Ayna etkisi nedir? Kişisel araştırmamda kabul etmesi en zor felsefi kavramlardan biri söz konusudur. Gerçekten de başkalarının kişiliğinde gördüğümüz her şey sadece kendimizin bir yansımasıdır. Birisinde hoşumuza giden bir şey olduğunda, inanmaya ya da ifade etmeye cesaret edemediğimiz genellikle kendimizden bir parça söz konusudur. Şimdiye kadar kabul edilebilir bir ilke. Daha da ileri gidelim. Başkasında katlanılmaz bir şey gördüğümüzde bu aynı zamanda bize de ait, ama bizim kaldıramadığımız bir kutupsallığın söz konusu olduğu anlamına gelir. Bizzat kendimizle yüzleştirdiği için onu görmek, kabul etmek istemeyiz ve başkasında da katlanamayız. Böyle bir durumda, bu konu kabul edilmesi çok daha zor bir hale gelir. Yine de bunun üzerinde samimi bir şekilde düşünelim. Dünyanın en büyük lastik adamı olsak bile, vücudumuzun kendi gözümüzle hiç bir zaman göremediğimiz tek kısmı hangisidir? Bu, yüzümüz olabilir! Oysa, bu yüz ne ifade ediyor, neye yarıyor? Kimligimizi gösterir ve kimlik denilen belgelerin üstüne yapıştırılan zaten onun fotografıdır. Yüzümüzü görebilmenin tek yolu, ona bir aynada
bakmaktır. O zaman aynada yansımamızı, bize yansıttıgı aksi görürüz. Hayatta, bizim aynamız başkasıdır. Orada gördüğümüz ve
bize yansıttığı akis, kendimizin, içimizde olup bitenin gerçek aksidir. Eğer karşılaştığımız insanları "seçtiğimiz" olgusunu da eklersek bu daha da önem kazanır. Nasıl bir tokat ama!