Ömür Göle

Ömür Göle

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
1
Beğeni
·
5
Gösterim
7-) Kendini unutmuş, kendinden haberi yok; mevti düşünse, başkasına verir; fenâ ve zevâli görse, kendine almaz.
Ve külfet ve hizmet makâmında nefsini unutmak, fakat ahz-ı ücret ve istifâde-i huzûzât makâmında nefsini düşünmek, şiddetle iltizam etmek, nefs-i emmârenin muktezâsıdır. 

-- Mektubat
9-) Gafil olan insan, kendi vazifesini terk eder, Allah’ın vazifesiyle meşgul olur. 

insanın Allah’a karşı ubudiyet, vazifesidir. Terk-i kebâir, takvâsıdır. Nefis ve şeytanla uğraşması, cihadıdır.
Amma gerek nefsine, gerek evlât ve taallûkatına hayat malzemesini tedarik etmek Allah’ın vazifesidir.

Allah’ı itham etmekle işini terk edip Allah’ın işine karışma ki, nankör âsiler defterine kaydolmayasın.

Mesnevi Nuriye
5- "Ey müteşekkî! Sen nesin? Neye binaen itiraz ediyorsun? Cüz’î hevesini külliyat-ı kâinata mühendis mi yapıyorsun? Kokmuş olan zevkini nimetlerin derecelerine mikyas ve mizan mı yapıyorsun? Ne biliyorsun ki, nıkmet olarak gördüğün şey belki ayn-ı nîmettir? 

Evet, bir şahsın tehevvüsü için büyük bir dairei muhita hareket-i mühimmesinden durmaz

-Emirdağ Lahikası
6- Ey kemâl-i gurur
tam bir gurur, kendini beğenmişlikle aldanma ile dalâlet kürsüsünde oturan! Hayatına mağrur olma.
Zira o hayat, bir mugalâta ile kaimdir. Şöyle ki:

O kürsüde oturan dâll, zeval ve fenânın dehşetini düşünüp korktuğu zaman, saadet-i ebediye ihtimaline kaçar, tekâlif-i diniyenin terkinde de âhiretin olmayacağı ihtimaline kaçar.
Bu mağlâta ile her iki elemden kurtuluyor. 

- Mesnevi Nuriye
6-) Yaratıcı ile aranda bir yakınlık, bir de uzaklık var. Yakınlık Allah'a, uzaklıksa sana aittir. Allah’a olan uzaklığından cesaret alarak “Yaratıcı bana etki edemez!” diye bir ahmaklıkta bulunma. Kendi uzaklığına bakarak da, O'nun sana tesir etmeyeceğini düşünme.
Bu uzaklıktan dolayı, Allah’ın sana bir şey yapamayacağını ve Allah'ın otoritesinin dışında olduğunu zannetme.

(HâIıkIa nefis arasında da bir kurb ve bu'd vardır. Kurb Hâlıkındır, bu’d nefsindir. Eğer nefis uzaklığı cihetiyle enâniyetle Hâlıka bakıp "Bana tesir edemez”diye bir ahmaklıkta bulunursa, dalâlete düşen)
( Mesnevi Nuriye )
Herkesin hususi bir kainatı vardır.

O hususi kainattaki en büyük odak kişinin kendisidir.

( Ehadiyet tecellisi - Rububiyet Tecellisi )
6- Ölüm ve yokluğun dehşeti aklına geldiği zaman, ebedi hayatın var olması ihtimaline sığınıyorsun. Bu durumda dinin emirleri söz konusu oluyor. Dinin emirlerini yerine getirmek istemediğin için, bu kez ahiretin olmama ihtimaline geri kaçıyorsun. Bir sarkaç gibi ikisi arasında salınıp duruyorsun. Böylece hem inançsızlığın zorluklarından hem de inancın getirdiği yükümlülüklerden aynı anda kurtuluyorsun.

Ama hakikat ortaya çıktığında, ne ahiretin varlığı sana teselli verip acılarını dindirecek, ne de ahiretin olmama ihtimalini düşünmen, oradaki cezalarını ortadan kaldıracak.

Ödülü düşündüğün zaman, keşke ben de çabalamış olsaydım, diyor; hatırına ceza geldiğinde ise bir yolunu bulup cezanın varlığını inkâr etmenin yollarını arıyorsun.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.