Günümüzde sorun artık bu gizemini kaybetmiştir. Bir dö nemler gündem dışı olan Ermeni sorunu artık gündemde yer almak tadır. Onlarca yıl gizemli tutulan tarihi gerçeklik artık kendisini dayatmış ve gündeme otummştur. Artık sonın devlet taraf ından gün dem dışına itilememektedir. Önceleri inkar edilen soykırım, tarihin objektif dayatması sonuca daha belirgin olarak açığa çıkmıştır. Artık gizlenemeyen tarihi gerçeklik, bu sef er çarpıtılarak "tehcir" yaf tasıyla meşnı gösterilmek istenmiştir. Çizilen Misak-ı Milli sınırları içindeki tarihi haksızlıklar gündemi iyice zorlar olmuştur. Katliam, inkar, çar pıtma ve tüm bunları ıneşnı gösterme girişimi artık açığa çıkan ger çeklik karşısında eski direncini kaybetmiştir. Bunun sonucu olarak da Ermeni sorunu, sürecin gündemine iyice oturmuştur. Elbette ki bu şoven ve inkarcı bir iktidarın, gündemde alan mevcut gerçekliği ken diliğinden kabul edeceği an lamına gelmeınelidir. Egemen sınıflar kitlesel boyuttan çıkmış Ermeni soykırımından daha çok, Kürt ulusal sonımı ve Alevi sorununu çarpıtacak ve yüklediği kılıflarla kendi de netiminde düzen içinde tutmaya çalışacaktır. Gericiliğin mayasında bu vardır. Elbette ki mevcut düzen içinde her türlü baskıya karşı mücadele zorunludur. Düzen içi demokratik haklar bu mücadeleler sonucu elde edilebilir. A ma bu mücadele, sorunu üreten sistemin tasfiyesini de hedef almalıdır. Aksi takdirde sistem içine hapsedilen sorunların giderek daha da kronik boyutlara ulaşınası demektir.
Sayfa 208 - Umut yayımcılık 2011