Murat Baç 1964 yılında dünyaya geldi. Turhal, Şenyurt ve Ankara'da öğrenim gördü. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisiliği bölümünü bitirdi (1990). Aynı üniversitenin Felsefe Bölümü'nde yüksek lisansını tamamladı (1994). Felsefe doktorasını Kanada'da Alberta Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden aldı (2001). Doktora sonrası çalışmasını ise gene aynı ülkedeki Dalhousie Üniversitesi'nin Felsefe Bölümü'nde gerçekleştirdi (2001-2003). 2010-2011 yılları arasında ise Barselona Üniversitesi'nin Felsefe Bölümü'nün LOGOS (kelam) adlı çalışma grubuna iştirak etti.
Murat Baç şiir ve edebiyatla yakından ilgilenmekte ve yapıtlar vermektedir. Çok sayıda akademik yayını da olan Murat Baç, felsefe alanındaki çalışmalarına sonsuzun nerede olduğunu (nesnel anlamda) merak ederek başladı. İlkokul yıllarını bir Anadolu ilçesinde (Turhal) yüksek tavanlı eski bir evde geçirdi. Yeni ile eskinin iç içe geçtiği bu yaşantı onu, geçmiş, şimdi ve gelecek arasında zamansal, dolayısıyla kavramsal ve felsefi bir bağ olduğu düşüncesine götürdü. İleriki yıllarında aldığı felsefe eğitimiyle pekişen bu düşüncesi, onun metafizik ve epistemolojiye yönelmesinin başlıca nedeni oldu.
Şiir ve edebiyatın yanı sıra, akademik yaşamında Epistemoloji, metafizik, metafelsefe, fenomenoloji ve dinginlik, ölümün metafiziği konularıyla ilgilenen Murat Baç halen Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde profesör.
Murat Baç, 2012 yılında yayınlanan Kaos Kelam Hijyen Şiddet adlı kitabında, felsefe öğrenciliğinin önemli bir kısmını kapsayan Kanada deneyiminin onu götürdüğü ontoloji kuramını anlatmaktadır.
Ünvan:
Türk Felsefeci, Yazar, Şair, Çevirmen, Akademisyen
İnsanların satın alma özgürlüğünün belki de bireyin ulaşabileceği en uç özgürlük olarak kabul edildiği çağdaş düzen -pek de tesadüfi olmayan bir şekilde- aynı zamanda bireylerin siyası karar mekanizmalarına olan etkilerinin son derece düşük olduğu bir toplumsal yapıya sahiptir.
Varlık alanından insanın -daha genel olarak, kavramın ve anlamlandırmanın- çekilip alındığı bir evrende yine de iyinin ve kötünün olacağını düşünür müydük?