Nuran Hariri

Nuran Hariri

0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Nuran Hariri
Unvan:
Türk Tıp Doktoru, Akademisyen, Şair, Yazar
Doğum:
İzmir, Türkiye, 25 Aralık 1931
Şair ve yazar. 25 Aralık 1931, İzmir doğumlu. Dumlupınar İlkokulu (1942), İzmir Kız Lisesi (1951), İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi (1956) mezunu. 1956 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Kürsüsüne asistan olarak girdi. 1959’da Heidelberg Üniversitesinde Humboldt bursu ile çalışmalar yaptı. Dönüşünde görevini uzman asistan olarak sürdürdü. 1964’te doçent, 1971’de profesör oldu.
Çeşitli ülkelerde Òzyoloji alanında çeşitli araştırma ve çalışmalara katıldı. 1978 yılında Fizyoloji Anabilim Dalı başkanlığına getirildi. Bu görevini uzun yıllar sürdürerek 1998 yılında yaş haddinden emekli oldu. Bismil adlı ilk şiiri Türk Dili dergisinde (Aralık 1976) yer aldı. Şiir ve öyküleri ayrıca Oluşum, Somut, Dönem, Ortaklaşa dergilerinde; bilimsel yazıları 1992’den itibaren Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde yayımlandı. “Gerek kitaplarındaki şiirleri, gerek dergilerde kalmış ya da yayımlanmakta olanlarıyla, Nuran Hariri’nin kendine özgü bir imge aydınlığı yarattığı görülüyor. Dahası, bağlı olduğu ‘arı-şiir’ geleneğini şairce bir duyarlıkla zorlayıp şiirinin olanaklarını geliştirdiği görülüyor. Kendi üstüne dönük bir duyarlıktan çıkan bu şiir, giderek yaşamın bütün ayrıntılarını lirik bir dokuyla yeniden üretmeye hazır dışa dönük bir duyarlık yaratıyor. (Raif Özben) “Bana Somut’ları yolladılar. Ben orada çıkan şiirlerden en çok ‘Bir Kleopatra’nın Ölümü’ ile ‘Gençliğin İçin’i sevdim.
Bana göre bugün yazılan şiirden ayrı bir yönü var şiirlerinin. Bu özellik de içtenlikte belli önce. Sevi senin baş tacın; ayrıcalığı dehliz sevisi olmasından geliyor, diyorum. Alanlara pek çıkmak istemediğin, kuytularda, körfezlerde beslediğin bir nevi öneriyorsun. Ona bakışım bu. Değişik olan bu önce. Bir de kitabında, kimi şiirlerde iyice belli olan, anlatış biçimini kırman var. Bu iki özellik sende. Dehlizi daha dehliz, biçimi (değil mi ki öz dehliz) daha kırmanı isterim.” (İlhan Berk, mektup)
“Yeni şiirlerinizle mutlu kıldınız beni. Yeni sözünü sadece yakında yazdıklarınız anlamına kullanmıyorum. Şekil, söyleyiş, görüntü ve imgeler bakımından yenilikler bulduğum için... ‘Cehennemden Kovuluş’, nicedir okuduğum en güzel Türkçe şiirlerden biri... okudukça ürperdim. Taşbaskıları da lirik ve felsefe gücüyle etkiledi beni. Ama bu şiirdeki’ ikinci ve üçüncü mısralar... yeteri kadar rahat söylenmemiş gibi geldi bana.” (Talat Sait Halman, mektup)
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nuran Hariri
Unvan:
Türk Tıp Doktoru, Akademisyen, Şair, Yazar
Doğum:
İzmir, Türkiye, 25 Aralık 1931
Şair ve yazar. 25 Aralık 1931, İzmir doğumlu. Dumlupınar İlkokulu (1942), İzmir Kız Lisesi (1951), İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi (1956) mezunu. 1956 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Kürsüsüne asistan olarak girdi. 1959’da Heidelberg Üniversitesinde Humboldt bursu ile çalışmalar yaptı. Dönüşünde görevini uzman asistan olarak sürdürdü. 1964’te doçent, 1971’de profesör oldu.
Çeşitli ülkelerde Òzyoloji alanında çeşitli araştırma ve çalışmalara katıldı. 1978 yılında Fizyoloji Anabilim Dalı başkanlığına getirildi. Bu görevini uzun yıllar sürdürerek 1998 yılında yaş haddinden emekli oldu. Bismil adlı ilk şiiri Türk Dili dergisinde (Aralık 1976) yer aldı. Şiir ve öyküleri ayrıca Oluşum, Somut, Dönem, Ortaklaşa dergilerinde; bilimsel yazıları 1992’den itibaren Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde yayımlandı. “Gerek kitaplarındaki şiirleri, gerek dergilerde kalmış ya da yayımlanmakta olanlarıyla, Nuran Hariri’nin kendine özgü bir imge aydınlığı yarattığı görülüyor. Dahası, bağlı olduğu ‘arı-şiir’ geleneğini şairce bir duyarlıkla zorlayıp şiirinin olanaklarını geliştirdiği görülüyor. Kendi üstüne dönük bir duyarlıktan çıkan bu şiir, giderek yaşamın bütün ayrıntılarını lirik bir dokuyla yeniden üretmeye hazır dışa dönük bir duyarlık yaratıyor. (Raif Özben) “Bana Somut’ları yolladılar. Ben orada çıkan şiirlerden en çok ‘Bir Kleopatra’nın Ölümü’ ile ‘Gençliğin İçin’i sevdim.
Bana göre bugün yazılan şiirden ayrı bir yönü var şiirlerinin. Bu özellik de içtenlikte belli önce. Sevi senin baş tacın; ayrıcalığı dehliz sevisi olmasından geliyor, diyorum. Alanlara pek çıkmak istemediğin, kuytularda, körfezlerde beslediğin bir nevi öneriyorsun. Ona bakışım bu. Değişik olan bu önce. Bir de kitabında, kimi şiirlerde iyice belli olan, anlatış biçimini kırman var. Bu iki özellik sende. Dehlizi daha dehliz, biçimi (değil mi ki öz dehliz) daha kırmanı isterim.” (İlhan Berk, mektup)
“Yeni şiirlerinizle mutlu kıldınız beni. Yeni sözünü sadece yakında yazdıklarınız anlamına kullanmıyorum. Şekil, söyleyiş, görüntü ve imgeler bakımından yenilikler bulduğum için... ‘Cehennemden Kovuluş’, nicedir okuduğum en güzel Türkçe şiirlerden biri... okudukça ürperdim. Taşbaskıları da lirik ve felsefe gücüyle etkiledi beni. Ama bu şiirdeki’ ikinci ve üçüncü mısralar... yeteri kadar rahat söylenmemiş gibi geldi bana.” (Talat Sait Halman, mektup)

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okuyacak.