Nurullah Çetin

Nurullah Çetin

YazarDerleyenÇevirmen
8.3/10
42 Kişi
·
170
Okunma
·
13
Beğeni
·
1.373
Gösterim
Adı:
Nurullah Çetin
Tam adı:
Prof. Dr. Nurullah Çetin
Unvan:
Dilbilimci - Türkolog
Doğum:
Simav, 2 Mart 1964
02.03.1964 tarihinde Kütahya'nın Simav ilçesine bağlı Kuşu kasabasında doğdu. İlköğrenimini 1974 yılında Kuşu kasabasında, orta öğrenimini 1980 yılında Manisa'nın Demirci ilçesinde tamamladı. 1980-1981 öğretim yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalına kaydoldu. Lisans öğrenimini 23.09.1985 tarihinde bitirdi ve 1986 yılında aynı anabilim dalında araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Yüksek lisansını 13.09.1988, doktora öğrenimini de 20.11.1995 tarihlerinde tamamladı.

31.07.1997 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atandı. 01.12.1998 tarihinden itibaren 2547 sayılı kanunun değişik 39. maddesi gereğince Londra Üniversitesine bağlı School of Oriental and African Studies (SOAS)'de "Mustafa Kemâl ATATÜRK Fellowship" Programları çerçevesinde Türk dili ve edebiyatı dersleri vermek üzere misafir öğretim üyesi olarak görevlendirildi. Bu görevim 31 Ağustos 2000 tarihinde sona erdi. 2002 yılında aynı üniversitede (Londra Üniversitesi) bir yıl süreyle tekrar görevlendirildi.

3 yıl süreyle Londra Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak ders verdi, hocalık yaptı, oralarda konferanslar verdi, araştırmalar yaptı. Bu görevi sırsında dış dünyaya Türkçeyi öğretmeye, Türkiye hakkında doğru bilgiler vermeye, Türk kültürünü, edebiyatını, sanatını, tarihini tanıtmaya çalıştı. Avrupa'nın yüzyıllardan beri bize önyargılara dayalı olumsuz yaklaşımları var. Haçlı seferlerinden beri gelen Türklere farklı bir bakış açıları var. Biz Türklerin yüzyıllar boyu İslam dünyasını onların saldırılarına karşı savunmuş olmamız, buraları sömürmeleri için geçit vermememiz onların hazmedemediği bir şey.

02 Kasım 1999 tarihinde "Doçent Doktor" unvanını aldım ve Mart 2000 tarihinde de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Doçentlik kadrosuna atandı.

26 Nisan 2005 tarihinde de profesörlük kadrosuna yükseltildi. Hâlen "Profesör Doktor" unvanıyla Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak bu görevime devam etmekte. Ayrıca aynı bölüme bağı Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de yürütmekte.
Asaletli yiğit Türk, tarih boyunca hep çılgındır, deli kurttur, yalnız Bozkurttur, serdengeçtidir, alperendir, yalın kılıçtır.
Çoğu okuyucu, maalesef romanı sadece hoşça vakit geçirmeye yarayacak birtakım meraklı olaylar dizisi olarak algılamakta ve öylesine okuyup geçmektedir. Halbuki roman, deşilmesi, kazılması, çözümlenmesi, keşfedilmesi gereken nice hazineler ve hissedilmesi gereken nice hazlar barındırır. 
96 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Şu acı günlerde Akif’i ve onun mısralarını anlamaya daha çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Tekrar okuyun, okutun!
Nurullah Genç bu bağlamda her yaştan okuyucunun okuyabileceği muazzam inceleme-tahlil sunuyor okuyucuya!


Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
96 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ben ki ateşle konuşurdum.selle konuşurdum
İdil'le Tuna'yla Nil'le konuşurdum
''Sangaryos''u ''Sakarya'' yapan
''İkonyom''u ''Konya'' yapan
Dille konuşurdum

Arif Nihat Asya
304 syf.
·5 günde·8/10
“Çoğu okuyucu, maalesef romanı sadece hoşça vakit geçirmeye yarayacak birtakım meraklı olaylar dizisi olarak algılamakta ve öylesine okuyup geçmektedir. Halbuki roman, deşilmesi, kazılması, çözümlenmesi, keşfedilmesi gereken nice hazineler ve hissedilmesi gereken nice hazlar barındırır. ”. Nurullah Çetin’in kitabın ön sözünde söylediği gibi bir roman sadece olaylardan ibaret değildir. Romanın bir çok unsuru bulunmaktadır. Roman Çözümleme Yöntemi’ de romanın unsurları ayrıntılı bir biçimde işlenir.

I. Bölüm’de öncelikle roman türü henüz ortaya çıkmadan önce olayları anlatmada kullanılan ve romanın öncüsü olan Batı Edebiyatı’ndaki destan, romans, hikaye, şövalye anlatıları gibi türlerle Türk Edebiyatı’ndaki masal, halk hikayesi, meddah hikayeleri, mesnevî gibi türler ele alınır. Ardından roman türünün tarihi gelişimi ve roman türleriyle ilgili bilgi verilir.

II. Bölüm’de anlatıcı türleri ve aktarma yöntemleri açıklanır.

III. Bölüm’de romanda içerikle ilgili unsurlar ele alınır. Bunlar konu, izlek, tez, zaman, mekân ve kişi kadrosudur.

IV. Bölüm’de anlatma yöntemi ve ögeleri ele alınır. Bu bölüm A. Kurgulama Tekniği ve Ögeleri, B. Dil ve Üslup adında iki kısımdan oluşur. İlk kısımda olay örgüsü, çatışma, son, metinler arası ilişkiler, kurgu türleri gibi konular hakkında bilgi verilir. İkinci kısımda ise dil, üslup ve türleri incelenir.

Kitap edebiyattan tanınmış romanlardan verilen örneklerle daha somut hale getirilmiştir. Alanla ilgisi olmayan insanların da rahatlıkla anlayabileceği bir dilde yazılmıştır. Fakat edebiyat eğitimi almış kişiler için verilen bilgiler sıradan bilgiler niteliğindedir, bildiklerinizi tekrar etmekten öteye geçmeyecektir.
88 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Irak ve Suriye'de yaşayan Türkmenlerin, Türklerin hayatlarından kısa kısa fakat acı dolu söyleşiyi tüylerim diken diken olarak okudum. Bazı gerçekleri korkmadan, açık ve net şekilde söylemelerini takdir ettim. Konuya ilgisi olanların, merak edenlerin başlangıç niteliğinde olacağı, kısa fakat etkili bir kitap.
144 syf.
2011'de bir konferansında kurtlar ulurken çıkardıkları “aauuuu” sesi aslında “huuu Allah” demek demişti. Pek ciddiye alınacak birisi olmadığını anlamıştım. Zira kitapları da öyle.
168 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İslam'ın bilime ve özgür düşünceye engel olduğunu büyük bir cehaletle dile getirmiş olan Ernest Renan'ın Namık Kemal tarafından Namık Kemal'in gönlünün isteğince tepelenmesini anlatan kitap hiçbir kaynağa dayanmadan yazılmıştır. Çünkü Ernest Renan o kadar cahilce ve bilgisizce bir görüş ortaya atmıştır ki Namık Kemal bu görüşü çürütmek için kaynağa ihtiyaç duymamıştır.
238 syf.
·3 günde·8/10
Mehmet Akif Ersoy'un yaşam hikayesini genel geçer çerçevede dile getirmiş. Yer yer Akif'in şiirlerinden alıntılar yapmış. Akif yöneltilen eleştirilere cevap vermiş. Onun ne kadar vatanperver, değerlerine bağlı bir insan olduğunu kimseye eğilip bükülmeden yoksulluk içerisinde hayat mücadelesi verdiğini anlatıyor. Kitabın okunmasını tavsiye ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nurullah Çetin
Tam adı:
Prof. Dr. Nurullah Çetin
Unvan:
Dilbilimci - Türkolog
Doğum:
Simav, 2 Mart 1964
02.03.1964 tarihinde Kütahya'nın Simav ilçesine bağlı Kuşu kasabasında doğdu. İlköğrenimini 1974 yılında Kuşu kasabasında, orta öğrenimini 1980 yılında Manisa'nın Demirci ilçesinde tamamladı. 1980-1981 öğretim yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalına kaydoldu. Lisans öğrenimini 23.09.1985 tarihinde bitirdi ve 1986 yılında aynı anabilim dalında araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Yüksek lisansını 13.09.1988, doktora öğrenimini de 20.11.1995 tarihlerinde tamamladı.

31.07.1997 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atandı. 01.12.1998 tarihinden itibaren 2547 sayılı kanunun değişik 39. maddesi gereğince Londra Üniversitesine bağlı School of Oriental and African Studies (SOAS)'de "Mustafa Kemâl ATATÜRK Fellowship" Programları çerçevesinde Türk dili ve edebiyatı dersleri vermek üzere misafir öğretim üyesi olarak görevlendirildi. Bu görevim 31 Ağustos 2000 tarihinde sona erdi. 2002 yılında aynı üniversitede (Londra Üniversitesi) bir yıl süreyle tekrar görevlendirildi.

3 yıl süreyle Londra Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak ders verdi, hocalık yaptı, oralarda konferanslar verdi, araştırmalar yaptı. Bu görevi sırsında dış dünyaya Türkçeyi öğretmeye, Türkiye hakkında doğru bilgiler vermeye, Türk kültürünü, edebiyatını, sanatını, tarihini tanıtmaya çalıştı. Avrupa'nın yüzyıllardan beri bize önyargılara dayalı olumsuz yaklaşımları var. Haçlı seferlerinden beri gelen Türklere farklı bir bakış açıları var. Biz Türklerin yüzyıllar boyu İslam dünyasını onların saldırılarına karşı savunmuş olmamız, buraları sömürmeleri için geçit vermememiz onların hazmedemediği bir şey.

02 Kasım 1999 tarihinde "Doçent Doktor" unvanını aldım ve Mart 2000 tarihinde de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Doçentlik kadrosuna atandı.

26 Nisan 2005 tarihinde de profesörlük kadrosuna yükseltildi. Hâlen "Profesör Doktor" unvanıyla Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak bu görevime devam etmekte. Ayrıca aynı bölüme bağı Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de yürütmekte.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 170 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 97 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.