Nurten Kutsal

Nurten Kutsal

Çevirmen
8.9/10
11 Kişi
·
10
Okunma
·
0
Beğeni
·
40
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
78 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Grego bence değişikliğinden ödün vermeden ailesiyle yaşamayı tercih etmiş ve ailesi de ona bakmaya ama grego evi geçindiren tek oğlan çocuğu olduğu için bu dönüşümden doşayı evin yükün aileye kalmıştır. Aile zor zamanlar geçirmiş evin ihtiyaçları için birlikte ayrı ayrı işlerde çalışmışlar bu işlerde zor geldiğinden evlerini pansiyona çevirmiş ve geçimlerini burdan sağlamışlar ve gregoya bakmışlar.

Bence grego en büyük kahraman zorluklarla başa çıkmayı bilen ve öğreten tek böçektir.
128 syf.
·1 günde
Ön sözü mutlaka okunması gerekli ki kitabın devamı açısından oldukça elzem. Bir grup subayın isim ve kıyafet değiştirerek zorlu yollardan bu coğrafyaya geçiş hikayesini hep dinleriz. Fakat burada neler oldu, nereden nereye getirildi sorularını soranlar için birebir bir eser. Bir sene içerisinde İtalyanlar kıyıya sabit halde tutulmuş, bölgenin ihtiyaçları sıra ile giderilmiş, ilerisi için eğitimli insanlar yetiştirilmeye çalışılmış. Trablusgarp 1551 yılında Kanuni zamanında alınmış ve 1911 yılına kadar da elimizde kalmıştır. Seneler içerisinde bölge sadece sürgün edilenler için kullanılmış hale getirilerek hiç bir bakım-onarım ya da ileri bir zamanda bir savaş durumunda kalırsa diye düşünülmeden kimsesiz bırakılmış duruma gelmiştir. Ta ki bir avuç subayın (başlarında Enver Paşa) unutulmuş bu vatan parçasını savunmaya gittikleri ana kadar....
78 syf.
·Beğendi·8/10
Küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu uzun öykü, aynı zamanda toplumun dayattığı, işlevini çoktan yitirmiş kalıplara bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin, çarpıcı bir biçimde dile getirir. "Gregor Samsa...

Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var...


Okuduğum en ilginç felsefi romanlardan diyebilirim.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kitabın sunuş kısmı önemli. Kitap Enver Paşa'nın Trablusgarp'a geçişi ve oradan ayrılana kadar yaptığı bir çok işi kendi mektupları ile açıklamaktadır. Bir Türk subayının 1 yılda neler yapabileceğini göstermesi bakımından da değerlidir.
128 syf.
·10/10
Alman askerlerine I. Dünya Savaşı sırasında okutulduğu söyleniyor ne kadar doğru bilemem ama gerçekten güzel bir kitap. Enver ve Mustafa Kemal paşaların ve daha nicelerinin Trablusgarp'da nasıl zorluklarla karşılaştığını, yerel halkı nasıl örgütlediklerini ve İtalyan'ları nasıl bozguna uğrattıkları iyi anlatılmış. Ancak hepimiz sonun nasıl olduğunu biliyoruz. Başkentten mesaj geldiğinde ve Trablusgarp'dan çekilmek zorunda kaldıklarında Enver Paşa'nın ruh halini okumanız lazım daha sonra burayı tekrar ele geçirebilmek için kurduğu hayaller, bunca emeğin boşa gitmesinin karşında duyduğu üzüntü, güzel bir kitap. Kitap kısa zaten normal okursanız en fazla 2-3 saatte bitirebilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 10 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.