Ege Üniversitesi’nde tarih öğrenimi gördükten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi’nde başladığı “Osmanlılarda esrar” konulu tezini Anadolu Üniversitesi’nde tamamlayarak yüksek lisans derecesi aldı. Halen aynı üniversitenin tarih bölümünde Osmanlı dönemi toplumsal hayat alanında doktora ve diğer çalışmalarına devam etmektedir.
Yasak elmanın cazibesine elbette bir tek şairler, dervişler ve saraylılar kapılmaz. En alt tabakadan en üste, serseri başıboşundan beyzâde ve paşazâdesine, çiftçisinden esnaf, zanaatkâr, tüccar ve işçisine, okuryazar olmayan cahilinden medrese, mektep ve askerî okul öğrencisine, mahkûmundan kolluk mensubu ve idarecisine, daha niceleri oyuna gelir. Zapt edilemeyen yeşil büyünün mağdur veya düşkünlerini tek tek belirlemek veya sınıflandırmak bu anlamda bugün için ne denli zorsa o gün için de öyledir. Ne var ki hiçbir belirsizlik Osmanlıların bu kadim alışkanlığını görmeye, idealleştirme, politik yönelim veya geçmişi şimdileştirme eğilimi kadar engel değildir. Yoksa onca kaynakla boğuşularak üretilen böylesi muzır yayınlara kıyasla peşin hükümler vermenin ne denli zor olduğu herkesçe bilinir! Ama torunun dişinin neden kamaştığını anlamak dedenin bağda ne yediğini bilmeyi gerektirir.