Necmüddin Kübra

Tasavvufun On Esası yazarı
Yazar
9.0/10
6 Kişi
71
Okunma
22
Beğeni
3.086
Görüntülenme

Hakkında

Necmüddin Kübra (d. 1145 - ö. 1221), Kübreviyye tarikatı şeyhi. Seyh Necmüddîn Kübrâ; Tam adı, Ebû'l-Cenâb Ahmed b.Ömer b.Muhammed b.Abdullah'dır. Kübreviye tasavvuf okulunun kurucusudur. Kaynaklara göre tasavvufa intisâbı, otuz beş yaşlarında olmuştur. O yaşa kadar ilimlerle ve özellikle hadis ilmiyle meşguldür. Hadis ilmini tahsil için çeşitli hocalardan ders ve icâzetler alır. Önce Hemedan'da bulunan Ebû Ali'ye gider, ondan hadis okuyarak icâzete nail olur. Ardından Mısır'da İskenderiye'de âlî isnandla hadis rivayetinde bulunan Ebû Tahir Silefî adlı Safii mezhebine mensûb bir hadis âliminin ders halkasına katılır. Bu zâttan yeterince yararlandıktan sonra Nisabur'a gider, orada Ebû Meâlî'den ilim tahsil eder. Fahreddîn-i Râzî ile buluştuğu kaynaklarda rivayet olarak yer alır. Necmüddîn Kübrâ, katıldığı her ilmî münakaşada üstünlük gösteren bir ilim adamıdır. Çok güçlü bir zekâsı, geniş bir ilmi vardır. İlmi tartışmalarda herkese galip geldiği için kendisine büyük felaket anlamına gelen "Tâmetü'l-Kübrâ" denmiştir. Hayatının daha sonraki döneminde, bu lakabın ilk bölümü unutularak "Kübrâ" ile anılır olmuştur, şeyhinin verdiği "Necmüddîn" ismiyle beraber kullanılmıştır. Türklerin İslamlaşmasının hemen ardından, tasavvufî sistemde hızlı bir ekolleşme (veya tarikatlaşma) görülür. Necmeddîn Kübrâ hazretleri de bu dönemde ortaya çıkmış ve Kübreviye adıyla yeni bir tasavvuf okulu kurmuştur. İsmail Kasri, Ammar Yasir, Kebir Mısri'nin yanında eğitim aldıktan sonra Harezm'de (Türkistan) kendi okulunu kurdu. Harezmşahlar devletinde 1221'de Moğollara karşı savaşta hayatını kaybetti.
Tam adı:
Necmüddin-i Kübrâ veya Necmeddin Kübra
Ünvan:
Kübreviyye Tarikatı Şeyhi, Yazar

Okurlar

22 okur beğendi.
71 okur okudu.
4 okur okuyor.
58 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 39.7
Erkek% 60.3
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Sâdık tâlibin çabası daima nefsinin arzularına karşı çıkmak ve tevekkülünü doğru hâle getirmektir. Bu onu Allah’a yaklaştıran amellerdendir. İnsanların ona tazimde bulunması ve yakınlık göstermesi ise onu Hazret-i Hâlık’tan uzaklaştıran hususlardandır.
Sayfa 64 - İlk Harf Yayınevi·Kitabı okudu
Din
Hazret-i Âdem ’in yaratılışından Sûr ’un üfleneceği vakte kadar dünyaya gelen bütün insanların bir karıncanın kırık bir ayağını tedavi etmekten bile aciz olduklarını gördüm.
Sayfa 93 - İlk Harf Yayınevi·Kitabı okudu
Din
Reklam
Reklam