Ömür Onart

Ömür Onart

Çevirmen
9.5/10
6 Kişi
·
39
Okunma
·
0
Beğeni
·
32
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
522 syf.
Şeker Portakalı'ndan sonra ilk kez bir kitabı okurken gözyaşlarıma da kahkahalarıma da engel olamadım. Onca zaman kitaplığımın bir köşesinde sessiz sessiz okunacağı ve yüreğime oturacağı günü beklemiş meğer.

"Neden bu kadar az bilinir kaldığını anlayamadığım müthiş kalem."

Mihail Şolohov; tırtılın kozasını örmesi gibi ilmek ilmek işlemiş Kazakların yaşamını. Bir yazar düşünün hayatı ayna tutar gibi gösterebilmiş.

Kazakları, bozkırları, birinci dünya savaşının ilk yıllarını, Don bölgesini öyle betimleyici kelimelerle anlatmış ki hepsinin manzaralarını görür gibi oldum tüm kitap boyunca.
Bu gerçekçilik, bu tarafsızlık öyle baskın ki, kitaba başlarken yaşadığım huzursuzluk kitabın ortalarına geldiğinde gözyaşlarına dönüştü. Toplumu, toplumun yapısını, özellikle kadınların cinsel obje olarak görülmesinin ötesine geçemediğini can sıkıntısıyla okuyorum. Beni bu denli tesiri altına alabilen bir kitap..

Kahramanlarını gerçek hayattan damıtmış, sabırla inatla peşlerine düşmüş sanırsınız. Her yüzden yeni bir öykü yazmış. Tüm bu kahramanların korkularını, aşklarını, cesaretlerini öyle gerçekçi bir üslupla dile getiriyor ki, kitaba başladıktan bir süre sonra suç işlemiş gibi yazara yakalanıyoruz bir anda. Çünkü içten içe yaşadığımız ve dile getiremediğimiz o karmaşık duyguların, tarafsız ve tüm çıplaklığı ile anlatıldığını görüyoruz. Dünyanın farklı yerinde ki bu insanlara karşı tuhaf bir "bizdenlik" duygusu yaşıyoruz sonra. Bu yüzden kahramanımın; aşkının, tekinsizliğinin, korkularının ağırlığını taşıyorum üzerimde. Aşkın da, korkunun da, yalnızlığın da evrensel olduğunu hissediyoruz birdenbire.

Onca okuduklarımdan sonra gelip Mihail Şolohov'da nefesleniyor olmanın keyfini yaşıyorum..

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 39 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 15 okur okuyacak.