Nurgül Durmuş

Nurgül Durmuş

Çevirmen
9.0/10
19 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
34
Gösterim
Adı:
Nurgül Durmuş
Unvan:
Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
272 syf.
Kitap Fransız Devrimi döneminde geçiyor. Monarşi döneminde büyük bir haksızlık yaşamış kişinin kurtarılıp İngiltere'ye götürülmesiyle başlıyor, cumhuriyet döneminde büyük bir haksızlık yaşamış başka birinin kurtarılıp İngiltere'ye götürülmesiyle son buluyor. Aslında sorunun rejimlerde değil insanların gücü nasıl kullandıklarıyla ilgili olduğunu düşündürüyor. Ayrıca günümüzde de kendi ideolojisinde insan iktidar sahibi olunca yaptığı her şeyi doğru bulan tam tersi durumda ise her şeyi yanlış bulan insanları hatırlatıyor, onlara sinirlenmenize sebep olabilir. Kitabın üçte ikisinde olaylar yavaş ilerliyor fakat son kısımda elinizden bırakamıyorsunuz, olaylar hiç durmuyor.
400 syf.
·Beğendi·9/10
İki şehrin hikayesi Paris ve Londra arasında gelişen olayların kurgusudur...Fransız Devrimi ve içinde bulunan terör dönemin de oluşan vukular da "Dickens" ın en iyi romanların biridir...
400 syf.
·19 günde·Beğendi·9/10
Kitapa yeni başlanıldığında biraz karışık olabilir ama okuduktan sonra konu birden meraklı bir hal alıyor ve finaliyle adeta mükemmel bir bir kitap oluyor çok begendim
400 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Başından sonuna kadar büyük bir ilgiyle okuduğum ve ilerledikçe daha da hevesle okumaya devam ettiğim bir romandı. Tanıklık etmiş olduğum lakin tam anlamıyla tarif edemediğim etkileyici kurgu hafızamda uzun süre yer edecektir muhtemelen.
Daha fazla geciktirmeden, en kısa zamanda bu kitabı siz de okuyunuz diyebileceğimiz türden bir yapıt olduğu kanısındayım :)
400 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Romanı ilk okumaya başladığımda yarısını geçmişken bir anda sıkılarak yarım bırakmıştım. Uzun sayılamayacak bir sürenin ardından tekrar başladım kitaba tekrar okudum bu iki şehrin hikayesini. Adında "Hikayesi" denmesine bakmayın düpedüz roman bu :)
Son 50 sayfada olayların birden çözümlenişi ve birbirinden bağımsız gibi görünen herkesin ve her şeyin aslında ne kadar bağlı olduğu Dickens bunu o kadar iyi anlatmış ki işte ustalık diyorsunuz okurken.
Romanın sonlarına doğru
"Bir tel kopar bütün ahenk bozulur"
cümlesi yankılandı zihnimde. Gerçekten de öyle olmuştu yıllar önce kopan bir tel bugünün müthiş ahengini bozmuştu.
Çok üzüldüm Charles Evremonde namıdiğer Darnay'a. Bizim orlarda bir söz vardır
"Ana babaların günahlarını çocukları çekermiş " onun bu yaşadıklarını okurken işte tam olarak bunu hissettim yüreğimde ve çok üzüldüm ona.
Peki ya Madam Defarge'ın müthiş kini ya Lucie ve küçük Lucie ya doktor Manettie ve en önemlisi Sydney Carton ve ondan beklenmeyen şekilde Lucie'ye duyduğu aşk ve onun için kendini feda edişi... Hepsinin hayatı bir roman işte hepsi bu romanda güzelce yer edinmiş kendine. Bu güzel roman için teşekkürler Charles Dickens
-
400 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı okumaya ilk başladığımda konuyu tam olarak idrak edememiş ve bundan dolayı okurken sıkılmıştım. Fakat kafamda oluşan düğümler okudukça çözüldü ve kitabın ne anlatacağını ne mesaj vermek istediğini kestirebildim. Şunu itiraf etmeliyim ki; kitabı okurken çoğu kez kitapta yer alan olayların günümüz dünyasında da yaşanıyor olduğunu fark ettim. Açlık, sefalet, çaresizlik ve devrimler.. Yaşayan ölü ruhlar gibi bu zamanın dünyasını da çevrelemişti. Örnek verecek olursam; Somali ve Endonezya. İnsanlar açlıktan ölüyor tüm haykırışlara rağmen elden bir şey gelmiyor. Kitabın içeriğine bakacak olursak çok heyecanlı ve sürükleyici bir kitap. Yazar üslubuyla okuyucuya olayları yaşatmayı başarmış, ki kendimi sanki okuyor gibi değil de yaşıyor gibi hissettim. Gerçekten okunmaya değer bir kitap, hem konusuyla hem de insana verdiği doyurucu hazla.. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Zira her an değişen olaylarla birlikte insana bir durumun bin bir farkı sonuç çıkarabileceğinin ispatıdır bu kitap. :)
400 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü.”


Yazarın Fransa devriminden bir süre sonra gerçekleşen olayları, bir halka yoksulluğun, sefaletin, açlığın, aç bırakılmanın, aşağılananın, neler yaptırabileceğini yeri gelince soylu sınıftan daha kötü olabileceğini gözler önüne serdiği muhteşem romanı.

Karakterlerin her biri ayrı, konunun işlenişi aıcılığı ayrı bir tat vermektedir. Daha iyi nasıl anlatılırdı diye düşünülse bundan iyisi olamazdı şüphesiz.


Ben başlarda okurken Fransızlar aynı Türkler gibi yürekli insanlar dedim lakin biz onlar kadar gaddar ve soğuk değiliz bizi ayıran farkı da çok geçmeden anladım..

Kesinlikle okunup öğrenilmesi gereken bir yapıt..
400 syf.
·Puan vermedi
Başta kitap çok sürükleyici bir kitapmış gibi geliyor insana. Yani en azından ben tarihi bir roman olması ve ihtilal döneminde iki şehirde geçen bir hikâye olması dolayısıyla olaylar içerisinde pür dikkat sürüklenebileceğimi sandım. Ancak ne yazık öyle olmadı oldukça zor bitirdim kitabı. Buna rağmen evet sürükleyicilikle gitmese bile daima sonunu merak ettiren bir devam ettiricilik hakimdi. Ben bu yüzden okuma sürecinde debelensem de inat ettim ve yarım bırakmadım. İyi ki de öyle yapmışım sonuna kadar geldiğimde hikayeyi bir bütün olarak görüp değerlendirdiğimde anca güzellik kazandı içimde. Kitabı okurken o hikayeleştirilmiş gerçekliği çok güzel hissediyoruz. Bu yüzden kült kitaplar arasında yer alması doğal olsa gerek, ancak yine de en azından kendimce zor okunan bir kitap olduğunu kabul etmem gerekiyor.
Okumakta olan ve okuyacak herkese hikayeyi sevdikleri yerden yakalayıp kolay ve keyifle okumaları dileğimle.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nurgül Durmuş
Unvan:
Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.