Nurettin Taşkesen

Nurettin Taşkesen

Yazar
8.6/10
10 Kişi
·
18
Okunma
·
3
Beğeni
·
97
Gösterim
Adı:
Nurettin Taşkesen
Unvan:
Türk Edebiyatçı, Yazar
Doğum:
Erzincan, 1954
1954 senesinin ilkbaharında Erzincan’da dedesi Emir Musa oğlu Gazi Ahmet Onbaşı’nın yaşadığı Başpınar (Büyük Köşünker) köyünde doğdu. İlk, orta, lise eğitimini Erzincan’da tamamladı. 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi. Orjinali Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan “Firdevsi’nin Şehname Tercümesi”nin bir bölümü üzerinde çalışarak mezuniyet tezini tamamladı. Ayrıca Tarih bölümünden “Umumi Türk Tarihi” Sertifikası da alarak, 1975 yılında mezun oldu.

Yedeksubay olarak vatan vazifesini yaptıktan sonra, dört sene lise edebiyat öğretmenliği yaptı. Daha sonra Can Kardeş çocuk dergisine grafiker olarak girdi. Bilahare Yazı İşleri Müdürlüğünü de üstlenerek üç sene çalıştı.

1984’te yayın hayatına başlayan Yeniden Doğuş gazetesinde bir müddet çalıştıktan sonra, hazırlık döneminde olan Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi Teknik ve Grafik İşler bölümünde vazife aldı. Ansiklopedinin amblem, logo, sayfa dizaynı, maddelerle ilgili dokümanların temini konularında iki sene hizmeti oldu. 1987’de ise Türkiye gazetesi Yazı İşlerinde bir sene çalıştıktan sonra, basın yayın hayatına bir müddet ara verip, reklam pazarlama sektörüne geçti.

Evvela Ülker Gıda Sanayii Reklam Müdürlüğü, ardından Kar Gıda Sanayii Pazarlama Direktörlüğü yaptı. 2003 senesinde emekli olarak, tekrar basın yayın hayatına geri döndü. Çeşitli yayınevlerine Türkçe Arapça kitap yayın hazırlığı ve sayfa dizaynı konusunda çalışmalar yaptı.

Öğretmenlik ve basın yayın hayatının yanı sıra fakülte yıllarından itibaren hüsn-i hat konusundaki iştiyakı, onu devrin Şeyhül-Hattatin’i Hamid Aytaç’ın rahle-i tedrisine kadar götürdü. İlk sülüs “Rabbi yessir” meşkini Hattat Hamid’den aldıktan sonra bir müddet derslere devam etti. Mezuniyetten sonra ara verdiği hat çalışmasına, İslâm Ansiklopedisi’nde iken, günümüzün Şeyhül-Hattatin’i Hasan Çelebi’den ders alarak devam etti. Emekli olduktan sonra yine Hasan Çelebi’den dört sene ders alarak sülüs meşkini tamamladı.

Babasının yıllar boyunca parça parça anlattığı, dedesi Ahmet Onbaşı’nın harp ve esaret hatıralarını not alarak o dönemin tarihî olayları çerçevesinde Esaret 1916 romanını kaleme aldı. Şimdi Kudüs hakkında yeni bir kitap hazırlığı içindedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.
''Benim dedem doğma büyüme Kudüslüydü ve Osmanlı ordusunda çavuştu. Osmanlı' nın değil bu toprakları sömürmesi, kendi hazinesinden binlerce altın harcayarak İslam ülkelerini imar ettiğini söylerdi. ''
Bölünmüşlük ve ihanetler olmasa Yahudiler asla bizi yenemezler ve yurdumuzdan çıkaramazlardı.
İmad Haşim
Nurettin Taşkesen
Sayfa 113 - Mihrabad Yayınları
''Yumuşak koltuklarda çayını kahvesini yudumlayarak nutuk atanlar, yeri geldiğinde siyaset ve menfaat uğruna birbirinin ardından konuşan beylerin bu millete faydası yoktur. ''
Nurettin Taşkesen
Sayfa 223 - Mihrabad Yayınları
Nekbe (1948 Filistin sürgünü) yeniden tekrarlanıyor, felaketimiz bitmiyor katmerleniyor. Ah Filistin, ah Kudüs, ah Mescid-i Aksa! Osmanlı'dan sonra sahipsiz kaldın. Balon gibi şişirilmiş Abdünnasır, yahudinin bir iğne ucuyla söndü gitti.
(Cemal Abdünnasır: Mısır-İsrail savaşında Mısır devlet başkanı)
Nurettin Taşkesen
Sayfa 185 - Mihrabad Yayınları
256 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
15 Mayıs 1948'den sonra siyonistlerce gerçekleştirilen katliam, baskı ve sürgünler sonucunda 750.000 Filistinli evinden,
köyünden, toprağından uzaklaştırılmış, kendi ülkesinde veya başka ülkelerde mülteci durumuna düşmüştü. Filistinliler bu güne büyük felaket anlamında ''NEKBE'' demişlerdi. Bu kitapta yıllardır süren İsrail in Filistin zulmünü ve sapık zihniyetini çok iyi öğreneceksiniz.
256 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Konuya giriş mahiyetinde bir kitap. Belge roman diyebiliriz. Ama daha derinlikli bilgi isteyenler için basit kalabilir. Kolay okunabilen bir eser. Nekbe nin de anlamını, önemini öğrenmiş oldum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nurettin Taşkesen
Unvan:
Türk Edebiyatçı, Yazar
Doğum:
Erzincan, 1954
1954 senesinin ilkbaharında Erzincan’da dedesi Emir Musa oğlu Gazi Ahmet Onbaşı’nın yaşadığı Başpınar (Büyük Köşünker) köyünde doğdu. İlk, orta, lise eğitimini Erzincan’da tamamladı. 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi. Orjinali Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan “Firdevsi’nin Şehname Tercümesi”nin bir bölümü üzerinde çalışarak mezuniyet tezini tamamladı. Ayrıca Tarih bölümünden “Umumi Türk Tarihi” Sertifikası da alarak, 1975 yılında mezun oldu.

Yedeksubay olarak vatan vazifesini yaptıktan sonra, dört sene lise edebiyat öğretmenliği yaptı. Daha sonra Can Kardeş çocuk dergisine grafiker olarak girdi. Bilahare Yazı İşleri Müdürlüğünü de üstlenerek üç sene çalıştı.

1984’te yayın hayatına başlayan Yeniden Doğuş gazetesinde bir müddet çalıştıktan sonra, hazırlık döneminde olan Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi Teknik ve Grafik İşler bölümünde vazife aldı. Ansiklopedinin amblem, logo, sayfa dizaynı, maddelerle ilgili dokümanların temini konularında iki sene hizmeti oldu. 1987’de ise Türkiye gazetesi Yazı İşlerinde bir sene çalıştıktan sonra, basın yayın hayatına bir müddet ara verip, reklam pazarlama sektörüne geçti.

Evvela Ülker Gıda Sanayii Reklam Müdürlüğü, ardından Kar Gıda Sanayii Pazarlama Direktörlüğü yaptı. 2003 senesinde emekli olarak, tekrar basın yayın hayatına geri döndü. Çeşitli yayınevlerine Türkçe Arapça kitap yayın hazırlığı ve sayfa dizaynı konusunda çalışmalar yaptı.

Öğretmenlik ve basın yayın hayatının yanı sıra fakülte yıllarından itibaren hüsn-i hat konusundaki iştiyakı, onu devrin Şeyhül-Hattatin’i Hamid Aytaç’ın rahle-i tedrisine kadar götürdü. İlk sülüs “Rabbi yessir” meşkini Hattat Hamid’den aldıktan sonra bir müddet derslere devam etti. Mezuniyetten sonra ara verdiği hat çalışmasına, İslâm Ansiklopedisi’nde iken, günümüzün Şeyhül-Hattatin’i Hasan Çelebi’den ders alarak devam etti. Emekli olduktan sonra yine Hasan Çelebi’den dört sene ders alarak sülüs meşkini tamamladı.

Babasının yıllar boyunca parça parça anlattığı, dedesi Ahmet Onbaşı’nın harp ve esaret hatıralarını not alarak o dönemin tarihî olayları çerçevesinde Esaret 1916 romanını kaleme aldı. Şimdi Kudüs hakkında yeni bir kitap hazırlığı içindedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 18 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 6 okur okuyacak.