Meltem Aydın

Meltem Aydın

ÇevirmenEditör
8.3/10
303 Kişi
·
788
Okunma
·
0
Beğeni
·
159
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
240 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitabın dili ve anlatımı oldukça akıcı. Kitap bir aldatma kurmacası üzerine kuruluyor. Bir aldatma kurmacası Zweig'den sonra ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Zweigin 'Korku' öyküsünde kocasını aldatan kadının eşinin yasak aşkını öğrenmesinden duyduğu korku anlatılıyor. Ve bu korkunun cazibesinin onu tutsak etmesi anlatılırken "Boyalı Peçe"deyse korkudan çok vicdan mukayyesesi ve yüzleşme var. Tavsiye ederim.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle kitap beni çok etkiledi ve her kadının okuması gerektiğini düşünüyorum.
Kitaptan bahsedecek olursak, Kitty adındaki güzel ve gösterişli bir kadının evlenme çağına geldiğinde hem kardeşinin evlenmeye karar vermesi hem de annesinin baskısı üzerine yanlış bir evlilik yapmasını konu ediniyor. Kitty evlenmeye karar verme aşamasında erkeklerin güzelliğinin farkında olmasıyla kibirlenip seçmekte zorlanıyor. Bu süreçte annesinin otoriter bir kadın olmasının baskısı da ekleniyor en son karşısına çıkan adamda karar kılıp evleniyor. Bir genç kızın hayatının şekillenme süreci her şeyden önce aile yapısından başlıyor. Bu kitapta babalarına bile baskı kuran, babalarının hayatını kendi istek ve doğrularına göre şekillendiren otoriter bir anne var. Bu anne yüzünden kızları da babalarını sadece para kaynağı olarak görüyorlar ve aralarında sevgi yok. Genelde genç kızların yanlış bir erkekte sevgi arayışına geçmesini bu olaya bağlıyorum. Kitty de her erkeğe kibirle yaklaşıyor, kimseyi sevemiyor, karşısına çıkan Walter ile de evlenmek için evleniyor. Evliliklerinin daha ilk dönemlerinde Walter'ın sevilecek bir yanı olmadığını, ortak hiçbir yönlerinin olmadığını düşünüyor. Sonrasında her şeyiyle Walter'dan üstün gördüğü bir adamla tanışıyor ve aralarında aşk başlıyor. Kitty bu adam için yeni bir heyecandan başka bir şey değil. Ancak Kitty'nin bunu anlaması birçok zorluk ve acı çektikten sonra gerçekleşiyor. Bu arada kitap çok akıcı elinizden bırakamıyorsunuz. Keyifli okumalar :)
240 syf.
·7 günde·Puan vermedi
1920li yıllarda Londra'da başlayıp Hong Kong 'da devam eden bir öykü.
Evlilik üzerine; sevgi,aşk,sadakat,vicdan adına ne varsa güzel bir dille kaleme alınmış.
1920li yıllardan ne yazık ki hala günümüze kadar gelmiş yetiştirilme tarzı şekillendiriyor hikayeyi.
Efendim nedir bu yetiştirilme şekli;belli bir yaşa gelmiş hanım kızlarımızın ailesi tarafından onları gururlandıran bir evlilik yapmalarının istenmesi.Bu evlilikte erkeğin statüsü,kadının artık ne marifeti varsa onun olması yeterli.(güzellik ilk sırada tabi)Eğer bunlar varsa evlilik için hiçbir engel yoktur.Çünkü evlilik asla ruhu olmayan bir kurumdur.Çünkü erkek evin finansını sağlıyor, kadın bebesini büyütüyorsa tamamdır.Fazlasını istemek ne denli bir şımarıklıktır.Konuyu dağıtmadan devam edeyim.Walter duygularını açığa çıkarmakta pasif ama oldukça zeki bir abimiz.Kitty ise tam tersi bir kadın.Annesinin görünmez ama oldukça hissedilir baskısı sebebiyle Walter'in evlilik teklifini kabul eder.Birbirini tanımadan evlenen bu çiftin aslında hayal ettikleri karakterle gerçekte var olanın örtüşmediği çok geçmeden fark edilir.Kitty , Walter'e ihanet eder.Tüm aradığını(sandığını)Charlie'de bulur.Ayaklarını yerden kesen bir aşkın kollarında bulur kendini. Ama ne yazık ki Kitty bu defa Charlie tarafından hayal kırıklığına uğrar.Walter abimiz zeki demiştim.Kolerayla savaşmakta olan
Mei-tan-fu'ya taşınırlar.Ve burada Kitty kendisiyle, yaptığı evliliği ve hatalarıyla yüzleşir.Daha fazla detay spoiler içeriyor:)Genel olarak kadının vicdanını ,muhasebesini ,iç dünyasını güzel anlatan keyifli bir kitaptı.
240 syf.
·Beğendi·8/10
Annesinin baskısı üzerine sevmediği bir bakteriyolog’la evlenen ve aradığı aşkı başka birinde bulan genç bir kadının trajik hikayesi.
Yasak aşkının ortaya çıkmasıyla yapmak zorunda olduğu tercih beni inanılmaz derecede etkiledi.
Bu üzücü durum karşısında kendi iç dünyasıyla hesaplaşma şansını buluyor ve kendine daha objektif yaklaşmayı başarıyor ve adeta bir dönüşüm gerçekleşiyor.
Annesi tarafından yanlış değerlerle eğitilmiş olması ve babasını sadece bir maddi kaynak olarak görmesi, nasıl yüzeysel yetiştirildiği konusunda ufak bir bilgi.
İlk sayfadan itibaren bende büyük merak uyandıran, beni derinden etkileyen çok keyifli bir okumaydı.
"Boyalı Peçe istemli körlügün simgesidir.
İstemli körlük ise insanin görebilecekken
kendini gerçeklere kapamasıdır."
Somerset Maugham bu eserinde aslinda basit bir aşk hikayesinden yola çıkmış.1920 li yıllarda sınıf atlamanın tek yolu varlıklı biriyle evlenmektir.Kitty de sırf bu yüzden hiç yakınlık duymadığı biriyle evlenir.Eşini aldatır.Hayatı Hong Kong a gitmesiyle değişir.Hayatının ne kadar boş ve anlamsız olduğunu fark eder.Kendini koleraya karşı savaşa ve kimsesiz insanlara adar.Bu da Kitty nin peçesinden kurtulmasına yol açar.Yalan bir aşkın peşinde koşması ve zenginlikle sınıf atlama çabasıyla boyanan peçe artık yoktur.Kitty artık hayatına anlam katmayı öğrenmiştir.
Kitapta anlatılanlar günümüzde de geçerli maalesef.Özellikle genç kızların okuması gereken bir kitap.
240 syf.
·Beğendi·9/10
Duvak 2006 yılı yapımı film... Film kaynağını boyalı peçe kitabından almış. Filmde sonu bizlere farklı anlatılmış olsa da boyalı peçe'de Kitty kızımız lüks düşkünü evde kalmamak uğruna sevmediği Dr. Walter ile evlenir üstüne adamı aldatır! vay sen misin beni aldatan diyip koleranın kol gezdiği Çin 'e sürükler ve macera başlar. İkili ilişker için okunması gereken ders niteliğinde bir roman olmuş
240 syf.
Evlenememe korkusu pek çok genç kızın alelacele bir kararla kendisine cazip gelen ilk evlenme teklifini karşısındaki insanı -sevmediği, anlaşamayacağını bildiği halde- kabul etmesine bu da karmaşık ve mutsuz bir hayatın başlangıcına yol açıyor. Öykümüz 1920'ler Londra'sında eşi bakteriyolog Walter ile tanışıp Hong Kong'ta yaşamaya başlayan Kitty, Sömürge Bakanlığına aday Charles ile eşini aldatır. Kitabın ilk yarısında aşktan, erkeklerden medet ummaktan başka gayesi olmayan Kitty'yi, kitabın ikinci yarısında Indiana Jones filmlerini andıran egzotik bir ortamdaki kolera salgınına, dünyadaki gerçek sorunlara duyarlılık gösterirken buluyoruz.
Işte size kitaptan tadımlık bir kuple:

""Herşey geçip gidiyordu, bu akıştan geriye kalan neydi? Bütün insanlar, insan ırkı, o nehirde birer su damlasıymış ve herbiri birbirine hem çok yakın hem çok uzak, isimsiz bir sel gibi, denize akmaya devam ediyormuş gibi geldi Kitty'ye. Herşey çok kısa sürerken ve hiçbirşey çok önem taşımazken, insanların saçma nesnelere saçma anlamlar yükleyip kendilerini ve etrafındakileri üzmeleri acınası bir durumdu "
240 syf.
·8/10
Modern Klasiklerden olan "Boyalı Peçe" okunması oldukça kolay bir kitap. Akıl ve Tutku da olduğu gibi, bunun da filmini izleyerek geldim. Genelde ben eserin orjinalini daha fazla sevmişsem de diğerinde de olduğu gibi "Boyalı Peçe" de de filmini daha fazla sevdim. Modern Klasiklerde kurgu daha baskın bir şekilde vurgulanıp duyguların gölgelenmiş hissine düşmekteyim şu ara. Tabi bu sözüm Stefan Zweig için değil. O istisna... Neyse kitabımıza gelecek olursak şayet; Baş Kahramanımız Kity'nin uyanış hikâyesidir Boyalı Peçe. Ailesi tarafından iyi bir evlilik yapması gerektiği bilinci empoze edilerek yetiştirilmiş bir kızdır Kity. Etrafındaki herkes özellikle kız kardeşi de evlenmek üzereyken; bu görünmez baskının etkisiyle sevmediği halde Bakteriyolog olan Walter'le evlenir. Ama kendini hiç bu evliliğe ait hissetmez. Bu süreçte ortak arkadaşları vasıtası ile katıldıkları bir davette Konsolos olan Charlie ile tanışır ve olmadık bir şekilde genç adamın flörtöz hallerine kapılıp yasak bir ilişki yaşamaya başlar. Taa ki eşi Walter'e yakalanıp onun şantajıyla yüzleşene kadar. Bundan sonrası yaşamı, Kitty için farklı bir şekilde kıvrım alır ve ruhani uyanışı başlar. "Boyalı Peçe" ne ola ki neden böyle bir isim almış diye soracak olursanız, şöyle ki; kitabın başında " ... adına yaşam denilen boya peçe" dizeleriyle başlamakta. Romanda Kity ve Walter birbirlerini tanımadan evlenirler ve bu yüzden ikisi de aklında çizdiği karakterle evli olduklarının kanaatindeler. Hal böyle olunca her biri muahatabının üzerindeki örtüye yani peçeye kanmış ve ona istinaden evlenmiş olurlar. Aslında şöyle de bir gerçek var; kitap 1920 leri anlatsa da yıl 2018 ve ne yazık ki böyle evlilikler var hâlâ etrafımızda. Neyse, toparlayalım hemen, işte kitabında tam olarak anlatmak istediği budur Sevgili Maugham'ın... Yaşam denilen boyalı peçe... Hisse alınabilecek detaylar saklı bir eserdi.
Hayatı her daim olması gereken gerçeklikte görme ümidi ile...
240 syf.
·Beğendi·10/10
Aaaaaaaaa kesinlikle konu olarak ve anlatım olarak ben çok beğendiğimi söyleyebilirim. Okuyabileceğiniz bir kitap kesinlikle ve bu yazarın anlatımını da beğeneceksiniz. Gerçekten keyif aldığımı söyleyebilirim
240 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kalbim çok kırık. Bu kitabın beni bu kadar üzeceğini tahmin etmeliydim fakat kitabı okurken bir de filmi olduğunu öğrendim ve filmde olanların kitapta da olacağını düşündüğümden kendimi teselli ettim. Meğer film, kitaptan çok daha farklı bir şekilde ilerliyormuş. Kitabın her şeyi en acı şekilde işlemesi, beklediğim hiçbir sahnenin kitapta olmaması beni paramparça etti.

Kitty karakterini sevmedim. Bütün hayatı boyunca iyi bir koca bulmak için yetiştirilen, sırf kardeşinden güzel diye annesi tarafından tüm ilgiyi üzerine çeken bir kadın karakterin yapabilmesi mümkün olan hatalar yaptı. Bu yüzden kendisini anlamaya, empati kurmaya çalıştım gel gelelim Kitty beni her seferinde hayal kırıklığına uğrattı. Nasıl yetiştirilmiş olursa olsun kocasını aldatması, işin en kötü kısmıysa aldatmanın çok da önemli bir şey olmadığını sık sık dile getirmesi kendisini sevmem için en büyük engeldi. Pişman olduğuna bir an bile inanmadım ki pişman olmadı da bence. Hatalar yaptım, ders aldım, artık sığ biri değilim dese de, Kitty'i hiç sevmememe rağmen artık sığ biri olmadığına ben de inansam da, kitabın sonunda yaptıklarıyla aslında sanıldığı kadar değişmediğini göstermiş oldu.

Walter karakteriyse... Kalbimin kırıklığının büyük kısmı Walter ile ilgili. O kadar üzgünüm ki. Sizi sevmediği için bir insana kızabilir misiniz? Walter, Kitty'e hiç kızmadı. Hakkım yok ama ben kızdım. İnsan seveceği kişiyi seçemiyor ama Kitty'nin Walter'ı sevmesini çok isterdim. Walter'ın “...kendimi hiçbir zaman sevilebilecek biri olarak görmedim.” dediği kısım hâlâ gözlerimi dolduruyor. Walter için her şeyin farklı olmasını çok isterdim.

Olayların gidişatı yüzünden yazara kızmak istesem de bunun doğru olmayacağını biliyorum. Zira filmi çok sevsem de kitabın daha gerçekçi olduğunu inkar edemem. Tüm güzel erdemlere sahip olmanın sevgi için yeterli olmadığı, aşkın her zaman hikâyeleri peri masalına döndüremediği, bazı hataların affının olmadığı bir gerçek. Kaldı ki yazarın dilini çok sevdim. Kitapta birçok alıntı işaretledim. Ayrıca yazarın o dönemi çok başarılı bir şekilde işlendiğini de belirtmeliyim.

Sevginin, sadakatin, aldatmanın, ölümün, yaşamın daha birçok kavramın en gerçekçi hâliyle işlendiği Boyalı Peçe'yi okumanızı öneririm. Fakat olayların sizi memnun etmemesi çok mümkün. Çok kereler hayal kırıklığı yaşamaya hazır olarak okumalısınız bu kitabı. Tamamen kalbim kırık bir şekilde bitiriyorum yorumumu. Ve evet Walter, asıl ölen köpekti.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 788 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 380 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.