Müge İzmirli

Müge İzmirli

Çevirmen
8.3/10
10 Kişi
·
34
Okunma
·
0
Beğeni
·
16
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
366 syf.
·6 günde
İnsanların en büyük problemlerinden en önemlisi onların kendilerine yarattıkları sorunların farkında olmamalarıdır. Durum psikoloji baskıya geldiğinde ise insanlar panikleşir ve ne yapacaklarını bilmezler. Özgür ruhlu insanlar ise depressiv günlerin kurbanı olduğunu düşünür. Bir şeyin farkında olmalısınız ki, bir çok problemleri kendimiz yaratıyoruz. Derin bir nefes alın, ferahlayın, gözlerinizi kapatın ve bir kaç dakikadan sonra açın. Bakın bir kaç defadan sonra kendi problemlerinizin en büyük problemcisinin kendiniz olduğunu idrak edresiniz. Buna inanın. Çünki inanmak problemi 50% çözmeniz demekdir.
366 syf.
·9 günde·9/10
Kütüphanede gördüğümde merak ettiğim ancak hiçbir beklentimin olmadığı bir kitaptı bu, arka kapak yazısını bile okumadan aldım. Evde arka kapakta yazan "William Glasser bir teori geliştiriyor; Seçim Teorisi. Bu teori, baskıcı ve yıkıcı disiplini bir kenara bırakıp; başkalarıyla iyi geçinmemiz ve şimdikinden daha mutlu olabilmemizi sağlayacak bir psikoloji ile tanışmamıza olanak sağlıyor.
Bu yeni psikoloji anlayışına göre her şey sizin seçiminiz." yazısını okuyunca biraz hayal kırıklığına uğradım. "Bu yeni psikoloji anlayışına göre her şey sizin seçiminiz." Bu cümle her şey sizin elinizde diyen Nlp benzeri teknikleri anımsattı ve okuma isteğim kaçtı çünkü "her şey senin elinde" anlayışı insanları daha çok mutsuzluğa sürükleyen ve narsizmi körükleyen öğretiler sunuyor. Evrene gönderdiğin enerji ile istediğin her şeye sahip olabilirsin, sen her şeye layıksın yeter ki inan gibi cümleler kuran bu anlayışlar insanın sosyal ilişkilerini bozup, yalnızlaştırmak için birebir; çünkü sen her şeyin en iyisine layıksın, çaba harcamana gerek yok inan yeter!

Her neyse, Kişisel Özgürlüğün Psikolojisi'ni okudukça anladım ki yazar asla böyle bir düşünceyi savunmuyor. Hayatta başımıza türlü olaylar gelir, bunları değiştiremeyiz ama bunlar karşısında nasıl davranacağımızı kendimiz seçeriz. Örneğin, biri size bağırdığında karşınıza iki seçenek çıkar; ya sizde bağırırsınız ya da karşıdakinin sakinleşmesini sağlarsınız/beklersiniz ilişkinize zarar gelmez. Glasser kitapta hep çok basit çözümler sunuyor, okurken komplike çözümlerle karşılaşmayınca sanki değersiz önerilerde bulunuyormuş gibi gelse de hayat küçük seçimlerin bir araya gelmesi ile var olan bir olgu.

Glasser, batılı bir çok meslektaşından farklı olarak bireye değil bireyin sosyal ilişkilerine odaklanıyor. Satır aralarında sık sık insanın yalnız değil hayattaki ilişkileri ile mutlu olabileceğini ve bu ilişkilerin fark etmesek de ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Aile, evlilik, iş yeri gibi yerlerdeki insanın yaşamında en önemli ilişkileri inceliyor ve size ilişkilerinizin daha iyiye gitmesi için seçimler sunuyor. Mesela, mesleğinizde başarılı olmak konusunda motivasyon konuşmaları yapmak yerine ast-üst ilişkisindeki öneme değiniyor; patronlar çalışanlara karşı daha ilgili olursa çalışanlar kendilerini oraya daha ait hisseder, performansı artar ve iş yerinizdeki verimlilik de artar.

Velhasılı kelam, Glasser hayattaki her durumda bir seçim hakkımız olduğunu vurguluyor, başımıza kötü bir olay gelmesini engelleyemeyiz belki ama bunun sonucunda bu olayla başa çıkacağımızı ya da yenik düşeceğimizi biz seçeriz. İnsanlarla ilişkilerimiz için de basit bir kaç önerisi var; kimseyi değiştiremeyiz; kendimizden başka. İnsanlarla sadece bilgiyi paylaşabiliriz, bu bilgi ile ne yapacaklarını biz seçemeyiz. İlişkilerde birbirimizi değiştirmeye çalışmak yerine, karşılıklı olarak farklılıklarımıza saygı duyup buna göre davranmalıyız.

Aslında kitapta çok yeni şeylerden bahsetmiyor, belki bir çoğumuzun farkında olmadan uyguladığı taktikler, hatta yazar bunu kendi de belirtiyor, sadece Glasser deneyimleri ile de harmanlayarak önümüze toplu bir biçimde sunuyor ve kulak kabartmamızı sağlıyor.

Fark etmeden çok uzun bir yorum yazmış oldum, bunda kitabın bende bir çok düşünceye kapı aralamış olmasının sebebi büyük. Bulabiliyorsanız okumanızı öneririm, ben almak istesem de bulamadım.
366 syf.
·31 günde·Beğendi·8/10
No one does anything to us. We ourselves choose what to do, how to feel. Others just give us information. And it is up to us how to use this information.
366 syf.
·Puan vermedi
Hayatımızın her döneminde, sadece kendileri için değil; bizler için nelerin doğru ya da yanlış olduğunu belirten insanlarla karşılaşmaktayız. Düşünce yapımızı yıllardır baskısı altına alan bu "Senin için doğru olanı ancak ben bilirim" geleneksel anlayışına meydan okumak için yazar William Glasser bir teori geliştiriyor; Seçim Teorisi: Bu teori, baskıcı ve yıkıcı disiplini bir kenara bırakıp; başkalarıyla iyi geçinmemiz ve şimdikinden daha mutlu olabilmemizi sağlayacak bir psikoloji ile tanışmamıza olanak sağlıyor.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 34 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 79 okur okuyacak.