7.5/10
5 Kişi
52
Okunma
7
Beğeni
2.063
Görüntülenme

Hakkında

1950 YILINDA Çıldır Gölebakan (Meredis) köyünde doğdu. Behçet ve Nazani Senem’in altı çocuğunun en büyüğüdür. Evli ve bir çocuk babasıdır. 1974 yılında Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Merkez teşkilatında bir yıl devlet memurluğu yaptı. Avukatlık stajı tamamlayarak 1978 yılında Ankara’da serbest avukatlığa başladı. 1978 Aralık ayında K.maraş’ta meydana gelen katliamdan sonra yaşamını yitirenlerin yakınlarının ve yaralananların avukatlığını üstlendi. 1979-1980 yıllarında Adana’da daha sonra Askeri Yargıtay’da süren K.maraş Katliamı Davası’nda müdahil vekilliğini sürdürdü. 1980’de 34 kişinin hunharca öldürüldüğü Çorum Katliamı, 1993’de meydana gelen ve Sivas’ta, 35 aydınımızın Madımak Otelinde yakılması ile sonuçlanan utanç verici olaylarda müdahil vekilliğini yürüttü. 12 Eylül 1980 sonrasında benzer yüzlerce davada ülkemizin iç kargaşaya sürüklenmesine, milletimizin alevi-sünni, Kürt-Türk, sağcı ve solcu olarak bölünerek güçsüz düşürülmesine karşı yürütülen mücadelenin her safhasında yer aldı. Uğur Mumcu Suikastı, Ordumuzun en üst düzey beş komutanından biri , Milli Güvenlik Kurulu üyesi olan, uçağına yapılan sabotaj sonucunda şehit edilen, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis ve dört komutanımızın, Türk İş Konfederasyonu Genel Sekreteri Şemsi Denizer’in öldürüldüğü davalarda, bu değerlerimizin yakınlarının vekili olarak, karanlık odakların ortaya çıkarılması için mücadele etti. 1974 yılından itibaren çok sayıda Demokratik Kitle örgütünde yöneticilik yaptı. Bunlardan Memurlar Derneği Yöneticiliği, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Yürütme Kurulu Üyeliği, bu derneğin çıkardığı ve 800 İl ve İlçe Kütüphanesine dağıtılan Çağdaş Hukuk Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliği ve Yazı İşleri Müdürlüğü, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Danışma Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Halen Diğer görevlerinin yanı sıra Kars, Ardahan Iğdır Dernekler Platformu Meclis Yürütme Kurulu üyesidir. İşçi Partisi’nin kuruluşundan bu yana Ankara İl başkanlığı, Merkez Komite Üyeliği, Genel Başkan Danışmanlığı, Genel Sekreter Yardımcılığı ve Hukuk Komisyonu üyelikleri görevlerini yürüttü. Halen İşçi Partisindeki görevlerinin yanında Ankara’da bazı uluslar arası şirketlerin ve Ulusal Kanal televizyonunun avukatlığını yapmaktadır.
Ünvan:
Hukukçu, Yazar
Doğum:
Çıldır, Ardahan, Türkiye, 1950

Okurlar

7 okur beğendi.
52 okur okudu.
2 okur okuyor.
63 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 20.8
Erkek% 79.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanıp yayınlanmış olan "Nurculuk Hakkında" adlı eserde: 1- Ayeti kerimelerin tefsirinde mananın tahammül edemeyeceği tarzda bâtinî ve indî manalar verilmeğe çalışıldığı, ebcet hesabiyle ve tefavuklarla manalar verildiği, bunların Müslümanlık esaslarına göre dini ve ilmi kıymeti olmadığı, 2- Nur Risaleleri'ni toplu olarak okumanın bir nevi hizipçilik olduğu, 3- Bir kısım ayetlerin, İslamlığın reddettiği hurufilik usulüyle tefsirine kalkışıldığı, 4- Risale-i Nur'un mukaddesat arasına katılmak istendiği, yalnız Nurcular için dua yapılarak Müslümanlar arasında bir zümre meydana getirildiği ve tefrikaya yol açıldığı, 5- Said-i Nursi'nin ve eserlerinin harikuladeliği ve kerametleri hakkında indî teviller ve mübalağalı ifadeler kullanıldığı, 6- Kur'an-ı Kerim'in harflerinden bir takım manalar istihracına kalkışmak gibi ulemanın ekserisince benimsenmeyen bir yol tutulduğu, Asayı Musa adlı eserinde bazı ayet ve kelâmı kibarı indî olarak tevil ederek bunların Risale-i Nur'u tebşir ve teyit ettiği iddiası, 7- Bu gibi indî tevil ve iddiaların İslami esaslara uymadığı, 8- Nurculuğun milli ve dini birliği parçalayan zümrecilik olduğu, 9- Nur Risaleleri'nden Kürtçülüğü körükleyen sözler bulunduğu belirtilmiş ve 22 ve 23. sayfalarında "Nurcuların inanış ve telâkkileri, İslam dininin, Kur'an-ı Kerim'in ve sünneti seniyedeki kaide ve formüllerine uymayan bir akide tarzı olmuştur. Nurculuk dini meselelerde işi çığırından çıkaran bir istismara ilâveten milli ve içtimai konularda da birlik fikrini baltalayan bir zihniyeti temsil etmiştir. Risalelerde gösterilen sırf dini ifadeleri bile, yapılan aşırı teviller ve keyfî görüşlerle yukarıda örnekleriyle gösterildiği gibi manevi, milli bütünlüğümüzü bozan, gerçek ittikayı gölgeleyen bir hal almıştır.
sayfa 31-32-33 kaynak yayınları·Kitabı okudu
Din
Reklam
Reklam