Michael Pröbsting

Marksist Kriz Teorisi ve Kredi Krizi yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
3
Okunma
0
Beğeni
277
Görüntülenme

Michael Pröbsting Sözleri ve Alıntıları

Michael Pröbsting sözleri ve alıntılarını, kitap alıntılarını, en etkileyici cümleleri ve paragrafları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
emperyalist metropollerle hızla gelişen yarı-sömürgeler arasındaki ticaret, ‘Batı’daki kârları yükseltir, çünkü yarı-sömürgelerde sermayenin organik bileşimi daha düşük olduğu için kâr oranları da daha yüksektir. Ayrıca, kısa vadede ‘Batı’da, emek gücünün yeniden üretim maliyetini düşüren ucuz ücret mallarının ithalatı sayesinde artık değer oranı yükselir.
Sistemin paradoksu ve krizin kaçınılmazlığı
daha yüksek yakıt ve gıda fiyatlarının ve enflasyonu kontrol etmek için yükseltilen faiz oranlarının etkisi, kredilerin yaygınlaşmasının kitlesel tüketici temelini zayıfl atır ve ister borç geri ödemeleri, mortgage borcu, faiz ödemeleri veya isterse nihai olarak lüks tüketim veya ücret malları biçiminde olsun kitlesel tüketim krizlerini tetikler.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yatırımların askıya alınması, sermayenin dolaşımında meydan gelen kırılma, aşırı değerlenmiş kredilerin ve kredi araçlarının değerlerinin sıfıra inmesi ve sonunda kâr getirmeyen sanayilerin kapatılması, sermayenin şiddetle değersizleşmesini temsil eder. Bu krizlerde ortaya çıkan değersizleşme, kapitalizmin, sermayenin aşırı birikimine verdiği tepkidir. Marx’a göre, bu, aynı zamanda kapitalizmin kendi kendini yok etmeye doğru gidişinin en açık göstergesidir; insanların, hareketlerin ve partilerin bilinçli müdahalesi olmadan otomatik olarak ortaya çıkmayan, ama düzensiz yaşanan bir dizi kapitalist kriz tarafından kendisini sürekli olarak bir zorunluluk ve olasılık olarak gösteren bir şeydir.
Sayfa 25
Patronlar, kendi krizlerinin suçunu bireylerin işlemlerine veya sefil mevzuatlara yüklüyorlar. Hayır, tırmanan bankacılık krizi, birkaç kişinin davranışının değil, kapitalizmde kredilerin oynadığı rolün sonucudur.
Emperyalizmi yaratan tarihsel koşullar
Kapitalizmin üretimi genişletme ve üretici güçleri geliştirme kapasitesi ile bu kapasiteyi bastıran tekelleri kaçınılmaz olarak yaratması arasındaki temel ilişki, Lenin’in meşhur emperyalizm tanımını anlamamızı sağlayan kavramsal çerçeveyi oluşturur. "(1) Üretimin ve sermayenin yoğunlaşması, ekonomik yaşamda belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratacak dereceye kadar gelişti, (2) banka sermayesi sanayi sermayesi ile kaynaşmış ve bu ‘mali sermaye’ye dayalı bir mali oligarşi yaratılmıştır, (3) meta ihracından ayrı olarak sermaye ihracı istisnai bir önem kazanmıştır, (4) kendi aralarında dünyayı bölüşen uluslararası tekelci kapitalist birliklerin oluşumu ve (5) en büyük kapitalist güçler arasında bütün dünyanın toprak bakımından bölüşümü tamamlanmıştır. Emperyalizm, tekellerin ve mali sermayenin egemenliğinin kurulduğu, sermaye ihracının belirgin bir önem kazandığı, uluslararası tröstler arasında dünyanın bölüşülmeye başlandığı, dünyanın bütün topraklarının en büyük kapitalist güçler arasında bölüşümünün tamamlandığı bir gelişmişlik aşamasındaki kapitalizmdir."
Siyaset & Politika
Kriz safhası, başlangıçta bir para ve kredi krizinden başka bir şey değilmiş gibi görünebilir, ancak sermayenin aşırı birikiminin doğrudan bir ürünüdür.
Sayfa 52