Müslüman topluluğunun kültürel hafızasında Kur'ân okuma arzusu estetik bir arzu olarak öne çıkıyor; metnin şiirsel formunun ve hatta belki de tek amacının Hz. Muhammed'in muasırları üzerindeki etkisi olduğu görülüyor. Ama aldıkları keyfin safi müzikal bir keyif olduğunu düşünmemeliyiz: duyusal olarak algılanan, söylemsel olmayan, her açıdan sarsıcı bir idrak süreci (tıpkı Kur'ân'ın bizzat Zümer 39/23. âyetinde tasvir ettiği gibi). Bu Kur'ân âyetinde ve rivayetlerde (mutluluk vaadi ve aynı zamanda ortaya çıkarabildiği) şok ediciliğin, hatta dehşetin, aşikâr olan güzellik tecrübesinin müphemliği evrenseldir ve büyük eserlerle karşılaşılınca hissedilir; bugün bile estetik, teoride tasvir edilir.