Türkiye'de DP iktidarı ülkede başlattığı ekonomik kalkınma atılımlarının başarısı için Amerika'nın bol ve sürekli yardımına gereksinme duyuyordu. Yardımın karşılığını ise Türkiye ne para ne de mal ile değil, Ortadoğu'da Amerikan nüfuzunun pekişmesine yardımcı olarak ödeyebilirdi. DP liderlerinin düşüncesine göre Türkiye Ortadoğu'da askeri potansiyeli ve siyasal etkisi en yüksek devlet olduğunu gösterirse Amerikan yardımından sürgit yararlanabilirdi. Gerçi, daha iktidara geçer geçmez Kore Savaşı'na gönüllü olarak katılıp, binlerce Türk çocuğunu kurban vermekle DP iktidarı Türkiye'nin askeri gücünü Amerika'ya kanıtlamış olduğuna inanıyordu ama bu çılgınca hareketinin ödülünü NATO'ya kabul edilmek biçiminde almıştı. Şimdi Amerika'yı vazgeçilmez dost ve müttefik olduğuna inandırmak için Türkiye'yi Ortadoğu'da yeni görevler bekliyordu. 1958 de Irak ihtilali patlak verinceye kadar Menderes hükümetlerinin dış politikada ağırlığı Arap dünyasına kaydırması ve Bağdat Paktı'na sarılmasının nedenini -bence- bu düşüncede aramak gerekir.