabilirdik demelerini beklerdim .ahmak Wilson ise en son parmak iziyle olayı çözer. Herkes eski yerine geçer.ve insanlık bu utançla yaşamaya devam eder . bu olaydan ders çıkarılmaz.
360 syf.
·19 günde·Beğendi·8/10
Masallar araciligiyla Rus toplumunun bakis acisi, ozellikleri, kultur unsurları, gelenek ve adetleri, korkulari, sevincleri kisacasi hayatlarina ayna tutan bu kitabi masal seven herkesin begenecegini dusunuyorum.
136 syf.
·Beğendi·10/10
Mark Twain iyi bir yazar olmasının yanında iyi bir konuşmacı olmasıyla anılır. Zeka dolu yergileri ve esprileriyle bir çok kesimin dikkatini çekmiş, Nikola Tesla' nın yakın dostu olan yazarın aforizmaları okuyanı hem gülümsemeye hem de düşünmeye itiyor.Benim için okumak son derece keyifli oldu. Kendisi hakkında ilginç bir detayı çok hoş bulduğum için onu da yazmadan geçemeyeceğim; Twain'in dünyaya gelişi, Halley kuyrukluyıldızının görünmesinden hemen sonra gerçekleşmiştir. Kendisi ölmeden önce tekrar Halley ile birlikte gitmek istediğini yoksa hayatının en büyük hayal kırıklığı olacağını söyler. Ve gerçekten de Halley'in ziyaretinden bir gün sonra dünyadan ayrılır! Ne diyeyim kalbi de aklı gibi berrakmış :)
200 syf.
·10 günde·8/10
Mark Twain'dan ölümsüz bir eser. Türkçede ilk defa diyor, bu şaşırttı; neden simdiye kadar yayınlanmamiş olmasi garip.
Beyaz ile siyah ayrımını ve siyahlarin o dönem insanlarin gözünde ki statülerini çarpıcı bir biçimde ortaya koymuş. Maksim GORKİ' nin de dediği gibi " Twain güçlü bir edebiyatçı. Adeta yanan ateşin yanında, örsünün başındaki bir nalbant gibi. Sertçe vuruyor ve her darbesiyle iz bırakıyor."
Eleştirel yönü güçlü bir romanla karşı karşıyayız. Siyah olmanin psikolojik baskisinada açık bir sekilde aktarmis okuyucuya. Kendi içinde siyah olmanin nasıl bir şey olduğunu da aktarmış, etrafından bağımsız olarak.
Farklı bir kültür, farklı masallar... Kısa kısa masalların yanısıra bilgilendirici eklemelerin ve açıklamaların da bulunması harika bir şey. Bilmediğiniz bir kelimeyi tam okurken kısa bir notla veya uzun bir açıklamayla anlatıyor okuyucuya,böylelikle masalda geçen olayları veya kültürel bir öğeyi kaçırmıyorsunuz. Masallar çok güzel, çok farklı. Bazısı bizim kültürümüzde de bulunan şeyler gerçi veya dünya genelinde benzeri olan masallar ama genel olarak çok farklı masallar bulabiliyorsunuz. Okumanızı tavsiye ederim, tabii eğer benim gibi farklı kültürlere merakınız varsa.
168 syf.
·Puan vermedi
D&R' da önünden geçerken aç köpek gibi sürekli bakıştığım Kızılderili Masalları'nı bana gönderen@mayakitapa çok teşekkür ederim
Kızılderilileri Indeh adlı kitabı okuduktan sonra çok sevmiştim ve çok meraklanmıştım. Bu kitapta da onların kültürlerini şekillendiren olayları, mitleri, efsanelerine küçük bir bakış atmayı sağlayan masallardan oluşuyordu.
Masallar oldukça kısa oldukça tatlı ve heyecanlıydı 1001 gece masallarından oldukça farklı bir kıvamdaydı. tam olarak gece yatarken, kardeşine, bebene ya da tamamen kendine okuyacağın masallardı ben arka arkaya hepsini okumaya çalıştığım için biraz sıkıldım ama eminim zamana yayarak okusam daha çok keyif alabilirdim.
masalları okurken farkettiğim ufak bir şey oldu ucundan kıyısından kültürlerimiz benziyor ve bu beni en eski geyik olan "kızılderililer Türkmüş" sohbetine geri götürdü.
acaba...
kitaba puanım: 4/5⭐
237 syf.
·17 günde·9/10
Arka kapakta yazan yazı çok dikkatimi çekmişti: "Güneşin doğduğu ülke" Japonya'dan mistik masallar...
Sıkıldığınız zaman başvurabileceğiniz 22 güzel masal barındırıyor kitabımız. Kitabın kapağındaki Sakura çiçekleri, içinden çıkan ayraçtaki Japon asker kralı sizi gerçekten büyülüyor.
Masallarda çokça kral, kraliçe, prens, prenses karakterleri yer alsa da sıradan insanlar da var. Japon masalları olunca ejderhalar da eksik değil tabi ki. Deniz tanrısı, ateş tanrısı, su tanrısı gibi tanrı figürleri var ve karakterler bu tanrılar ile iletişime geçebiliyor. Bolca şeytan figürleri, cinler, periler, yaratıklar, canavarlar, konuşan hayvanlar yer alıyor. Her masalın sonunda da ana karakter kazanıyor tabi ki, adı üstünde masal. Kıssadan hisse verir gibi de, kötü, kıskanç komşular sürekli olarak kaybediyor.
Çocuğu olmayan yaşlı çiftlere tanrı çocuk gönderiyor, fakir insanların hazine bulması sağlanıyor. Yani anlayacağınız iyilik dolu bir kitap olmuş.
Keyifle okumalar dilerim.
240 syf.
·55 günde·Beğendi·6/10
Uzak doğu özellikle de Japon kültürü, gelenekleri, edebiyatı, düşünce yapısı ve yaşam biçimine çok meraklı biriyim. Filmlerini, dizilerini, animelerini, kitaplarını, müziklerini ve internette bulduğum bilgi kaynakları izlemeye, dinlemeye ve okumaya çalışırım fırsat buldukça.

Bu kitabı gördüğüm zaman filmlerinde ve özellikle animelerinde duyduğum ama hiç bir bilgim olmayan mitleri, efsaneleri ve masalları hakkında hem bir şeyler öğrenebilmek istiyordum hem de sonu güzel biten masallara, güzel hikayelere de ruhun ihtiyacı var öyle değil mi ;)

Kitapta yirmi bir tane Japon Masalı ve en sonda da Eski Bir Çin Masalı ile birlikte toplam 22 masal bulunuyor. Bazıları kısa bazıları uzun ama hemen hemen hepsinde yeşilçam filmlerinden çıkmışcasına kötüler belasını buluyor cüneyt arkın misali kahramanlar kazanıyor hikayaler mutlu sonla bitiyor :)

Tabi bazı masalların sonu kötü bitmese de hüzün de var ayrılıkta, ama barındırdığı güçlü duygu ve anlatım insanı etkiliyor. "Bambu Oduncusu ve Ay Çocuk" işte böyle bir masaldı. Diğer masallara nazaran daha güçlüydü ve yeri ayrı oldu benim için.

Kahraman savaşçılar, bilge ve adaletli imparatorlar, imparatoriçeler, güzel prensesler, iyi huylu nazik aileler, sinsi komşular, kötü yürekli insanlar; yani bir masalda olması gereken tüm karakterler ile birlikte masalların olmazsa olmazı fantastik öğeler ve varlıklar da bu masallarda yerini alıyor. Masalların çoğunda da bunlardan bolca var: konuşan hayvanlar, korkunç yaratıklar, cadılar, ifritler, şeytan krallar, ve daha nice güce hükmeden krallar. Ama dikkatimi çeken şey üvey annelerin hepsi kötü karakterliydi :)

Masallar ait oldukları ülkelerin tarihinden ve kültürlerinden beslenerek gelenekleri ve yaşam biçimlerinden de bir çok detayda bulabileceğiniz ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa aktarılan halk öyküleridir. Masalda eğiticilik esastır, insanlara ders verilir. Herkes masalın sonunda verilen dersten kendisine düşen payı alır. Masallarda kötülükler eleştirilerek okurun ve dinleyenin bu kötüler gibi olmaması istenir. İyiler ve iyilikler de yüceltilir ki okur veya dinleyici iyi olsun ve iyilik yapsın. Kitapta beğendiğim masallarda harfiyen bu özelliklere uyan, ete-kemiğe bürünmüş karakterlere sahip güçlü hikayaleri olanlardı.

Hiçbir fantastik öğe ve doğaüstü güç bulundurmamasına rağmen "Matsuyama Aynası" çok güzel bir masaldı bence. "Ölmek İstemeyen Adamın Hikayesi", "Bambu Oduncusu ve Ay Çocuk", "Prens Yamato Take'nin Hikayesi", "Yaşlı Adam Yanağındaki Urdan Nasıl Kurtuldu?" masalları kitapta en beğendiğim masallar oldu.

"Kurnaz Maymun ve Yabandomuzu" ve "Adachigahara İfriti" gibi masallarda bana çok yavan geldi. Belki Japon kültüründe benim bilmediğim bazı şeylere ithaf ediyor olabilir emin değilim ama bunlar gibi bir kaç masalı sırf okumak için okudum diyebilirim. Ama genel anlamda okuması zevkli masallardı :)

Ama önerim bir roman gibi baştan başlayıp sonuna kadar tek solukta okumayın, benim yaptığım gibi başka kitaplarınızı okurken arada açın bir iki masal okuyun kapatın. Böyle daha fazla zevk alırsınız yoksa tek solukta okumaya kalkarsanız ileriki sayfalarda sıkılırsınız benden söylemesi ;) İyi Okumalar...
136 syf.
·Beğendi·9/10
Şakir Eczacıbaşı'nın "Gülen Düşünceler" adı altında çıkan Bernard Shaw kitabını çok sevmiştim.
Bu kitapta Shaw bazı konulardaki fikirlerini kısa kısa yazdığı paragraflarla açıklıyordu, bazıları için (aşağıdaki gibi ) aforizma da diyebilirsiniz.
Örneğin "Kadın ve Erkek" başlığı altında :

Güzellik ilk karşılaşıldığında çok hoştur. Ama üç gün evde kaldıktan sonra, kim bakar güzelliğe.

İşsiz güçsüz kadınların uğraşıdır erkekler.

Bir erkek karısına düşkün olabilmelidir , kendisini budala durumuna düşürmeden...
Gibi..
Bu kitaptan örnek verecek olursak ;
"Geçmiş"başlığı altında :

Çoğumuz için geçmiş pişmanlıktır; gelecek ise bir deney.

Geçmiş hakkında hatırlamaya değer tek bir şey vardır. Geçmiş geçmiştir ve geri getirilemez.

Ben bu aforizmaları arasında ilgimi çekenleri, birden dörde kadar puanlıyorum ve alıntılarda dört alanları paylaşacağım ordan takip edebilirsiniz.
168 syf.
·Beğendi·7/10
"Bu betikte sıkıcılık hakim olsa da bazı ertekilerde de heyecan ve merak üst safhadadır. Betik sayesinde kızılderililerin gizemli dünyalarına yolculuk ettim. Su Kazı ve Yaz Gelişi ertekilerinin sonlarına çok üzüldüm. Ayrıca Akşam Yıldızı'nın Balası erteği de yarım kalmış hissi veriyor. Ayrıca betikte bazı Türk mitolojisi izlerini his ettim. Belki Kızılderililer akraba ulusumuz olabilir. Betiği okuduğumuz için hiç pişman değilim."
#BetikEli #KızılderiliErtekileri #Ojibva #Layote #Dakota #Patavan #Manito #KuzeybatıYeli #Oweenee #Osseo #SuKazı #SuKaplanı

Yazarın biyografisi

Adı:
Macidegül Batmaz

Yazar istatistikleri

  • 191 okur okudu.
  • 21 okur okuyor.
  • 214 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.