Melanie Raabe

Melanie Raabe

8.1/10
24 Kişi
·
49
Okunma
·
3
Beğeni
·
575
Gösterim
Adı:
Melanie Raabe
Unvan:
Alman Yazar
Doğum:
Jena, Almanya, 1 Ağustos 1981
Müzik benim kaçış noktam. Film seyretmek meşgalem, kitaplar ise aşkım, benim en büyük tutkum.
"Zavallı çiçekler.Düşünsene, çimlerin üstünde keyif yapıyorsun ve biri gelip senin kafanı koparıyor."
Sonra tuhaf bir ses duyuyorum, bir vızıltı. Hayır bir uğultu, yükseliyor, kayboluyor, sonra tekrar başlıyor. Nabız gibi, canlı ve tehditkar, ses gitgide yükseliyor, yükseliyor, yükseliyor. Kulaklarımı kapatıyorum, inliyorum, neredeyse düşecek gibi oluyorum, ellerimi çekiyorum ve duyduğum şeyin sessizlik olduğunu fark ediyorum. Her şeyi belirleyecek bu günden geriye kalan tek şey bu.Sessizlik!
“Düşüncelerimi durduramıyorum.”
“Eğer bir gerekçeye ihtiyacınız varsa, kendinize bir tane uydurun. Ya da bir kitap yazın. Onu sisteminizden çıkarın.Sonra bırakın özgürleşsin. Hayatınızı yaşayın.”
Melanie Raabe
Sayfa 24 - Koridor Yayınları
"Birkaç yıl önce, Amerika'da ölüm cezasına çarptırılan mahkumlarla ilgili röportaj yapmıştım," diyor birden.

"Çok ilgi çekici adamlardı," diye devam ediyor Lenzen. "İçlerinden bazıları onlarca yıldır hücrelerde yaşıyordu. Teksas'ta birini daha yakından tanıyabilme fırsatı buldum. Arkadaşıyla birlikte yaptığı soygun esnasında işlediği cinayetten yargılanmıştı. Hapishane de Budist olmuştu ve çocuk kitapları yazmaya başlamıştı. Gelirini de bağışlamıştı. İdam edildiğinde neredeyse kırk yıldan beridir hapishanedeydi. Şimdi bu noktada sorulması gereken şu: Yirmi beş yaşında işlediği cinayetten yüzünden, tam kırk yıl boyunca hapishanede yatan ve altmış beş yaşına gelmiş bir adam, hala aynı insan mıdır? Hala katil midir?"
Ağaçların üstünde berrak ve yıldızlı bir gökyüzü var. Yıldızların gerçekten yukarıda olup olmadığını kim bilebilir? Yıldızların artık var olmadıklarını bize gösterebilmelerinin tek bir yolu var: Parlamamaları. Ama eğer bir yıldız, bin ışık yılı ötedeyse ve o yıldız dün söndüyse, biz dünyadakilerin teorik olarak bunu öğrenebilmesi için bin yıl geçmesi gerekir.
Hiçbir şey bilmiyoruz. Hiçbir şey kesin değil.
Melanie Raabe
Sayfa 68 - Koridor Yayınları,10.Bölüm
Ben her zaman, şiirden çok düz yazı seven bir kadın oldum ama bu kitap bana çok kez yardımcı oldu. Kitap,sıklıkla okuduğum Whitman’a ait “Kendi Şarkım” şiirinin bulunduğu yerden kendi kendine açılıyor.

Çelişiyor muyum kendimle?
Pekala öyleyse çelişiyorum kendimle.
(Genişim ben, çokluklar var içimde.)
Melanie Raabe
Sayfa 90 - Koridor Yayınları
Uyandığımda, gözlerimi henüz açmadan ve saate bakmadan önce kurt adam saati olmamasını umdum; bu, üç ile dört arasına denk gelen en kötü saattir. Bu saatte uyandığımda, karanlık düşünceler bana tıpkı bir sülük gibi yapışır. Tüm insanlara aynısı olur. Bu saatte kötü hissetmek normaldir. Gece o saatte çok soğuk olur, insan bedeninin en yavaş çalıştığı anlardır. Tansiyon, metabolizma, vücut ısısı, her şey düşüktür. Gece üçle dört arası ölüme en yakın olduğumuz andır. Bu saatte bazı insanların ölmesi şaşırtıcı değildir.
Melanie Raabe
Sayfa 89 - Linda
Yüzde yüz güvenebileceğim kimse yok. Yüzde doksan dokuz var ama yüzde yüz? kendime bile yüzde yüz güvenip güvenmediğimi bilmiyorum.
Kitabımız Linda adındaki esas kızımızın duygularıyla başlıyor. Linda 38 yaşında, ünlü bir yazar. Hatta romanları çok satanlar listesinde. Daha çok aşk üzerine yazan Linda, tam 11 yıl önce kız kardeşi Anna'nın ölü bedenini buluyor ve bu olaydan sonra hiçbir basın organlarıyla iletişime geçmiyor. Tabii ki evden de dışarıya tek bir adım atmıyor.

Bir gün kız kardeşinin katilini televizyonda görüyor ve en iyi yaptığı işle ona tuzak kuruyor. Bir cinayet romanı yazıyor ve bu katille bir röportaj ayarlıyor.

Kitap polisiye gibi gösterilse de daha çok psikolojik unsurlara yer vermişti. Ve �ı Linda'nın zihninde geçiyordu. Romanın içinde roman okudum diyebilirim. Muhteşemdi. Psikolojik betimlemelere bayıldım. Duygusallık çok yoğundu. Kimi zaman okurken gerildim. Linda'nın evine davet ettiği gazeteci ile geçirdiği o birkaç saatlik sürece ilişkin anlatım inanılmaz derecede okuyucuyu o ortama çekebilme başarısına sahipti. Melanie her karakteri güzel işlemişti. Kurgusu sürükleyici, olaylar akıcı ve dili çok iyiydi.
Kız kardeşinin ölümüyle kendi dünyasına kapanmış bir yazarın yıllar sonra kız kardeşinin katilini bir televizyon programında görmesiyle geçmiş yeniden canlanıyor ve kız kardeşinin katilinin peşine düşüyor bizleri de peşinde sürüklüyor kitabın bitimine kadar şaşırtan bir hikaye etkileyici ve heyecan verici bir başyapıt.
Çok güzeldi. Gerçek bi psikolojik gerilim okudum diyebilirim. Duygu tasvirleri o kadar harikaydiki kendimi okurken içinde hissettim. Zaten filmi de cikacakmis (cikmis bile olabilir) bir solukta bitti. Bu tarz kitaplar kolay bulunmuyor. Bence alip okuyun pişman olmazsiniz. Ben kitapligimin bas ucuna koyacagim şahsen :')
Yazar konuyu güzel anlatmiş kesitler ve olaylar gözümüzde canlanıyor. Sürükleyici bir kitap. Tavsiye ederim. Kahvenizi içerken okursunuz hiç sıkıcı değil.
Kitabı okurken bağırasım geldi "Ben katiliiiim!! " diye. Akıcıydı diyemiycem. Sıkıldım gerçekten kız o kadar kendi kendine konuşuyordu ki ben bile deliricektim. Ve sonunda oh be dedim. Bunlar dışında güzeldi.
Kız kardeşinin cinayete kurban gitmesinden sonra inzivaya çekilerek 11 yıl boyunca evinden hiç çıkmayan ve edebi romanlar yazan,çok satan kitapların sahibi Linda Conrads.

Yalnızlığını ve korkularını,kendisini yazmaya vererek aşmaya çalışan Linda kızkardeşinin katilini şans eseri tv'de görür,cinayeti aydınlatmak,nedenini öğrenmek ve katilin maskesini düşürmek için bir oyun hazırlar.Katil tanınmış bir Tv. Muhabiridir ve Linda'nın daveti üzerine onun evine röportaj için gelir,sonrasında oyun başlar.

Linda aradığı cevapları bulmak adına tehlikeli bir oyun oynuyor.

Sıra dışı,tırnaklarınızı kemirtecek bir gerilim olmasa da,dinlendirici,ilginç,kolay takip edilebilir olay örgüsü olan,rahat okunur ve anlaşılır bir kitap.

348 sayfa 2-2,5 gün de rahatlıkla okunuyor.Linda ile birlikte cevapların peşine düşmek istiyorsanız tavsiye edilir.



Ha bu arada,bu kitap 22 ülkede baskıya girmiş ve film haklarını da Sony Pictures vakir kaybetmeden satın almış,muhtemelen yakın bir tarihte bu kitabı da beyaz perde de görürüz.Ama önce kitap,böylesi çok daha lezzetli ;)
Muhteşemdi!! Yaz tatilinden bu yana, "Neden hep kötü kitaplar denk geliyor?" diye yakınırken ve sınavlar beni adeta boğarken bu kitap ilaç gibiydi! Bir kaç aydır okuduğum en harika kitaptı. Roman içinde roman okudum diyebilirim. Gerek karakterler, gerek kurgu her şey insanı kitabın içine çekmek içindi sanki. Kitabın her anını heyecanla (hele sonları bir ileri bir geri sallanarak) okudum. Melanie Raabe her karakteri ayrı güzel işlemişti. Ayrıca hem aşkın hemde cinayetin işlenişini yani ne bileyim çok güzel birleştirilmişti. Belki çok uzattım ama cidden çok beğendim. Linda ve Julian karakterlerini çok özleyeceğim sanırım...
12 yıl önce öldürülen kardeşinin katilini arayan bir abla ve aynı zamanda yazar....Katili bulmak için farkl bir yol deniyor ve bunu herkesden saklıyor. Tam katili bulduğunuzu sanıyorsunuz ters köşe oluyor veee finalde katilin çok da uzakta olmadığını görüyorsunuz..
Kitabın tanıtımının ardından ilk satırlara başladığımda Sigourney Weaver'ın baş rolünde oynadığı "Kopya Cinayetler - Copy Cat" adlı filmin bir versiyonunu okuyacağımı düşündüm. Ne denli yanılmışım. Psikoloji unsuru o denli iyi kullanılmıştı ki baş kahraman Linda Conrads'ın aklından ondan daha fazla kuşkuya düşerek, bir noktadan sonra onunla birlikte ne gerçek ne doğru iyice birbirine karıştırarak bir yandan da içinizden kahramanımızın masum oluşunu dileyerek okudum. Konusu gayet açık bir şekilde tanıtımda anlatılmış olan romanımızda kahramanın içsel devinimleri bu tarzı sevmeyenler için oldukça sıkıcı gelebilir. O nedenle bu uyarıyı dikkate alarak başlamanızı öneririm. Çünkü romanı bu denli etkileyici kılan zaten Linda'nın hem anda hem de geriye dönük olarak yaşadığı bu içsel gel gitleri idi. Yazarın karakterleri bir anda göklere taşıma ve bir süre sonra idrak edilen gerçeklerle yerlere çarpma sürecindeki başarısı muhteşemdi. Linda'nın evine davet ettiği gazeteci ile geçirdiği o birkaç saatlik sürece ilişkin anlatım inanılmaz derecede okuyucuyu o ortama çekebilme başarısına sahipti. Yazarın kaleminin bu psikolojik tahlilleme becerisi olmasa zaten romanda kayda değer bir cinayet, koşuşturmaca ya da bu tarz bir romandan umulacak tarzda bir tat bulunamazdı. Dediğim gibi olayın psikoloji üzerine kurgulandığı romanları seviyorsanız emin olun daha ilk satırdan itibaren Linda ile birlikte saçınızı başınızı yolacak, onunla birlikte uykusuz kalacak, onunla birlikte depresyonun dibine batıp aydınlanma ile birlikte güce kuvvete kavuşacaksınız. Geri planda ama gerçekten çooook geri planda işlenen mazide kalmış bir hoş sada tadındaki duygusal ilişki ile de hem kendinizi hem de Linda'yı su üzerinde tutmak için dualar edeceksiniz.
Sarsıcı akabinde serinletici hızlı akan konusuyla kişileri ve kurgusuyla oldukça okunası beklentimi karşılayan bir roman oluşu için de ayrıca yazara müteşekkirim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Melanie Raabe
Unvan:
Alman Yazar
Doğum:
Jena, Almanya, 1 Ağustos 1981

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 49 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 22 okur okuyacak.