Murat İbrahim Çelebi

Murat İbrahim Çelebi

Çevirmen
7.5/10
160 Kişi
·
30
Okunma
·
0
Beğeni
·
39
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
80 syf.
·2 günde·6/10
Her insanın bir çöküş hikayesi vardır bundan kaçmak imkansız
çünkü hayat bunun üzerine kodlanmış, beden bu sistemde çalışıyor, yine ruhun ölümü kabullenmesi de aynı eksende. O zaman bu hikayeye aşinayız, hepimiz!...

Şöyle bir hadis rivayet edilir; “Üç kişiye acıyın; cahiller arasında kalmış âlime, zenginken fakir düşene, kavmin ulusu iken aşağı hale düşene.”

Bir çöküşün öyküsü, "...kavmin ulusu iken aşağı düşene" maddesinde geçen kişinin hikayesidir. Şan ve şöhret, makam ve mevki zeminine inşa edilen hayatların, şiddetli sarsıntılarla yok oluşunun hikayesidir. Aslında ne kadar da doğal görünüyor değil mi! Zemin kayarsa, üstündeki her şey önce sarsılır ve sarsılırken de biriktirdiği her şeyi etrafına saçar sonra ise çöker. Üstüne kurulmuş olan şey ne kadar yükseğe çıkarılmışsa çökmesi de, o kadar şiddetli olur. Şimdi bunu bir beton yığınından çıkarıp, bir bedene yükleyin ve sonra o bedeni taşıyan ruha odaklanın... Bir çöküşün öyküsü, bir ruhun çöküşüdür.

Çökmüş bir ruh:
"...diri diri gömülmüş biri gibi hissediyordu kendini, toprağın altındaki tabutunda uyanan, bağırıp çağıran, duvarları yumruklayan biri gibiydi; yukarıda onun sesini duyan olmuyordu, insanlar seke seke üzerinde yürüyorlar, onun sesi de yalnızlığının içinde boğuluyordu. "
400 syf.
·10/10
Franz Kafka ile ilk tanışmam. Bu kitabı hemen anlamak kolay değil,tek bu kitap için değil Kafka nin bütün kitapları içinde geçerli bir söz konusu bu... Kafka nin kendisini küçültmesi, içine çekilip odasında ve balkonunda Milenaya ya mektup yazması... Gerek üzüntüsünü , gerek sorgulayisini, özlemini, ıstırap haline gelen sevdasını bütün duygularını kağıtlara dökmesi ve o duygularını karşı tarafa etkin bir şekilde geçirmesi gayet güzeldi. Kafka düşündürmesi benzetmeleri çok farklı bir boyutta yaşaması en önemlisi kendi dünyasında yaşaması sizide o dünya ya hapsediyor. İlk başlarda çok depresif bir adam her şeye sitemkâr gibi gorsemde sonraları anladım olayları ve hala da anlıyorum anlamaya çalışıyorum. Okunması gereken anlatılamayacak kadar güzel bir kitap...
"Yorgunum,hicbir şey bilmiyorum;
Tek istediğim, yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan ellerini hissetmek ve sonsuza dek öylece kalmak..."
Franz Kafka
395 syf.
·6 günde·9/10
Kafka'nın Milena adında, yirmi üç yaşında, Çek dilinden çeviriler yapan, yetenekli ve güzel bir kadın ile mektuplarının olduğu bir eser. Okudukça Franz Kafka'nın karmaşık kişiliğini daha iyi anlıyorsunuz. Milena'ya doğru yönelen aşkın ve tutkunun satırlarını okumak ayrı bir tat bıraktı bende. Kafka'nın zekasına hayranlığım bir nebze daha arttı. Kafka'nın gözünden Milena'ya bakarken Milena'ya siz de hayran kalıyorsunuz. Kafka okumayı sevenlerin ve onun hakkında daha fazlasını öğrenmek istiyorum diyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. Keyifli okumalar...
80 syf.
·Beğendi·8/10
Hayatini güç ve hırs üzerine şekillendiren bir kadının ,her şeyini kaybetmesiyle önce taktiği maskelerle insanları mutlu olduğuna inandırmaya çalışması ,bununla da kalmayıp intiharına bile bir esrarengizlik katma düşünceleri ...Hatirlanmama korkusu ve büyük bir dibevurus öyküsü... psikolojik tahliller başarılı okunmaya değer bir hikaye
400 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
İlk söylemem gereken şey bu kitabı gerçekten duygusal ve hassas insanların okuması gerektiği. Zira bahsettiğimin aksi şekilde olan insanlar bu kitaptan hiçbir şey anlamayacaklardır..

Nasıl oluyor da 3-5 defa gördüğün bir insan için muazzam bir sevgi besleyip, her gün sevgini yeşertecek sebepler bulabiliyorsun? Günümüzde hiç olmadık bir şey olduğu sebebiyle olsa gerek, beni bu denli kendisine çekti Milena’ya Mektuplar..

Sadece mektup vasıtasıyla aşkını yaşayıp da,

“Mesela senin odanda duran sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?” Gibi bir cümleyi nasıl kurabildiğinim hayranlığı içerisindeyim..

Ve de en çok etkilendiğim kısımlardan bir tanesi de içinde yaşamış olduğun tüm çaresizliği bu cümleye sığdırabilmen..

“Milena yardım et bana! Söyleyebildiklerimden daha fazlasını anla!”

Sen gerçekten harika bir yazarsın Kafka..
Okuyacak arkadaşlarıma şimdiden keyifli okumalar diliyorum..
104 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Stefan Zweig kitaplarından devam ediyorum. Bu yedinci kitabıydı ve beğenmediğim hiç olmadı. Ama sonunda en çok etkilendiğim kitabı buydu.

Zweig'ın çerezlik ama etkisi uzun kitapları var genellikle. Bu kitapta onlardan biri. Gemide kendini saklayan bir doktorun başından geçen trajedik olay. Olayda kadına mı sinir olayım, doktora mı bilemedim... Ve bir hikayenin sonu bu kadar mı güzel olur...
Kısacası tavsiye edeceğim haarika bir kitap.
80 syf.
·Beğendi·10/10
Kitapta her zaman lükse alışkın olan, bir zamanlar Fransız sarayının en etkin kadınlarından olan fakat sonra sürgün edilen Madame de Prie hakkında. Ölümünün dillerden düşmemesini istiyor.

Madame de Prie bana göre hırslı, açgözlü, kibirli, etrafındakileri kandırmayı seven ama ara sıra etrafını kandırırken kendini de kandıran bir kadın. Genç adam da aynı onun gibi açgözlü; gururlu bir adam. Nedense ikisine de pek ısınamadım. Ama Madam'ın ölümünü dillerden düşürmemek istemesi ve bunun için uğraşmasının hikayesi hoşuma gitti.
400 syf.
·21 günde·6/10
Kafka ve Milena, Prag’da tanışmışlar. Milena gazetecidir ve iyi derecede Çek diline hakimdir. Kafka ile olan dostlukları, Kafka'nın yazılarını Çekçe’ye çevirmesini istemesiyle başlar. Milena, Viyana’da yaşıyordur ve evlidir. Kafka'nın ise hayatında iki kadın olmuş, nişanlanmış, anlaşamayıp ayrılmışlar. Mektuplaşmaları önceleri iş görüşmeleri üzerine olsa da ilerleyen zamanlarda her gün mektup yollayacak bir ilişkiye döner. İkisinin de ortak bir özelliği var; Hastalar. Franz Milena'dan önce verem hastalığına tutulmuştur. Milena onun bu hasta hayatına bir ışık, onun geri kalan hayatına devam etmesi için bir tutanak olmuştur. Ancak aralarındaki engel büyüktür. Milena evlidir. Mektuplarda sıkça geçen konu; Milena’nın hastalığının seyri, yazılar, geçirdiği vakitler, güncel olaylar, savaşlar ve Kafka'nın Viyana’ya gitme hayalleridir.

Kitabın bazı yerleri oldukça aşk dolu olsa da genel olarak durağandı. Bu da çevirmenden kaynaklanıyor sanırım. Kitabın bir çok baskısı var. Okumak isteyenlere tavsiyem baskıları iyi araştırarak almaları.
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Hepimizin kaybettiği şeylere olan bağlılığı farklıdır.Buna göre de tepkileri farklıdır. Madame de Prie kralın gözünden düşüp sürülür. Bu durum karşısında kadının, çöküşünü tepkilerini anlatır.Aslında kaybettği şeylerin iki yüzlülük, gerçek olmayan saygı, yapmacık bir hayat olduğunu fark eder ama bunlardan mutlu olduğu için vazgeçmek istemez.
80 syf.
·Puan vermedi
Madam Prie yalanları içinde kaybolan bir kadın. Zamanında istediklerini elde etmiş, saygı görmüş, ilgi çekmiş, kıskanılmış ve övülmüş birisi ama yalanlarla oluşturduğu dünyası sürgünle gerçeğe dönüşüyor. Kendisini bile kandırdığı günler Courbepine şatosunda sona eriyor. Her ne kadar eski günleri yad etse de kendince yine aldatmacayla oluşturduğu tiyatro bir işe yaramıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Murat İbrahim Çelebi

Yazar istatistikleri

  • 30 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 12 okur okuyacak.