Mümin Munis

Mümin Munis

YazarEditör
9.4/10
56 Kişi
·
116
Okunma
·
25
Beğeni
·
1.142
Gösterim
Adı:
Mümin Munis
Unvan:
Türk Tarihçi, Araştırmacı Yazar
Doğum:
Balıkesir, Türkiye, 1985
1985 yılında Balıkesir’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Balıkesir’de tamamladı. Kazakistan’da Hoca Ahmet Yesevî Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Tarih Bölümü’nden 2010 yılında mezun oldu. Yüksek Lisans Eğitimini Konya Selçuk Ünivesitesi Tarih Bölümü’nde sürdürmektedir. “Hoca Ahmed Yesevî’nin Din Anlayışı ve Türklerin İslamlaşmasındaki Etkisi” konusunda çalışan yazar lisansta olduğu gibi yükseklisansta da Yesevî ve Yesevîlik üzerine yoğunlaşmayı tercih etmiştir. Çeşitli dergilerde yazı ve şiirleri yayınlanan Mümin Munis halen Semerkand Dergisi’nde çalışmaktadır. Aynı zamanda radyo ve televizyon gibi sesli ve görsel basında da kendisine yer bulabilmiştir. “Emîr” ve “Semerkand’dan Mostar’a Alperenler” adlı iki kitabı daha bulunan yazarın Selçuklu ve Osmanlı üzerine yaptığı çalışmalar yayına hazırlık aşamasındadır.
Ölümün acısını tatmış olan o fânilerin halleri ne kadar merhamete ve ibrete şayandır. Tanımadıkları bir âleme sefer etmişler, sevdiklerinden ayrılmışlar. Gelip geçici emanet bir hayatın gaflet uykusundan uyanmışlar ama iş işten geçmiş, telafi imkânı elden çıkmış. Naz ve nimet içinde beslenmişlerken yatak ve yastıkları kupkuru birer toprak olmuş. Terkettikleri mallardan istifadeleri kaldırılmış. Yaptıkları incir çekirdeği kadar olsun hayırlı bir amelin imdadını bekliyorlar. Düşünmeye değer bu hallerden ibret almaz mısınız?
Mümin Munis
Sayfa 52 - Mostar
Tevfik Fikret'in "Bir Lahzai Teahhur(bir anlık gecikme) adlı şiirinde hünkarın süikastten kurtulmasından duyulan teessüf şöyle dile getirilir:

Ey avcı, damını bilhude kurmadın
Attın fakat yazıkki yazıklar ki vurmadın.

" İfade özgürlüğünü o dönemde yürürlükten kaldırıldığını" idda edenler hünkarın süikasstten kurtulmasına alkış tutanların üzüntülerini açıkça dile getirmelerini nasıl açıklayabilir?
Aslında bu hususta sorulması icap eden en öenmli soru şudur:
Sultana olan kini ve nefretinden ötürü Ermeni komitacıları dahi alkışlayacak kadar basiret ve ferasetten yoksunlaşmak gaflet midir yoksa ihanet midir?
İhtiyaç sahibi olan, haksızlığa uğrayan yahut gidişatımız konusunda bizde eksiklik gören kimse olursa durumu bize bildirsin. Zira ben de sizden biriyim.
Mümin Munis
Sayfa 15 - mostar
Biri Abdurrahman b. Avf'a gelerek halifenin heybetli görünmesinden söz etti. Abdurrahman b. Avf bunu Hz. Ömer' e iletti. Ömer el Fâruk (radıyallahu anhümâ) şöyle buyurdu:
"Böyle görünmem gerekiyor. Eğer onlar benim kendilerine karşı duyduğum şefkat ve merhameti bilselerdi, vallahi sırtımdaki elbiseleri bile almaya kalkarlardı."
Mümin Munis
Sayfa 26 - mostar
144 syf.
·Beğendi·10/10
"Ama senin gözlerin hâlâ siyah..."

Kadın dedi: "İyi ki hâlâ varsın!"
Adam dedi: "Keşke hep sen olsaydın!"

Yıllar sonra karşılaşan kalbi oldukça kırık bir adam ve en az adamın kırılan kalbi kadar çaresiz bir kadının hikayesi;
"GEÇ KALMIŞ DEĞİLİZ"
Öyle ki; birbirlerini gördüklerinde hâlâ aynı ilk günkü kadar güzel bakıyorlar birbirlerine. Zaman engel değildir, iki kalbin arasındaki aşkın tazeliğini korumasına. Aşkı zaman bitirmez. Çok seversiniz ve ne kadar severseniz o kadar kırılırsınız. "Dağıldın içime tuz parça" diye tarif ediyor yazar adamın bu kırgınlığını. Ve kadın olabildiğince çaresiz "Korktum. başıma bir şey geldiğinde seyretmeni istemedim." dediği anı okurken kitapta birebir bunu hissediyorsunuz. İnsan en çok, en çok sevdiğine kırılır. "Aşk dedikleri bölünmez bir bütünlük, kalbimi vatan kıldığın sınırlar dahilinde; her daim müdafaaya mecbur hissettiğim." En çok sevmek ise böyle bir tabirdir işte. Kırılmak bu sebepten diğer yaralardan daha çok acıtır. Ama kızamaz gördüğü yerde içi sızlar adamın "Ben seni anlatamam; susarım, şiir olursun" dedirtir. Hele üstünden yıllar geçmişse kadının çaresizliğiyse bambaşka bir dilde anlatılıyor. "Ölsem üzülür müsün? Soruyu düzeltip bir daha sor. Ölsem yaşayabilir misin?"
Ve son cümle "maksat seni anmaktı; kelimeler, sesler bahane...


Hala unutulmadığına dair, umut taşıyanların günün birinde o umuda kavuşması ve aklın değil gönlün sevdasının mesafelere aşıp maşuğunu bulmasının hikayesini anlatıyor bize.

"GEÇ KALMIŞ DEĞİLİZ"

Ve Sevmek Dâhilinde denenmişti acının her şekli derken kitabın başında.
Göze almak ile gönle almak arasındaki çetin farkı hissetiriyor.

Bir film tadında yazılmış bu romanı bir solukta okuyup bitirirken asla okunmuşlar arasında bırakamayacaksınız. Kanadığınızda, acıdığınızda, kırıldığınızda açıp açıp yazarın kanayan satırları arasında kendinizi bulacaksınız.
Mümin Munis
224 syf.
Sizi tarihin sayfalarına götürürken ideolojiksaplantı ları gündeminize hiç taşımayacak. Osmanlı tarihinden Selçuklular'a, Orta Asya'danMemlüklere uzanan yolculuk boyunca velilerin ve sultanların hikmetli sohbetlerine konukolacak ve o günleri yâd edeceksiniz.Eser boyunca Ebü'l-Vefâ, Pîr-i Türkistan Ahmed Yesevî, Eren Sarı Saltuk, Yusuf el-Hemedânîhazretleri gibi velilerin yoldaşlık etti ği sultanların hikâyeleriyle yüreğinize bir muhabbettohumu ekiyor olacaksınız.

Kendileri ile özdeşleşmiş olaylarla yada hikayeleri ile tanınmış tarihi şahsiyetler okuma fırsatı bulacaksınız bu kitapta. Kitabın en güzel yanı bir yönlendirme yapmadan (olay hakkında yorum yapılmadan) yazılmış olması. Ayrıca bir çok bilgiye de hakim olacaksınız okuyunca. Yazarın kendisini de tanırım, diğer kitaplarını da sidetle tavsiye ederim...
200 syf.
·Beğendi·10/10
"Diriyken ölmek, Âşıkların sünnetidir" diyen bir Pirin dergahına düştü yolumuz bu kitapta. Dergahına davet etti bizi, muhabbetle misafir olduk. Hikmetlerini okurken hayretimiz kat be kat arttı. Özellikle de Yeseviyye yolu ile Nakşibendiyye yolunun birbirine ne kadar muhabbetli olduğunu, birbirlerine olan ikramını, izzetini, duasını muhabbetle okuduk... PİR-İ TÜRKAN HÂCE AHMED YESEVİ HAZRETLERİNİN hayatında öyle güzellikler nasip olmuş ki; imrenerek bakıyor insan...
Pir-i Türkan Hazretlerinin, Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) e olan sevgisi ve sünnet-i Seniyyeye olan bağlılığı bizi mahcup ederken, çocuk yaştan itibaren yaşadığı hikmetler, Türklerin İslam dini ile şereflenmesine sağladığı faydalar ise hayretlerimizi arttırdı.
Hikmetlerin bir çoğunu altı çizili cümleler olarak gönlümüze nakşederken, en çok canımızı yakan oğlu "ŞEYHZADE İBRAHİM'İN KATLİ" ve Hâce Ahmed Yesevi hazretlerinin bu halin karşısındaki hali...
Kitap içinde Yeseviyye yolunun usûllerinden olan "ZİKR-İ ERRE" yi ise öyle güzel anlatıyor ki; Kelime manası "testere zikri" olan bu zikir talimatının Zekeriyya (aleyhisselam)'ın şehit edilirken yaşadığı hâlden rivayetlerle, Hızır (aleyhisselam) tarafından Hâce Ahmed Yesevi Hazretlerine hediye getirilmesi...
Her biri ayrı bir güzellik ve hikmetlerle dolu bir çok dervişane halinde bize hikmet olarak anlatıldığı bu güzel kitabın içinde altı çizili cümlelerimiz çok fazla. Hepsini burda paylaşmak mümkün olmasa da "HÂCE AHMED YESEVİ HAZRETLERİNİN" bir hikmeti ile size mutlaka kitabı okumanızı tavsiye edebilirim.
Kitabın sahibi olan "HÂCE AHMED YESEVİ HAZRETLERİ" nin şefaatlerine güzelliklerine nail olmaktır duamız inşAllah nasip olur da bir gün dergahını zahiren de ziyaret ederiz... "Has aşkını göster bana şükreder olayım,
"Erre" koysa Zekeriyya gibi zikreder olayım
Eyyûp gibi belasına sabreder olayım,
Her ne kılsan, âşık kıl ey Perverdigar"

#mostar #yayınları #müminmunis #kitaptavsiyesi #okudumbitti #kitaplardanalıntılar #kitapnotları #kitapsözleri #türkistan #okumak #okumalar
205 syf.
·3 günde·Beğendi
Emir. İslami bir terim olan bu isim Hz. Peygamber’den (sav) sonra ensar ve muhacir arasında gerçekleştirilen ilk toplantı ile ilgili rivayetlerde Müslüman cemaatin başkanı için kullanılan bir tabirmiş ben de kitabı okumaya başlarken öğrendim. Aynı zamanda Hz. Ömer (ra) döneminden itibaren İslam halifesine ‘’Emir’ül- Mü’minun’’ denilmeye başlanmış ve sonraki asırlar boyunca İslam devleti idarecileri için Emir sıfatı kullanılmaya başlanmış.

Kitapta İslam aleminde çok önemli yer tutan dokuz önemli idarecinin kronolojik düzenle yaşamları sırasıyla anlatılmakta. Kitap çok kalın olmadığı için elbette tüm detaylarıyla öğrenemesek de, yazar bence yöneticilerin hayatlarında en önemli yerlere değinerek dolu dolu bir kitap ortaya çıkarmış.

Hz. Ömer (ra) ile başlayıp, Halife Ömer b. Abdülaziz, Sultan Mahmut-ı Gaznevi, Sultan Alparslan, Sultan Kılıçarslan, Selahaddin-i Eyyubi, Fatih Sultan Mehmet ve son olarak Sultan 2.Abdülhamit Han gibi tarihimizin öne çıkan isimlerinin hayatını romanlaştırmadan tarihi gerçekliğini koruyarak kısa kısa anlatmış.

Kitabı okurken gerçekten çok keyif aldığımı ve her bir şahsiyetin davranışlarına, hassasiyetlerine, devleti yönetirken izledikleri yola hayran kaldığımı söyleyebilirim. Bu kitapla beraber aslında tarihimizdeki bu önemli şahsiyetler hakkında ne kadar bilgiye aç olduğumu, her bir şahsiyet hakkında birçok kitap okumam gerektiğini ve sadece o kitapları okuyarak bile onları tam olarak öğrenemeyeceğimi çok iyi anladım.

Ben kitabı çok beğendim severek tavsiye edeceğim herkese, keyifli okumalar.
144 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Geç Kalmış Değiliz... Karşılaşma ümidini taşımadan dahi beklemek... On üç yıl beklemiş olmak. Bence karşılaşmasalardı Leyla ömrünün sonuna dek beklerdi.
Derin anlamlar taşıyan cümleleri olan kıymetli bir roman. Aşk ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Elini bile tutmadan, işte böyle yaşanabilirdi. Aşkı kadının tenine gizleyenlerin ne kadar yanıldığını bir daha anlıyorum. Yıllarca beklemek, hatıraları içinde yaşatmak... işte bunlar gönül işidir.
Merak ettiğim detaylar var. Daha uzun olmasını isterdim. Mümin Munis'in yüreğine sağlık.
Öz ve sürükleyici bir roman arayan herkese tavsiye ediyorum.

"Çok iyi kitaplar okudum ama senin bakışların kadar harika değildi hiçbiri." syf.84
205 syf.
·Beğendi·10/10
Öyle bir şekilde anlatmışki olayları insan Fatih'e aşık oluyor.Abdülhamit ile beraber uyuyor.Hz Ömer ile düşünüyor.Ayrıca verdiği kronoloji kitabın tamamlanmasını sağlıyor.
144 syf.
·Beğendi·10/10
Kısa bir süre önce blog yazılarını okuyarak tanıdığım yazarın romanı çıktığını duyunca hemen alıp okumak istedim. Okuma Grubundan bir arkadaşımızın da hediye etmesiyle kitabıma kavuştum.

İçeriğe gelecek olursak çok roman okuyan bir okur olarak daha önce böyle bir kurgu ile karşılaşmadım. Hikayenin kurgusu, içerik, anlatım, okurken verdiği hissiyat daha önce böyle bir roman tarzı okumadım diyebilirim. Yazar hikayenin arasına bıçak yarası gibi kesitler eklemiş. Oralarda durup düşünüyorsunuz. Sonra kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Ama her bölümün başında farklı bir hissiyat içinde. Yıllar sonra birbine kavuşmuş iki kalbi kırık aşığın hikayesi (spoiler vermek istemiyorum) ama hikayenin içinde kayboluyorsunuz. Canımın içi diye hitap etmek sevdiğine gerçekten canın içinde bilmek bunu anlıyorsunuz. Kitap aşka dair umudunuzu artırıyor. Sonuna geldiğinizde ise kitabın devamını okuma iştiyakınız artıyor. Hikaye bir nevi bittiği yerden yeniden başlıyor. Çok sevmek yıllar sonra kırık bir kalp ile yeniden karşılaşmak "adamın kalbi kırık, kadın en az o kırık kadar çaresiz" yollarına kaldıkları yerden devam edebilmek için geç kalmış değiller. Hepimizden bir parça taşıyan bu kitap, sen bir flim olmalıydın ve ben seni defalarca kez oturup izlemeliyim.
205 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Okudukça sürükleyiciliğinin artarak devam ettiği bu kitabı, okudukça okuyasın geldi. İlk başta sadece bilgi içerikli olduğunu düşünmüştüm fakat yanılmışım. Önde gelen müslüman liderlerin ele alındığı bu kitapta olaylar, tarihsel sırayla ana temaya uygun olarak tasarlanıp yedirilmiş. Hz. Ömer, Gazneli Mahmut, Alparslan, Kılıçarslan, Selahaddin Eyyübi, Fatih Sultan Mehmet ve Sultan 2. AbdülHamit Han'ın yöneticilikleri, askeri dehaları, olaylara bakış açıları ve daha birçok özellikleri yer yer ayrıntılarla verilmiş. Bu yöneticilerin haşmetlerinin ve yeteneklerinin yanında ne kadar mütevazi ve sade oldukları açıkça görülüyor. Günümüzde dahi birçok yöneticiye yol gösterebileceğine inandığım bu kitap kişisel gelişim kitabı olmamasına rağmen birçok kişisel gelişim kitabından daha çok motive edici ve aydınlatıcı. İsmi pek duyulmamış bu yazardan bu tarz yeni kitaplar beklemekteyim.
205 syf.
·2 günde
Cok güzel bir secim yapmışım bu kitabı öneren arkadaşımaa burdan teşekkür ediyorum kitabın için de Hz Ömer R.a dan Gazneli Mahmut'tan Sultan Alparslan'dan Salahattin -i Eyyubu den Fatih Sultan Mehmet Handan güzel kıssalar var keyf aldım bir daha okucam hatta iki defa öyle bşr kitap bir dha bir daha diyesinz olucak
224 syf.
İlk kez bir kitabını okuduğum Mümin Munis, bu kitapta yaşadığı dönemin ilim ve amel ışıkları olan değerli alimlerle, idareleri altında bulundukları yöneticiler arasında geçen diyalog ve yaşanan olayları konu edinmiş. Okumadan önce bu denli etkileneceğimi düşünmüyordum. Konu muhtevası ve dili ile oldukça güzel bir kitap.

Kitapta Hoca Ahmet Yesevi, İmam Nevevi, Ebu'l Vefa Hazretleri gibi önemli zatların ilim, amel ve cihad yönünden mücadeleleri ile yöneticiler arasında geçen diyalogları bulabilirsiniz.

Kitabın tek eksik noktası ise dipnot eklenmemesi olmuş. Bu tür olayların kaynak belirtilerek eklenmesi daha güzel olurdu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mümin Munis
Unvan:
Türk Tarihçi, Araştırmacı Yazar
Doğum:
Balıkesir, Türkiye, 1985
1985 yılında Balıkesir’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Balıkesir’de tamamladı. Kazakistan’da Hoca Ahmet Yesevî Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Tarih Bölümü’nden 2010 yılında mezun oldu. Yüksek Lisans Eğitimini Konya Selçuk Ünivesitesi Tarih Bölümü’nde sürdürmektedir. “Hoca Ahmed Yesevî’nin Din Anlayışı ve Türklerin İslamlaşmasındaki Etkisi” konusunda çalışan yazar lisansta olduğu gibi yükseklisansta da Yesevî ve Yesevîlik üzerine yoğunlaşmayı tercih etmiştir. Çeşitli dergilerde yazı ve şiirleri yayınlanan Mümin Munis halen Semerkand Dergisi’nde çalışmaktadır. Aynı zamanda radyo ve televizyon gibi sesli ve görsel basında da kendisine yer bulabilmiştir. “Emîr” ve “Semerkand’dan Mostar’a Alperenler” adlı iki kitabı daha bulunan yazarın Selçuklu ve Osmanlı üzerine yaptığı çalışmalar yayına hazırlık aşamasındadır.

Yazar istatistikleri

  • 25 okur beğendi.
  • 116 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 52 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.