Nikki Owen

Nikki Owen

Yazar
6.8/10
48 Kişi
·
122
Okunma
·
1
Beğeni
·
248
Gösterim
Mutlu değildim ama değişmiştim, hani, rüzgarda süzülen bir çiçek yaprağı misali, ait olduğum çiçekten ayrılmıştım fakat en azından havada süzülmenin ne demek olduğunu keşfediyordum.
Nikki Owen
Sayfa 93 - Maria
... "Ne demek istiyorsunuz? "
"Savaşlar artık sokaklarda yapılmıyor,Dr.Martinez. Savaşlar artık bilgisayar ekranlarının ardında."
Parmaklarım duvara kazınmış olan haç işaretine dokundu. Belli belirsiz gülümsedim çünkü her nereye gitsem din oradaydı. Tüm rahipler ve kuralları. Hepsi de zihnimi kontrol ediyordu, hayatı bana, herkese, bir topluma, bir ülkeye ya da bir yönetime zorla kabul ettiriyordu. İspanya'da Franco çoktan ölmüş olabilirdi ama kilise her daim orada olacaktı.
İnsanların dürüst olduklarını mı zannediyorsun? Hepsi birer pisliktir. Herkes yalan söyler, Maria, sen de tüm herkes gibi bunu biliyorsun. Tek yaptığımız, pisliği sağa sola çekip, zeki insanları yalanlara kılıflar uydurup şekillerini değiştirmeleri için kullanarak, bu içine edilmiş dünyada olumlu izler bırakmaya çalışmak.
Nikki Owen
Sayfa 395 - Kurt
Yalanlar ve ahlaki bozulma zaten şiddet ile nefret ile açgözlülük ve aldatma ile mücadele içinde olan her ülkeye salgın bir hastalık gibi bulaşmıştır -ki dinin kendi kutsal mekanları da dahil olmak üzere, bunlardan nasibini almamış tek bir ülke bile kalmamıştır.
400 syf.
·3 günde·2/10
İncelememe öncelikle kitabı tavsiye etmediğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Kitabı beğenmediğin halde niye bu kadar kısa sürede okudun diye sorabilirsiniz. Yavaşlarsam, arayı açarsam bitiremeyeceğimden korktum. Zira yarım bırakmayı da hiç sevmem.

400 sayfalık kitabın 185 sayfasında kahramanın kafa karışıklığını okuyorsunuz. "O olayı ben mi yaptım, bu hatırladığım anı doğru mu acaba yoksa ben mi yanılıyorum vs vs.

186. sayfada nihayet proje diye bir şeyden bahsediliyor ama hala tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz.

275. sayfada kahramanımız çevresindekilerin projenin parçası olduğunu öğreniyor ve Türk filmlerinde duymaya alıştığımız "yalannn söylüyorsunnn" repliği burada kullanmaya başlıyor ve kitabın sonuna kadar da devam ediyor. Hatta "beni kandırdın" repliği de sık sık kullanılıyor.

Ayrıca iki farklı zamanda geçen olayların eş zamanlı anlatılması kitabı daha da karışık hale getiriyor.

Bu kadar karışıklığını içinde son sayfalara doğru konuyu öğreniyorsunuz. Şöyle ki; Callidus Projesi diye bir şey var. Asperger Sendromlu kişileri tespit edip onları bilinçleri yerinde değilken (kahveye ilaç atarak bu durumu sağlıyorlar, ki bu da çok tanıdık geliyor) terör olaylarına karşı kullanmak üzere eğitiyorlar. Kahramanımız da 375. denek. Kahramanımız IQ 'su yüksek olduğu için bilinci yerindeyken bazı anılar hatırlamaya başlıyor. Proje onu daha iyi kontrol edebilmek için üzerine suç atıp hapishaneye konulmasını sağlıyor. 400 sayfada gerçeği hatırlama çabaları, dost-düşman tespit etme çabaları ve hapishaneden çıkma çabalarını okuyoruz.
400 syf.
·4/10
Kitabın başından sonuna kadar hep bir bilinmezlik. Kapağını kapatırken dahi ikilemler vardı, okuyucuya bu kadar çelişki yaşatması ve sonunda beynimizde kurduğu kaosu net bir şekilde dağıtmadan bitirmesi iyi olmadı.
400 syf.
·Beğendi·10/10
dr martinez her türlü zorluğu aşmış. o sırada birçok şifreyi çözmüş ve kendindeki anormalliğin sırrını çözmüştür bu yolda ona yardım edenler çok olmuş.
400 syf.
·2 günde·9/10
Kitap birinci kişi ağzından günümüz ve geçmiş olmak üzere anlatılıyor, bu yüzden bolca flashback mevcut. Ama bu anlatım sırasında herhangi bir ara verilmediği için geçmiş mi günümüz mü acaba anlatılan diye bir bocalama oluyor ilk başlarda.

Kitabın ilk 150 sayfasında hem olaylar nereye bağlanacak diye bir merak duygusu, hem de artık bir yere bağlansın dercesine bir sıkılmışlık oluştu içimde. İyi güzel okuyorum ama ne okuyorum ve niye bunları okuyorum diyordum kendime. Sonunda sayfa 186da ana olay yani Proje ortaya çıkmaya başladı ve o sayfaların önemi anlaşıldı.

Okurken kendimi Maria gibi paranoyak ve güvensiz hissettim çoğu yerde. Herkesin aslında yalancı olduğu ve doğrunun ne olduğunu aradığımız gerilimli bir macera gibiydi her şey. Sadece sonu biraz havada kalmış gibiydi, ben daha farklı beklemiştim sonunu.

Kitapla ilgili yapılan yorumlara baktığımda herkes yerin dibine sokmuştu ama açıkçası ben sevdim. 400 sayfalık kitabı başladığım gün bitirdim. Meraktan elimden bırakamadım. Bazen paranoyaklık fazla ön plana çıkıp rahatsız eder gibi oldu, bazen de eksik bile kaldı dedim. Ama ben okuduğum kitaptan son derece memnunum ve öneririm.
400 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İnanılmaz bir kitaptı okurken kendim onun yaşadığı anların gerçekliği hakkında kendime sorular soruyordum. Maria zekası ile herkesi alt edebilir. Denek 375 okunması gereken psikolojinizi zorlayacak bir kitap.
400 syf.
·4 günde·6/10
Başarılı bir plastik cerrah olan Dr. Martinez, bir adamı öldürmekten suçlu bulunur ve hapse atılır. Yaşanan hiçbir şeyi anımsamaz. Terapistlerle yaptığı görüşmeler sonucu şizofreni tanısı konur. Ancak küçüklüğünden beri takıntılı olduğu günlük tutma merakı yüzünden hücrede tuttuğu ve bir anda belleğinde beliren sözleri, sayıları, algoritmaları neden ve nasıl bildiğini ve niye yazdığını merak eder. Etrafındaki kimseye güvenemeyeceğini anlayan Martinez, yalnızca kendi bulanık anılarına güvenmek zorundadır.

Gitgide karmaşıklaşan olay örgüsü bir anda kaçma kovalamaca durumuna girer. Bir yanda hapishane koşulları diğer yanda onunla ilgilenmeye çalışan doktorlar, kavga eden mahkumlar, geçmişin yoğun baskısı... İşi hiç de kolay değildir. Üstelik Asperger Sendromu var. Gittikçe keskinleşen yeteneklerine kendisi de şaşkınlık duyarken, öte yandan geçmişine ait çok gizli verilere de ulaşmaya başlar. Aslında kendisini yeterince tanıyor mudur?

Son 3'te 1'lik kısımda iyice hızlanan olaylar güzel ve akıcı bir durum alıyor. Psikolojik gerilim türünde yazılmış ve ilk ağızdan olayları okuyoruz. Yine de benim için zorlu bir okuma süreci oldu çünkü tam içine düşmedim olayların ve son sürükleyici kısıma gelene dek okumamı yavaşlattı olayın ilerleyişi. Bir ara "Avlu" dizisinin senaryosuna döndü.

Yazım kolaylığına rağmen beklenenden uzun sürdü bitmesi. Öte yandan üçlemenin ilk betiğiymiş. Ancak ben burada bırakmak istiyorum. Çok havada kalan bir sonu yok. Rahatlıkla bitebilir böyle.
400 syf.
·3 günde·4/10
Kitabın orijinal isminin The Spider in the Corner of the Room olmasına rağmen Türkçe çevirisinin çok farklı olması kitapla alakalı her şeyi açıkladığı için tüm okuma keyfimi kaçıran bir spoiler oldu. İsmi böyle olmasaydı muhtemelen daha fazla şaşırarak ve severek okur, daha keyif alırdım. Tahmin ederek ilerlediğim için kitabın yarısını çok sıkılarak okudum, devamında da ufak birkaç olay olmasa gerçekten devam edemezdim. Minik bir öneri olarak İngilizceniz iyiyse orijinal dilinde okumanızı öneriyorum...
400 syf.
·20 günde·Puan vermedi
Psikolojik gerilim turunun vasat orneklerinden biri. Kahramanin yasadigi kafa karisikligini ve algilamalari cok iyi bana yansitti yazar. Ancak oruntulemenin boylesi iyi ilerledigi bir kitapta cok sonuk sayilacak bir son. Bu turu seviyorsaniz kesinlikle vakit kaybi degil. Okunabilir
400 syf.
#okudumbitti
#kitaptanıtım

Denek 375
Nikki Owen
KORİDOR YAYINCILIK
Sayfa Sayısı: 400

Ben Proje’nin bir parçasıyım, bunun için eğitildim.

Kitap o kadar ağır ilerliyor ki okurken başka şeyler düşünmeye başlıyor kitaba odaklanamıyorsunuz. Okurken hiç heyecan hissetmedim. Merak ettiğim yerler olsa da yazarın tarzından dolayı kısa sürede tüm hevesimi yitirdim. Zamanınızı boşa harcamayın.

https://www.facebook.com/...51282/?ref=bookmarks
SihirliFlut
http://www.ukitap.com/u/SihirliFlut/
https://zebramo.com/users/323273809

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 122 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 47 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.