Melih Katıkol

Melih Katıkol

Çevirmen
7.9/10
91 Kişi
·
266
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
172 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Bu inceleme daha çok Bukowski hakkındaki düşüncelerimden oluşacak. Kendisini şiirleri ile tanıdım. Kullanıcı adımdaki "Slow Day" de bir Bukowski şiiridir hatta. Dadafon'un seslendirdiği benim için hayatımın fon müziği olduğunu düşündüğüm bu güzel parçayı da şuraya iliştirip devam edeyim...
https://youtu.be/B7uhPNqBwfg

Okuduğum ilk kitabı olan "Factotum" ile hayatının ortasından giriş yapmış bulunmaktaydım. Bu noktada önce çocukluğunu anlattığı "Ekmek Arası" ile yazara başlangıç yapmak daha doğru olur bana kalırsa tabii önce yazarın hayatını anlattığı kitapları okumak istiyorsanız.

"Pulp", Bukowski'nin lösemiden ölmeden önce yazdığı son kitabı. Benimse okuduğum ilk kurgusu. Bu kez kendi hayatını yazmayacak, polisiye bir kurgu yazacaktın moruk! Oysa ben bu kitapta kurgu değil yine seni okuyordum. Ölmeden önce yazdığın, yine hayatı delicesine sorguladığın son haykırışlarındı bunlar. Ölecektin bunu biliyordun ve herkes gibi sen de korkuyordun ölümden, yaşayacak daha çok şeyin olduğunu düşünüyordun belki de kimbilir... "Nasıl yaşadım, nasıl ölüyorum.."

Seni bu kitabı yazarken hayal ettim. Yine bir elinde içkin bir elinde ise kalemin vardı. Ölümün sıcak nefesini tam ensende hissediyordun. Lıkır lıkır içiyor, uyuşmak, düşüncelerini susturmak mı istiyordun yoksa? Acı çekiyordun hissediyorum. Bu hem ruhsal hem de fiziksel bir acıydı. Bir yandan da günlügünü yazmaya devam ediyordun tabii. Yazmak bir tutkuydu senin için. Sanki yazmıyor da hayatını yeni baştan yaşıyordun. Gözden geçiriyordun hayatının her detayını, belki bu da senin hayata tutunma çabandı işte. Nedense hep o umursamaz, hayatı iplemez tavrının aslında bir maske olduğunu düşündüm. Bence hassas bir kalbin vardı, her şeyin bu kadar farkında olmak, insanları bu kadar iyi tanımak çok yorucuydu, korkunçtu ve sen de alkole dayanıyordun. Acılarını bu şekilde görmezden geliyordun belki de sonuçta hepimizin acı ile baş etme yöntemi farklıdır. Sen de içiyordun bu kabul edilebilir bir şey. Seni bir an için anladıgımı hissettim. Belki de zerre anlamıyordum bilmiyorum...

Biraz kafam dağılsın ve güleyim diye okumak istemiştim. Bu kitapla güldüremedin beni. Kalemini de kurgunu da ele geçirmişti "Ölüm." Kitap içerik olarak felsefe ve bilim kurgu ağırlıklıydı bana göre. Değişik, tartışmaya açık, biraz beyin mıncıklatan çokca da sorgulatan bir Bukowski eseri...
----------------SON-----------------
172 syf.
·Puan vermedi
Güzel bir pis moruk eseri bence. Kitabın bir büyüsü olduğunu düşündüm okurken hiç bitmesin olaylar hiç çözülmesin kitabın sayfa sayısı 1000000 falan olsun istedim. Akışa lafım yok muhteşem akıyor sürüklüyor da baya baya bana bir kaç karakter bilim kurgu dünyasını anımsattı ama ucundan. Eğlence parkı gibi bir kitap!
172 syf.
·7 günde·10/10
Gerçekten çok güzeldi. Uzun süredir okuduğum en keyifli kitaplardan biriydi. Genelde sezilen zampara Bukowski havası yoktu. 2.Defa okumayı düşünebilirim bir süre sonra. Kitap dedektiflik üzerine ancak düşündüğünüz gibi bir dedektif kitabı değil... Doğaüstü müşterilerden, saçma sapan olaylara ve uzaylılara kadar her şey var. Okuyun okutun iyi okumalar efenim.
172 syf.
·7 günde·8/10
Bukowski'nin son çıkan kitabı. Her zamanki gibi hayatın tüm saçmalığını basitçe anlatmış. Simgesel bir anlatım kullanmış. Bir çırpıda okunacak bir kitap.
172 syf.
·Beğendi·10/10
bukowski'nin 12 kitabını okudum. beni bu kadar güldüren bu kadar üzen bu kadar saran başka bir kitabı olmadı.
ilk dönem kitapları ve şiirleri ile arasında bariz fark vardır bu kitapta. artık kendi yazılarından bile sıkılmış, farklı bir türe girmiş, farklı türü çok becerememiş ama kendi tecrübesiyle harmanlanmış ve ortaya ölmeden önce oldukça hüzünlü bir kitap çıkmış.
dönüp dönüp okunabilir. muhteşem bir kitap.
172 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Charles BUKOWSKİ’ nin ‘’ PULP’’ adlı romanının kurgusu, konu itibarı ile diğer eserlerinden çok farklı. Yazar eserinde dedektiflik konusunu işlemiş . Roman okurken keyif alabileceğiniz eğlenebileceğiniz nitelikte olmuş. Ben şahsen okurken çok keyif aldım, size de tavsiye ederim.
172 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bukowski ile tanışmak için son kitabını seçerek, yazarıma uygun, marjinal bir okur olduğumu ispat ettim sanıyorum. Diğer kitaplarını henüz okumadığım için en eğlenceli kitabı bu mudur bilemiyorum (internetteki yorumlar bu görüşte birleşiyor) ama ben okurken çok eğlendim. Yeraltı edebiyatı buysa, onu da çok sevdiğime karar verdim. Günlük hayatta bu kadar küfürden hazzetmesem de, bazı yazarların ağzına ve kalemine çok yakıştığını da inkar edemem. Pulp, adından da anlaşılacağı üzere tam bir Pulp Fiction. Hayatın ne kadar saçma olduğunu ve onu nasıl da inanarak boş işlerle doldurduğumuzu anlatan bir kurmaca. Ben çok sevdim, kesinlikle tavsiye ederim. =)
172 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Bukowski'nin son kitabı bildiğim kadarıyla.
Diğer çoğunluktaki kitapları gibi anılarından oluşmuyor tamamen hayal ürünü karakterlerden oluşuyor. Çoğu yerinde sıkılarak okudum bunda benim taşrada büyümüş olmam da rol alıyor sanırım. Anlatım tarzı bu sefer diğer kitapları gibi sade ve sokak ağzıyla olmamış. O Bukowski tadını hissettirmedi desem yeri var . . .
172 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum diğer kitaplarindan farkli yazmiş bu sefer,ilk defa kendini anlatmayip çilgin ve fantastik bir roman yazmiş.Karekter özelliklerin bazilarini bukowskiden aliyor lakin bu sefer sapik herifin teki değil.Akip giden kendine has uslubu ve betimlemeleriyle alti cizilecek pek çok yer var.24 lira vermiş olsaydim değecegini duşunurdum..
172 syf.
·24 günde·Beğendi·Puan vermedi
'Pulp' sıra dışı bir öykü, sıra dışı biçimde yazılmış, sıra dışı bir yazarın tarzını yansıtıyor. Fakat diğer kitaplarına göre az beğendiğimi söylemeliyim. Şimdiye değin okuduklarım içinde maalesef en piyasaya dönük olan kitabı, - kurgu olduğu için olmalı - neyse ki Bukowski’nin, yaratımı olan ana karakterine isyanında bir parça görebiliyoruz bunu. Hayatın tuhaflıklarına tuhafça bir yaklaşımla karşı koyuşu, bunu yaparken mizahtan faydalanması var bu kitapta. Bukowski'nin bu kitabına bakıp ''Bukowski bu demek ki'' demek doğru bir yaklaşım olmaz hiç kuşkusuz. Öncelikle okuduğum bir düzine Bukowski kitabından sonra, yani: ''Yazarın külliyatının belli başlı eserlerini okuduktan sonra, okumayı düşünürseniz o zaman okuyun.'' diyebileceğim bir kitap okumuş oldum. Bu arada, Bukowski'ye başlamak isterseniz 'Ekmek Arası', 'Factotum' ile başlayın derim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 266 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 120 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.