7.5/10
4 Kişi
19
Okunma
1
Beğeni
1.352
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Yazar

Okurlar

1 okur beğendi.
19 okur okudu.
13 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Teknolojinin artan veri işleme kapasitesi ile kişisel çözüm ve öneriler sunacak hale gelmesi, bireye özel yaklaşım geliştirdiği için etki alanını çok daha büyütüyor. Adaptif algoritmalar sayesinde her bir bireyin verileri sürekli değerlendirilerek onu sürekli çevrim içi tutacak içerikler seçiliyor ve bireylere sunuluyor. Böylece, bireysel ilgiyi sürekli besleyen bir mekanizma kuruluyor. Burada kurulan zincirin ne kadar güçlü olduğunu şöyle ifade edebiliriz; birey ilgi duyduğu içerikleri gördükçe kullanım süresi artıyor; veri işleme mekanizmaları da birey kullandıkça onun hakkında daha fazla veri toplayarak daha uygun içerikler sunuyor. Böylece birbirini sürekli besleyen ve bağımlılığı derinleştiren bir döngü kuruluyor. Elbette bu döngüde bireyin kendine özgü geliştirilen 'kişiselleştirilmiş' tuzaklardan kurtulma ihtimali giderek zayıflıyor.
Sayfa 44·Kitabı okudu
1000Kitap
Eğitim politikalarının çoğunlukla başarısızlıklarla sonuçlanması veya verimlerinin son derece düşük olması aslında in vitro bakıştan kaynaklanan yaklaşımlarla ilişkilidir. In vitro yakla şımla geliştirilen eğitim politikaları ile in vivo koşullarda iyileştirme yapabilmek yapının doğasına aykırıdır. Örneğin eşitlikçi bir eğitim sistemine sahip olabilmek için okulda yapılacak iyileştirmeler tek başına yeterli değildir. Çünkü okullar nihayetinde eşitsizliklerin üretildiği yerler değil, tam tersine okul dışı ortamlardaki eşitsizliklerin yansıdığı yerlerdir. Bu nedenle beklenen sonuçların elde edilebilmesi sadece okulda değil, okul dışı ortamlarda, örneğin aile ortamında, ailenin sos yoekonomik seviyesinde de önemli iyileştirmelerin yapılmasını gerekmektedir. Çoğu zaman bu bütünsel bakışla iyileştirme yapılmadı ğında doğal olarak yeterince iyileştirme elde edilememekte, ancak sorun bu in vitro yaklaşımdan ziyade eğitim politikasında veya okullarda aranmaktadır. Bu da okullara ve eğitim sistemine taşıyabileceğinden çok daha fazla yük yüklenmesine yol açmaktadır. Bugün başarı ve eşitlikte yüksek performans gösteren ülkelerde eğitim politikalarının çok daha kapsayıcı olmasının ve sosyal politikalarla desteklenmesinin sebeplerinden birisi de budur. Benzer durum müfredat konusu için de geçerlidir. Toplumdaki her sorunun sadece müfredatla düzeltilebileceği veya iyileştirilebileceği beklentisi de aslında bu geleneksel bakış ve eksik yorumlamalardan kaynaklanmaktadır.
Sayfa 65·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam