Mükremin Seçim

Mükremin Seçim

Tasarımcı
4.9/10
7 Kişi
·
15
Okunma
·
0
Beğeni
·
7
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
95 syf.
Cevdet Karal şiirini, sayfası arkaya katlanarak, elde bir uzuv gibi tutulan derginin, günlerdir düşünülen bir ismi anımsamış gibi akla konveks bir bütünlük hissi sunan dizeleriyle tanımış, bir solukta okuyup bitirememiştim... :) Herşeyden önce şiirle ilgili edindiğim ne varsa, domino taşları gibi tek cümle ile devirmiş, bunu yaparken de en ufak bir zayıflık, bir şair endişesi, göstermemişti.İçinden geçenin o olduğundan kuşku duymayan bir çocuğun, bakışlarıyla kalbinizin derinliklerine çeki düzen verdiği demlerde ki boyun eğme hissi...Ona gölgesiz ve pudrasız görünmenin, iyi gelen bir yanı vardır ya hani, çünkü o bir bilgedir, unuttuklarınızın belleği onda yeniden belirmektedir...

Cevdet Karal, olağanüstü, şiirin tıkanan damarlarına baypass olabilecek denli güçlü, bir ûslup denemiş...

Tanıyanlarınız varsa, nereden başlayacağını, nasıl içinden geçeni en doğru ve eksiksiz ifade edeceğini hep düşünür, iç zenginliği ona sayısız ihtimâl sunuyor olmalı ki, yeni bir eseri yazıyormuş gibi konuşur Karal :)

Alışveriş Listesi'nin şöyle bir kapağı var;

https://i.hizliresim.com/9YX0ZN.jpg

Rendenin öyle çok mânâsı var ki, daha iyi bir kapak düşünülemezdi diyorsunuz :)

Şair'in daha önce okuduğum,
Cesedi Nereye Gömelim ; istemsizce ağırlığını yüklendiğimiz çoktan ruhunu teslim etmiş, bizi durmadan olanaksızın yüreklendiricisi olmaya zorlayan, biz de yaşam belirtisi gösteren ne varsa, yok sayan baskılayan, o ölümcül bezginlikten işkillenmeyi, birşeylerin ters gittiğini farkedip bizi harekete geçirecek ciddi bir rahatsızlık duymayı, tam olarak ne kadarımızı yitirip gömdüğümüzü görebilmek için, beynimizi ovuşturmayı bize tavsiye eden, nefis bir eserdi.

METAFİZİĞİN META'SIZ FİZİĞİ;

Bir anlamda artık mistik olanı, süregelene, içsel olanı görünene, çok klişe gelebilir ama özün derinliğini sözün konar göçerliğine kaptırmış durumdayız.Şiir biraz da, his uçlarının merkezde yer alan boşluğun çekiminden kendini koruma çabası değil midir?

Alışveriş Listesi, upuzun bir şiir, öyle ki kitabın tek şiiri :) Örtülü bir aydınlanma ise susuzluğunuz, gizli bir buluş-ma, keşfettiğiniz, ayak bastığınız, son erişilebilen noktanızın tadımlık ikramından yorulduysanız, Bu satırlarda sizi epey idâre edebilecek bir hamle bulabilirsiniz.

Bu uzun listede, İhtiyaç duymadığınız ne varsa yok satıyor...

Örneğin;
"Şeytanın tanık olduğu günahlardan en ilginci
Üzgünüz gelir gelmez bitti
Derlerse sabreder bekleriz." (Sayfa:15)

Burası YAŞAM MARKETİ...

İçinde;
"Güvenlik duygusunu takviye edecek dozda paranoya." (Sayfa:15)

"Pişmanlık makinesi şarj cihazı"(Sayfa; 17)

"Ruhsal kaza anlarında iç dünyamızdan fırlayacak hava yastıkları."(Sayfa: 30)

"Sıkılaştırılacak maddeleştirilmiş
İyi ki varsın cümlesi." (Sayfa: 33)

"Üç adet tehdit özellikli nâsihât." (Sayfa: 34)

"Sayısız toplu iğne
Yatmadan önce duvara iliştirmek için
Birer pist-it gibi günlük yüzlerimizi."
(Sayfa:43)

"Gözyaşı arıtma cihazı" (Sayfa:47)

"Baş etmek için ironi
Başa kalkmak için özveri." (Sayfa: 51)

"Sicil kaydı temizlenmiş ayak sesi."
(Sayfa: 52)

" Yatakta sağa sola dönerken
Aklıma kim geldi yolculuklarından
Kesin dönüş bileti." (Sayfa ; 73)

Ve fonda dâima bir koro;

"Daha çok şey, çok şey gerekli..."

Okları hep karşıdakine çeviren, hicvi bir öc alma, aşağılama, yargılama, hırpalama, alt etme, alay etme düzeyine indirgeyen günümüz eleştiri kültürüne, Cevdet Karal artık kendi durumunu görme zamanı gelmedi mi sence de diyor.Kusursuz bir ironiyle aklı âdeta ruhla eşitliyor...Ruhun ihtiyacını reddeden akla sus ve biraz hisset diyor.Aklın erdemini görmezden gelen ruha, gör ve biraz düşün diyor...

Putların ilanıdır bu eser...

İçin dışa kafa tutmasıdır...

Özün ayaklanmasıdır...

İtilen, unutulan, yok sayılan herşeyin, egolarımızın altında herşeyden habersiz gülümseyen o masum ve sevimli çocuğun mızıka sesi, bir vicdan ayaklanması olup yakamıza yapışsın diye...

Şimdi bir Alışveriş listesi yapmaya cesaretiniz var mı?

Gömmeye öldüğünüz kadarını ve yaşadığınız kadarını yaşatmaya...
134 syf.
Okumaya başladığınızda nasıl bittiğini anlayamıyorsunuz ama sona ulaştığınızda bitmemiş gibi bir izlenime kapılıyorsunuz. Tarzına baktığınızda sanki iki kişi tarafından yazılmış da birbirleriyle anlaşamıyorlarmış gibi düşünüyorsunuz çünkü kitabın başı ve sonu birbirinden tamamen farklı anlatımlar içeriyor.
134 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Okumaya başladığınız da evet nasıl bittiğini anlamıyorsunuz çünkü sona ulaştığınız da bitmemiş gibi bir izlenime kapılıyorsunuz. Tarzına baktığınız da sanki iki kişi tarafından yazilmista birbirleriyle anlaşamıyorlarmış gibi çünkü kitabın bası ve sonu birbirinden çok farklı
134 syf.
Kitabı çok uygun fiyata (2 TL) satın aldığım için pek bir beklentim yoktu açıkcası. İlk bölümler oldukça merak uyandırıcıydı, dikkatimi çekmişti. Anlatım tarzının çok farklı oluşu insanı içine çekiyordu fakat kitabın geneline bakıldığında bir bütünlük göremiyorsunuz. Yazarın kullandığı dil ilk başlarda çok güzelken, sonra kullandığı zaman formatları devamlı değişiyor. Bir yerden sonra da bütünlük kopuyor zaten ve sonu tam bağlanamamış şekilde kitap bitiyor. Güzel başlamış fakat sonu bağlanamamış bir kitap...
134 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Fiyat olarak çok uygun olması ve konusu ilgimi çektiği için almıştım. Yarısına kadar farklı, yarısından sonra farklı bir anlatım tarzıyla yazılmış. Kitap yarıda bırakılmış gibi. Yine de okunabilecek bir kitap.
134 syf.
·2 günde·5/10
Kitap çok farklı bir anlatım tarzına sahip. Okurken biraz akılda sorular oluşturuyor. Ayrıca kitapta bir parça çevremden insanları da buldum. Herkesinde çevresinden birkaç insanı bu kitapta bulacağına inanıyorum. Kitabın başlangıcı çok güzeldi fakat sonu beklediğim gibi değildi. Başta anlatılan kız karateriyle sondaki kız karakterini pek örtüştüremedim. Ayrıca kitap tam olarak bitmiyor. Okuyuculara açık bir kapı bırakıyor. Bu da güzel bir detay olmuş açıkçası.
134 syf.
·7/10
Kitabın kendine özgü çok farklı ve güzel bir anlatım tarzı vardı. Ayrıca sadece 2 lira gibi çok uygun bir fiyata aldım. Ancak son sayfayı okuduğunuzda acaba sayfalar mı eksik diye düşünüyorsunuz çünkü gayet güzel bir şekilde giderken birden bitiyor. Sonu bu şekilde bitmeseydi çok daha güzel bir kitap olabilirdi.
237 syf.
·Puan vermedi
İş hayatında başarıyı yakalamış insanlarla, bire bir yapılan görüşmelerin soru cevap şeklinde yazılarak ortaya çıkarılmış güzel ve okuması zevkli bir kitap olmuş. Türkiyenin önde gelen kurum ve kuruluşlarında tepe yönetiminde bulunan insanların farklı görüş ve düşüncelerini öğrenip kendisine farklı bakış açısı katmak isteyenler için önerilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mükremin Seçim

Yazar istatistikleri

  • 15 okur okudu.
  • 6 okur okuyacak.