Mustafa Güneri, Elbistan 1910 doğumludur. İstanbul Öğretmen Okulu’nu 1930 yılında bitirmiş. Zonguldak merkezinde Namık Kemal İlkokulu’nda iki yıl öğretmenlik, üç yılda başöğretmenlik yapmıştır. 1941 yılında Hasanoğlan Köy Enstitüsü müdür yardımcılığına yapı sanat başı olarak atanmış ve on yıl bu görevde kurucu olarak çalışmıştır. Daha sonra 1951’de İstanbul İlköğretim müfettişliğine dönmüş, bu görevde yirmi yıl daha çalışarak 1972 yılında kendi isteği ile emekli olmuştur.
38 yıl 7 ay hizmeti sırasında yazı öğretimi ile ilgili “Yazı Haftası- Yazı Öğretiminde Denemeler ve Milli Eğitim Bakanlığı’nca ders kitabı olarak kabul edilmiş “Yazı Kılavuzu” adlı üç öğretmen kitabıyla ayrıca İlkokul öğrencileri için “Bitişik Yazı Çalışmaları” adlı kitabı yayınlanmıştır. Mustafa Güneri evli, Duru ve Ufuk isimli iki erkek çocuğu vardır. Mustafa Güneri 17 Aralık 2000’de İstanbul’da vefat etmiştir.
Ölümünden kısa süre önce oğullarının teşvikiyle Hasanoğlan Köy Enstitüsündeki görevli iken yapmış olduğu çalışmaları fotoğraf kitabı olarak “Hasanoğlan Köy Enstitüsü Kurulurken 1941- 1951 Mustafa Güneri” adıyla yayın hayatına girdirmiştir.
Enstitü sistemi bir kopya mıdır? Bu konu 1944, 45 ve 46 yıllarında Meclis'te yoğun olarak tartışılacaktır. Türkiye'ye özgü yapıcı ve geliştirici bir sistemin işlerliğe kavuşmasının karşısında, enstitülerin pek çok niteliği karşı propaganda konusu yapılır: Kız erkek karma eğitimin cinslerarası ilişkilerde getirdiği normalleşme, okumayı benimseyen ve ülkü birliğine sahip bir köy toplumunun yetişmekte oluşu, seküler eğitim, ziraatın bilimsel olarak yapılmaya başlanması, kalkınmanın bütün bölgelere eşit yayılması ve biraz da bütün bunların asıl sebebi olarak ileri sürülen, tüm bunların komünist fikirlerin sonucu olduğu iddiası...
"Tanrı insanların evlerini başlarına yıkmak istedi mi, fitne sokar aralarına." (Eflatun, Devlet)
Sayfa 102 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 5.Basım, Haziran 2019·Kitabı okudu