Melike Ersan

Melike Ersan

Yazar
8.0/10
2 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
121
Gösterim
Ayasofya, ne taş, ne çizgi, ne renk, ne hacim, ne cisim, ne de bütün bunların madde senfonisi; sadece mana, yalnız mana...
Melike Ersan
Sayfa 1 - Zeze Yayıncılık
Dün akşamdan aklımızda kalan ise dedemin “Kudüs’ün fethi İstanbul’un fethiyledir. İstanbul’un fethi ise Ayasofya’ya abdest ile girmekledir.” sözü olmuştu..
“Dedemin her öyküsünde mutlaka yer alırdı Kudüs. Öyleki Nur’un “Kudüs nerede dede?” sorusuna “Kalbimizde, davamızda, sevdamız da kızım.” diye cevap vermişti. Zaten benim adımı Ömer Kudüs koyması da bu sevginin en büyük kanıtıydı.”
Ne kadar denesek de nafile,
Alışamayacaktık bu sessizliğe,
Zaten yakışmazdı bir Müslüman’a
Alışmak rezilliğe!
Iztırabın gölgesinde bir umut serinliği,
Çekilin yoldan, geliyor dünya gerçekliği, Salmayın etrafa korku, ümitsizliği,
Bu bir sevda kavgasıdır, unutmayın kardeşliği...
“Bir teselli yavrusu çırpınır yüreklerde
Sen bir sevda ateşi sönmeyen yüreklerde.” dedi Ayasofya’ya ithafen.
Öz ağlamazsa göz ağlamaz özünüzü hep koruyun.
Özü söz ifade eder.
Sözünüzde hep sevdanız olsun...
Öykü zamanı geldiğinde dedem, öykünün geçtiği taşı çıkarır. “Pusulamız olsun bize” diyerek başlardı söze..
Muazzam hayalgücü ile yazılmış bir Ayasofya öyküsü... Dedenin hikayeleri, çocukların sandıktaki taşlar ile olan maceraları.. Zaman tüneline girip, İstanbul’un fethi zamanına gidip, Fatih Sultan Mehmet’in fetih çadırına konuk olmaları..
Kısa, öz ve güzel bir öyküydü..

Yazarın biyografisi

Adı:
Melike Ersan
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.