Mehtap Var

Mehtap Var

Çevirmen
8.2/10
71 Kişi
·
131
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
464 syf.
·1 günde·6/10
Tatlı Tesadüf
FBI/US Attorney Serisi 3
Julie James
PEh bu neydi böyle
İnanın okurken böyle hadi artık diye diye okudum ama hiç heyecan tutku aşk hissetmedim yani ne bileyim ilk iki kitabı sevmiştim ben bu acaip hımm nasıl desem yavan geldi. 450 sayfaya kadar. O sayfaları sevdim sadece. Bir de Kyle nin babasının annesine olan aşkına bayıldım resmen kalbe dokundu iki sayfalik bir şeydi ama beni en mutlu eden yani hüzünlendirsede aşkı hissettiren yani oldu
kitabı cıx beğenmedim
464 syf.
·9/10
Kitap su gibi akıyor ve bir bakıyorsunuz kitap bitmiş.
Kitabın kapağına bakınca içinde dolu dolu bir aşk , bir romantizm varmış gibi gelse de bizlere yazarın hiçbir kitabında bu yok. Aslında bu açıdan bana iyi geliyor. Gizli servis ajanları, polisler, savcılar, avukatlar ve tabii ki suçlular…
İşin içine bunlar girince konu kendini bir anda klişe bir aşk romanından daha heyecanlı bir yere taşıyor.
Kylie ve Rylann’ın hikâyeleri de yine çok güzeldi. Hem kurgusu hem de karakterleri çok eğlenceliydi. Yazar yine şaşırtmadı ve her kitabında olduğu gibi bunda da o hem sevimli tatlılığı hem de işin içine karıştırdığı heyecanı vardı.
Beklentimi yüksek tutmadan okuyorum genelde bu yazarı. Çünkü harika değil evet ama kesinlikle son derece kafa dağıtmalık ve yüzümüzü güldüren cinsten bir kalemi var. Ben seviyorum.
Sonunu çok aceleye getirmiş gibi geldi bana çok hızlı yazmış gibi.
Bir anda bitti hissinden kurtulamadım. Onun dışında severek okudum. Yazarın diğer kitaplarını sevdiyseniz zaten eminim yine aynı şeyleri bu kitapta da hissedersiniz.
464 syf.
·5 günde·4/10
Güzel başlayıp hayal kırıklığı ile biten bir kitabın yorumuyla daha iyi akşamlar. Adım çıktı, "her şeye 1 puan veren kız" olarak anıldım da karşıma düzgün kitaplar çıkmadı. Dertliyim, gelin dertleşelim. Zira ben bu Rylann karakterine olan öfkemi hala atlamadım.

Şimdi şunu söylemeliyim ki kitabın konusu türün diğer örneklerine nazaran orijinal, replikler ve karakterler hoş, işleyiş sevimli ve dozundaydı. Hatta başlangıçta epeyce sevdim. Arka kapak özet konusunda çok başarılı olduğu için konuya değinmeyeceğim ama gerçekten eğlenceli olduğunu bilmelisiniz.

Benim sorunum kadın karakterleydi. Önce Kyle'dan bahsedip ardından kadına sövmeye başlayacağım. Hazırsanız, geliyorum.

Kyle benim aşık olacağım bir adam değildi ama yazar adamın hakkını vermiş. Kitabın başında zeki, seviyeli, eğlenceli, karizmatik ve "normal" bir insanla tanışıyoruz. Böyle de sürüp gidiyor. Adamla ilgili tek sıkıntım oldu aslında. O da bu kadına aşık olması. Böyle bir karakterin karşısında dengi bir insan olsaydı gerçekten mutlu olurdum. Ne yazık ki bir bilenin de dediği gibi oğlum ben sana vali olamazsın demedim, adam olamazsın dedim şeklinde tanımlayabileceğim Rylann bu adama olmamış. Olmaz. Olmamalı. Olmamalıydı. Kadın olmasa 4 vereceğim kitabı 2'ye çektiysem sebebi budur.

Neden mi?
Başlangıçta kadının epey normal olduğunu söyleyebilirim. Kendine güvenen, kültürlü, başarılı ve güzel bir kadın. İnsan karakter sahibi falan sanıyor başlarda fakat birkaç detay var ki ben görmezden gelemiyorum arkadaşlar. Yok, olmuyor. Rylann savcı olmuşsun canım ama insan olamamışsın, bu da sana yapacağım en seviyeli eleştiri olsun. Ağzımı bozdurma akşam akşam. Öhöm. Rylann ve Kyle kitabın başından beri birbirinden etkileniyor, yazar olayı biraz uzatıp aksiyon katmak istemiş, hoş gördük ve sorun etmedik. Birkaç flörtleşmenin ardından birlikte oluyorlar ve o sahnede kadın dudak uçuklatan bir fikriyle beni şoka sokuyor. Yanındaki adamın, sanki hiç tanımadığı biriymiş, sanki hiç etkilenmediği biriymiş, sanki hiç hoşlanmadığı biriymiş gibi eski sevgilisi olduğunu düşünüyor. Bu noktada ağzına kürekle vurmadıysam, sebebi fiziksel anlamda imkansız oluşudur. Zira sorun bunu sadece düşünmüş ve ah pardon ya, Kyle vardı artık moduna girmiş olmasıdır. Başından beri adamdan hoşlanmadığını varsayalım ve bu normal gelsin bize. O zaman şunu sorarım, o halde gömleği neden sakladın be kadın? Ya da adamdan hoşlanmaya başladığını ama kafasının karıştığını düşünelim. O zaman bu düşünceyi neden adamla paylaşmadın? Yani demek istediğim Kyle gibi bir adam, senin o an ne düşündüğünü bilseydi seni seviyor olur muydu Rylann? Bu korkunç detay nasıl görmezden gelinir, aklım almıyor.

Bunun yanında Kyle'ın iş hayatı ile ilgili birkaç kısım var. İşlediği suç yüzünden adı çıkmış bir milyarderin üzerinden prim yapıyorsunuz, bunu biliyorsunuz da. Özür dilemeyi bırakın en ufak bir pişmanlık emaresi göstermemeniz yetmiyor, adam yeni bir iş kurmaya çalışırken adaletli olduğunu düşünen bir savcı, iş arkadaşınız Cade, gelip size resmen adamın başarısız olmasının işlerine geleceğini, kendini toparlarsa kurumun adını lekeleyeceğini söylüyor. Siz adamın hayatında değilmiş, onu tanımıyormuş, nasıl biri olduğunu bilmiyormuş gibi onu savunmuyorsunuz ve arkasından konuşulmasına izin veriyorsunuz. Hem de her zaman! Rylann sen adalet anlayışını al, başka bir dünyaya yerleş canım. Buralarda öyle olmuyor. Yani bir karakter, bu kadar mı sevdiği adamın arkasında durmaz. Böyle sevgi olmaz olsun, hakikaten ya. Hepimiz evde oturup hayal kuralım da kalbimiz kirlenmesin boşuna. Ve en kötüsü de Kyle bu kadının işi hakkındaki bencil, çıkarcı ve içten pazarlıklı düşüncelerini asla öğrenmedi. Kyle aptal değil ama resmen öyleymiş gibi ilerledi kitap. Bu beni gerçekten delirtti.

Bir yerde Rylann bu adam gerçekten iyi biri, sevgi dolu ve iyi biriyle birlikte olmayı hak ediyor falan diye düşünüyor, idrak ediyor sonunda. Ben pişman ve dürüst olur diye bekliyorum ama sonuç şu: Kyle, acele etmesek? Ben biraz düşüneyim seninle insan içine çıkma işini? Beklersin değil mi?

Bu olayın ardından hiçbir şey olmuyor ama kadın aniden şöyle oluyor: Aaa, ben Kyle'ı seviyormuşum. Aaa Kyle iyi bir adam ve işinde başarılı olmayı hak edecek kadar çalışıyormuş. Aaa ondan ve onunla olmaktan utanmamalıymışım. Aaa insanlara onunla olduğumu söyleyebilirim. Aaa onun arabası var, güzel mi güzel.

Ve mutlu son.

Yerseniz.

Ben yemedim. Yemeyeceğim. Bu kadın karakter beni ifrit etti. Dürüst ve adil değildi. Anlatılmak istenen kişiyle çelişircesine davrandı ve ben gerçek aşkı bırakın, ortada bir aşk bile göremedim. Bu yüzden sevmedim ve tavsiye etmiyorum.
464 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Yine güzel bir romantik ve biraz polisiye bir kitapla beraberiz.
Rylann, FBI'da asistan savcı olarak göreve başladığında ilk davasının 9 yıl önce bir barda tanıştığı Kyle olması ile başlıyor.
Kyle'dan daha sonra hapishanede gerçekleşen bir cinayet davasında dolayı tanıklığını istiyor.
Kyle eski bir hükümlüdür. Kyle ile Rylann arasında 9 yıl öncede ki olduğu gibi halen bir çekim vardır. Ama Rylan FBI da çalışan savcı asistanı olduğu için bu durum pek iyi değil ve Kyle'dan uzak durmaya çalışır ama başarılı olacak mı? bunu okuyup öğrenin arkadaşlar.
496 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çooook güzel bir kitaptı.
Kate, üniversite için Grant e yerleşir.
Bıraktığı şehir de sadece can dostu kalmıştır. Başka kimsesi yoktur. Annesi ni ve kız kardeşini kaybettik ten sonra herşeyi arkasında bırakıp gider. Ama bu şehir de hesaba katmadığı şey ise, aşk....
Keller ile bir kafe de tanışırlar ve birbirlerinden çok etkilenmelerine rağmen Kate uzak durur. Sebebi ni söylemiyorum. Okuyup öğrenin arkadaşlar. Sadece şunu söyleyebilirim. Güzel bir kitaptı. Ve kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Benim puanım 10 üzerinden 12
446 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Kitap çok duygu yüklü ve çok güzel ilerliyor.Gus’un başından geçenleri anlatıyor ;Bundan sonra nasıl yaşŸayacağımı gerçekten bilmiyorum. Gün IşŸığım benim yalnızca en yakın arkadaşŸım değil, aynı zamanda da diğer yarımdı. Beynimin, vicdanımın, neşŸemin, yaratıcılığımın, kalbimin diğer yarısı. Diğer yarınız sizi sonsuza dek terk etmişŸken hayata nasıl kaldığınız yerden devam edebilirsiniz ki? İşte Bu, Gus'ın hikayesi. Kendini kaybetmesinin, kendini bulmasının ve iyileşŸme sürecinde yaşŸadıklarının hikayesi.
496 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap ilk başlarda sıkıcı gelse de okumaya devam ettikce muhteşem bir hal aldı. Çok güzel bir kitap. Sonunda resmen ağladım çok hüzünlüydü. 2.kitabı okumak için sabırsızlanıyorum !
496 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kapağı çok tatlıydı ve "Gün Işığım" birine söylenebilecek en güzel iltifatlardan olsa gerek. En azından bana ilham oldu..
Kate dünyada görebileceğiniz en hayat dolu insan. Pozitif bakış açısı etkiliyor, sürükleyici anlatımı,hafif pollyanna tadı ve çokkk duygusal sonu..
Her kelimesinde içinizi ısıtıyor.
Kütüphanemizin iç güzel karakterlere de ihtiyacı var ;)
496 syf.
·Beğendi·9/10
Yine kanser. Yine salya sümük olmak. Yine şahane bi aşk. Seriyi tersten okudum ama inanılmaz güzel bir kitaptı. Bu kadına bayılıyorum sahiden güzel . Kitap beni ağlattı hemde tüm gün . Okuyun
496 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Pazar günümü melankolik geçirmeme sebep olan bir roman Gün Işığım, ama bundan şikayetçi değilim tam tersi Kate gibi bir karakterle tanıştığım için mutluyum aynı zamanda. İlk 300 sayfa ne kadar eğlenerek, gülümseyerek okuduysam daha sonrası da bir o kadar dramatik haliyle göz yaşlarınızı tutmanız imkansız. Hatta olayı biraz abartıp baya salya sümük ağlamış olabilirim, ama elimde değildi Kate'in o enerjik, devamlı gülümseyen, dostlarına ve hayata sevgi dolu yaklaşımlarına o kadar çok alıştmıştım ki, esiri olduğu hastalık ve onun etkileri sonucunda gelişen diyalog ve sahneler beni mahvetti. Kate ve Gus'ın dostluğuna bayıldım, tasvip etmediğim bi durum dışında ona da hormonlar diyelim artık, birlikte harikalar. Kitabın kurgu olduğunu biliyorum aslında, bu tarz kitaplar okurken dünyada bir yerlerde bu tür şeylerle baş etmek zorunda kalan insanlar olduğunu düşündükçe daha fazla etkileniyorum galiba.
Çocukluğu hep bir mücadele ile geçen Kate, hem annesine hem de kız kardeşine bakmak durumunda kalmış, o zamanlarda tek dayanağı Gus ve kendi annesi yerine koyduğu onun annesi. Üniveriste için taşınmak zorunda kalan Kate, en iyi arkadaşım dediği Gus ile ayrı kalsalar da iletişimleri hiç kopmuyor. Kate için dünyadaki melek tabiri yanlış olmaz sanırım, Gus'in dediği gibi karşısındaki insanın utangaçlığını, çekingenliğini kolayca ortadan kaldırmak gibi bir yeteneği var. Pozitifliği, neşesi, dostlarını zor durumlardan kurtarmak, çaresiz zamanlarda bulduğu çözümlerle herkesin gönlünü fethediyor. Yanlış zamanda aşık olduğu adam Keller ile güzel bir ilişkisi başlıyor, ama ne yazık ki kalbi yaralı Keller'ı bekleyen kaderin cilvesi yürek parçalayan cinsten.
Konusu ile ilgili çok fazla şey yazamıyorum ama kitabın kapağına ve adına bakarak, romantik-komedi veya tatlı bir aşk hikayesi okuyacağınızı düşünmeyin, ben öyle sandım büyük yanılgıya düştüm. Dediğim gibi 300 sayfa çok eğlenceli ve keyifliydi fakat daha sonrasında roman dramın dibine vurdu tabiri caizse. Kitabın bana bıraktığı etkisi, ağlamaktan kızarmış bir sürat ve bu ağlamanın sonucunda baş ağrısı. Ama daha güzeli Kate'in bana kattıkları. Onlar da gerçekten anın tadını çıkarmak, dostluğun ve arkadaşların kıymetini bilmek, ve sevdiklerinize onu sevginizi göstermekten çekinmemek. "Eee, ne var bunda sanki biz bilmiyoruz,"diyebilirsiniz ama önemli olan bunları bilmek değil, hayata uygulayabilmek Kate de öyle biri işte.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 131 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 68 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.