Öktem Başol

Öktem Başol

8.7/10
3 Kişi
·
4
Okunma
·
1
Beğeni
·
506
Gösterim
Adı:
Öktem Başol
Unvan:
Yazar
Seyirci vermek istediğiniz mesajı kesfedemiyorsa ya filmde gerçekten verilecek mesaj yoktur ya da seyirci bunu görememiştir.Ne yapalım ? Oturup ağlayacak halimiz yok. Mesaj kaygısı ile bir şeylere girismemek ,aklimizdaki mesajı filmde birilerine söyletmekten çok daha iyidir.
Parent-Altier ise Darwin'in dogal seleksiyon kavramindaki hücrenin çatışma sonucunda gelişmesi noktasının dramatürjide karşılığını seyircinin gelişmesi ile bulduğunu söylemiştir. Belki de kavga kavramından bu derece etkilenmemizin nedenlerinden biri de budur.
Hiçbir kültürel zenginliği,ilginç sorunsalı veya özel bir dramatik yapısı olmayan Amerikan romantik komedileri veya polisiyelerinin seyirciler tarafından soluksuz izlenmesinin nedenlerini seyircinin birikimsizliginde aramak,oldukça naif bir çözümdür.
Stanley Kubrick 'in A Clockwork Orange(Otomatik Portakal) filminin baş karakteri Alex ve haydut arkadaşları ......bir evi talana girip sahiplerine işkence ettikleri sahnelerde eğlenceli "Singing in the Rain "şarkısını söylerler. Bu sahnelerin seyircide yarattığı rahatsızlık bilinir. Filmdeki karakterlerin söz ve eylemleri arasındaki kontrast,seyircide karakterlerin bunu bilinçli yaptığı duygusunu pekistirdigi için sahnelerin etkisi de artar.
Kahramanın amacına çabucak ulaşması ve iç huzuruna kavuşması için film yazılmaz. Onu elden geldiği ölçüde çatışmaya özendirmek esastır.
Baş karaktere empati duymaya yarayan sonuç,onun en zor,en sıkışık yani boğazına kadar belaya battığı durumlardan kendi becerisiyle nasıl sıyrılacagini görmekten geçer.
Sembolllere çok önem veren Pier Paolo Pasolini gibi yönetmenler dahi sembolik elemanın kurgu ve öykü içinde sembolden bağımsız bir anlamı olması gerektiğini savunmaktadır. Teorema 'da evin hizmetcisinin kendini gömdüğü sahne Pasolini'ye göre iyimser bir semboldür. Köylü uygarlığı, işçi uygarlığınin veya endüstriyel devrim sonrası uygarlığınin altında gömülüdür.
The Pianist filminde Nazilerin elinden kaçmak için boş gettolarda ,tek başına açlık ve sefalet içinde saklanmak zorunda kalan Szpilman,piyanist değil bir bakkal da olabilirdi. Ancak elbette ki Nazilerin vandallığı ile baş karakterin sanatciligi arasında sembolik bir kontrast vardır. Nitekim Szpilman'ın filmin sonlarında bir nazi askerinin önünde Chopin icra ettiği sahne,herhangi bir hazırlığa gerek bırakmayacak kadar duygu yüklüdür.
Öktem Başol yazmış olduğu senaryo kitabında, senaryo ile ilgili gizli ne varsa açığa kavuşturmuş muhteşem bir insandır. Biraz kalın bir kitap bununla birlikte çok fazla şeyi öğrendiğinizi görünce keşke biraz daha uzun olsaydı diyeceksiniz. Öykü yazımı için güzel bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Öktem Başol
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 6 okur okuyacak.