Nazim Yaşar

Nazim Yaşar

Yazar
9.2/10
13 Kişi
·
21
Okunma
·
2
Beğeni
·
385
Gösterim
Alaaddin Paşa, "Yeğenim biz Ümmet-i Muhammed'in erleriyiz,her fırsatta onu temsil eder,Allah lafzını yüceltmek isteriz. Bundan dolayı fethedilen şehirlere ilk cami yapılır..."
Orhan Bey'in oğlu Süleyman Paşa: "Benim yiğit erim, yol arkadaşım. Rabbim bu güne kadar nice fetihler ihsan eyledi. Bu fetihler sayesinde nice övgüler aldık. Yaptırdığım inşaalar sayesinde nice ademin gönlünde dua olduk."..."Bu övgüler güzel lakin bana dünyevi gelmekte. Bu işler ile uğraşırken evvel ahirde diktiğimiz bu sancaklar bana ölümü unutturur. Bu yüzdendir ki Yenişehir'e, Al-i Osmanlı'nın ilk hutbesi okunan caminin yanında kendi adıma türbe yaptırmak isterim. Bu türbenin yapımıyla sen ilgilenesin."
Alagar'ın yüzündeki manasız ifade bir anda şaşkınlığa döndü. "Ama beyim, olur mu öyle? Sen yaşarken türbenin dikilmesi.." derken lafını tamamlatmadı Süleyman Paşa. "Sen dediğimi yapasın Alagar. O türbe beni kibirden uzak tutacak."
"...İzmit'in çevresini Al-i Osman topraklarına katan yiğit alp Akça Koca'dır. Bundan sonra buraya 'Kocaili' diyesin. Onun hatırasını hem sancağında hem de gönlünde yaşatasın..."
Nazim Yaşar
Sayfa 62 - Benim Hocam
"...Mehmet Efendi konağa gelip Ahmet Ağa nın önüne küpü koyarak "Ağam bu altınlar senden satın aldığım tarladan çıktı. Ben tarlayı alırken sadece tarlanın parasını verdiğim için bu küp benim hakkım değildir." diye küpü bırakmak istemiş.Ahmet Ağa; "Bu altınlardan haberim yoktur efendi, sen buldun, senin hakkındır " diyerek kabul etmemiş. Alın terim olmayan bir sikke hakkım değildir diyerek çözülmez bir hal alan olay kadıya intikal etmiş. Kadı bu anlaşmazlığı çözememiş. Bir üst makam olarak Çandarlı Kara Halil Bey e göndermiş. Çandarlı da bir hal yolunu bulamayınca bu iki ademoğlu "Divana çıkmak isteriz"diye bana başvurdular. Mehmet Efendi, altınları sahiplenemediklerini ve bu altın dolu küpün hazineye alınmasını istediklerini bildirdi. Bunun üzerine Defterdara durumu izah edip, altınların kaydı tutulsun diye emir verdim. Defterdar Kırcı Bey affıma sığınarak " Bu hazineye yalnızca ganimet ve vergi girebilir " deyince şaşkınlık içerisinde kaldım. Bir küp altını Bursa'da bulunan çeşitli vakfiyelere dağıtıp olayı çözüme kavuşturdum. Demem odur ki beyim, hükümdarı oldugunuz bu halk, helal ve haram dairesinin farkında olup; benim ilmimi aşan bu olay karşısında işgal ettiğim makamdan azledilmemi isterim." diyerek sultana arzusunu bildirdi.'
Osman Bey'in ölümüyle başlayıp Süleyman Paşa ve Orhan Bey'in ölümüyle son buluyor. Osmanlı'nın genişlemesi, fethedilen Bizans kaleleri, Karesi Beyliğinin yıkılışı ve Rumeli'de alınan ilk toprak... Güzel bir dille anlatılmış. Ne çok abartı ne de çok basit, olması gerektiği gibi bir eser olmuş diye düşünüyorum. Daha fazla okunması gereken bir eser... Tarih severlere özellikle tavsiyemdir...
Lütfen okuyunuz... Keyifli okumalar...
Sultanların gölgesinde kalmış bir yiğit, Orhan Bey'in oğlu Süleyman Paşa...
İsmi tarih kitaplarında pek geçmese de, Orhan Bey zamanında bir çok fetihler yapmış, düşünceli, zeki ve iman dolu bir yiğit.

Kitabın başlarında okumak zor gelmişti, pek anlayarak okuduğumu düşünmüyordum. Osmanlı Devleti konusunu "Ramazan Yetgin" den dinledikten sonra, sanırım bilgilerim arttığı için, kitabı daha iyi anlamaya başladım ve açıkçası çok zevk aldım.

Tarihte bilinen kahramanlar vardır. Herkes bilir. Ama tarihte unutulan kahramanları bilmek bir ayrıcalık bence. Süleyman Paşa' yi tanıdığım için kendimi özel hissediyorum.

Nazmi Yaşar ve özellikle Ramazan Yetgin Hocamizdan Allah razı olsun. Yaptığı iyilikleri bilen bilir zaten;)

Yazarın biyografisi

Adı:
Nazim Yaşar
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 21 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.