Nurullah Çetin

Nurullah Çetin

Yazar
8.4/10
11 Kişi
·
38
Okunma
·
9
Beğeni
·
862
Gösterim
Adı:
Nurullah Çetin
Tam adı:
Prof. Dr. Nurullah Çetin
Unvan:
Dilbilimci - Türkolog
Doğum:
Simav, 2 Mart 1964
02.03.1964 tarihinde Kütahya'nın Simav ilçesine bağlı Kuşu kasabasında doğdu. İlköğrenimini 1974 yılında Kuşu kasabasında, orta öğrenimini 1980 yılında Manisa'nın Demirci ilçesinde tamamladı. 1980-1981 öğretim yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalına kaydoldu. Lisans öğrenimini 23.09.1985 tarihinde bitirdi ve 1986 yılında aynı anabilim dalında araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Yüksek lisansını 13.09.1988, doktora öğrenimini de 20.11.1995 tarihlerinde tamamladı.

31.07.1997 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atandı. 01.12.1998 tarihinden itibaren 2547 sayılı kanunun değişik 39. maddesi gereğince Londra Üniversitesine bağlı School of Oriental and African Studies (SOAS)'de "Mustafa Kemâl ATATÜRK Fellowship" Programları çerçevesinde Türk dili ve edebiyatı dersleri vermek üzere misafir öğretim üyesi olarak görevlendirildi. Bu görevim 31 Ağustos 2000 tarihinde sona erdi. 2002 yılında aynı üniversitede (Londra Üniversitesi) bir yıl süreyle tekrar görevlendirildi.

3 yıl süreyle Londra Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak ders verdi, hocalık yaptı, oralarda konferanslar verdi, araştırmalar yaptı. Bu görevi sırsında dış dünyaya Türkçeyi öğretmeye, Türkiye hakkında doğru bilgiler vermeye, Türk kültürünü, edebiyatını, sanatını, tarihini tanıtmaya çalıştı. Avrupa'nın yüzyıllardan beri bize önyargılara dayalı olumsuz yaklaşımları var. Haçlı seferlerinden beri gelen Türklere farklı bir bakış açıları var. Biz Türklerin yüzyıllar boyu İslam dünyasını onların saldırılarına karşı savunmuş olmamız, buraları sömürmeleri için geçit vermememiz onların hazmedemediği bir şey.

02 Kasım 1999 tarihinde "Doçent Doktor" unvanını aldım ve Mart 2000 tarihinde de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Doçentlik kadrosuna atandı.

26 Nisan 2005 tarihinde de profesörlük kadrosuna yükseltildi. Hâlen "Profesör Doktor" unvanıyla Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak bu görevime devam etmekte. Ayrıca aynı bölüme bağı Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de yürütmekte.
Bir bilgiyi araştırmadan, sebep ve sonuçlarıyla düşünmeden doğru olup olmadığını gerçek bilgilerle ölçmeden ona olduğu gibi inanmak, körü körüne bağlanmak taassuptur................. İslam taassuba karşıdır.....
O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır.
İstiklal Marşı yarışmasına sırf para ödülü var diye girmedi. Sonra Marşı seçilince de Marş için tahsis edilen 500 lira mükafatı hayır kurumuna bağışladı.....Çok soğuk günlerde Baytar Şefik'in paltosunu ödünç alıp giyermiş. Bir gün Baytar Şefik: - "Akif Bey, şu mükafatı reddetmeyip de bir muşamba yahut bir palto alsaydın daha iyi olmaz mıydı?" diyecek olur. Buna hiddetlenen Akif, böyle söylediği için tam iki ay konuşmamış.
Konya mebusu Hafız Bekir Efendi: "Âkif, bir gece birden uyanır, kâğıt arar, bulamayınca kurşun kalemiyle yer yatağının sağındaki duvara marşın 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım' mısrasıyla başlayan kıtasını yazar."
Özellikle 19. yüzyıldan itibaren Türk-İslam dünyası Batıya okusunlar, bilim teknik öğrensinler ve ülkelerine döndüklerinde de milletlerine faydalı olacak işler yapsınlar diye öğrenci göndermeye başlamıştır. Batıda tahsil görüp ülkelerine dönen bu gençler, bilim teknikten çok Batının kültürel değerlerini, inançlarını, felsefesini, ideolojisini, yaşama biçimini, eğlence ve tüketim kültürünü taşımışlar, bu durumda batının kültür emperyalizmine hizmet etmiştir.
Hurafecilikve taassubun sıradan halkta olması elbette kötüdür ama hocalarda, din adamlarında olması tehlikelidir. Zira hocalar, cahil halkı yanlış bilgilendirmekte ve yönlendirmektedir.
Akif, İslamın akla, düşünmeye bilimsel araştırmalara önem veren bir din olduğunu özellikle vurgulama gereği duyuyor.
İslam'ın bilime ve özgür düşünceye engel olduğunu büyük bir cehaletle dile getirmiş olan Ernest Renan'ın Namık Kemal tarafından Namık Kemal'in gönlünün isteğince tepelenmesini anlatan kitap hiçbir kaynağa dayanmadan yazılmıştır. Çünkü Ernest Renan o kadar cahilce ve bilgisizce bir görüş ortaya atmıştır ki Namık Kemal bu görüşü çürütmek için kaynağa ihtiyaç duymamıştır.
Mehmet Akif Ersoy'un yaşam hikayesini genel geçer çerçevede dile getirmiş. Yer yer Akif'in şiirlerinden alıntılar yapmış. Akif yöneltilen eleştirilere cevap vermiş. Onun ne kadar vatanperver, değerlerine bağlı bir insan olduğunu kimseye eğilip bükülmeden yoksulluk içerisinde hayat mücadelesi verdiğini anlatıyor. Kitabın okunmasını tavsiye ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nurullah Çetin
Tam adı:
Prof. Dr. Nurullah Çetin
Unvan:
Dilbilimci - Türkolog
Doğum:
Simav, 2 Mart 1964
02.03.1964 tarihinde Kütahya'nın Simav ilçesine bağlı Kuşu kasabasında doğdu. İlköğrenimini 1974 yılında Kuşu kasabasında, orta öğrenimini 1980 yılında Manisa'nın Demirci ilçesinde tamamladı. 1980-1981 öğretim yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalına kaydoldu. Lisans öğrenimini 23.09.1985 tarihinde bitirdi ve 1986 yılında aynı anabilim dalında araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Yüksek lisansını 13.09.1988, doktora öğrenimini de 20.11.1995 tarihlerinde tamamladı.

31.07.1997 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atandı. 01.12.1998 tarihinden itibaren 2547 sayılı kanunun değişik 39. maddesi gereğince Londra Üniversitesine bağlı School of Oriental and African Studies (SOAS)'de "Mustafa Kemâl ATATÜRK Fellowship" Programları çerçevesinde Türk dili ve edebiyatı dersleri vermek üzere misafir öğretim üyesi olarak görevlendirildi. Bu görevim 31 Ağustos 2000 tarihinde sona erdi. 2002 yılında aynı üniversitede (Londra Üniversitesi) bir yıl süreyle tekrar görevlendirildi.

3 yıl süreyle Londra Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak ders verdi, hocalık yaptı, oralarda konferanslar verdi, araştırmalar yaptı. Bu görevi sırsında dış dünyaya Türkçeyi öğretmeye, Türkiye hakkında doğru bilgiler vermeye, Türk kültürünü, edebiyatını, sanatını, tarihini tanıtmaya çalıştı. Avrupa'nın yüzyıllardan beri bize önyargılara dayalı olumsuz yaklaşımları var. Haçlı seferlerinden beri gelen Türklere farklı bir bakış açıları var. Biz Türklerin yüzyıllar boyu İslam dünyasını onların saldırılarına karşı savunmuş olmamız, buraları sömürmeleri için geçit vermememiz onların hazmedemediği bir şey.

02 Kasım 1999 tarihinde "Doçent Doktor" unvanını aldım ve Mart 2000 tarihinde de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Doçentlik kadrosuna atandı.

26 Nisan 2005 tarihinde de profesörlük kadrosuna yükseltildi. Hâlen "Profesör Doktor" unvanıyla Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak bu görevime devam etmekte. Ayrıca aynı bölüme bağı Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de yürütmekte.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 38 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 22 okur okuyacak.