Orhan Aksoy

Karar yazarı
Yazar
7.5/10
6 Kişi
19
Okunma
6
Beğeni
1.210
Görüntülenme

Hakkında

Orhan Aksoy 1978 yılında Mardin’in Kızıltepe ilçesinde doğdu. 1998 yılında Fırat Ün. Sağlık Hiz. MYO’ undan mezun olup halen sağlık sektöründe çalışmaktadır. Daha çok Uzun Öykü ve Roman yazan yazarımız Mardin ilimizin de Kadim tarihinden olabildiğince faydalanmış görünmektedir.
Doğum:
Kızıltepe, Mardin, 1978

Okurlar

6 okur beğendi.
19 okur okudu.
5 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
karar isimli romanımdan
Gölgeler, uzayıp kısalırken güneş saatinin sabit bakır dikmesi etrafında; Evren, onun etrafında döner gibi döner.  Zaman çabuk biter.  Ben seni, Mezopotamya’nın 8000 yıllık tarihinde;  Bir gölgenin 3 santimetre yer değiştirmesi süresi içinde sevdim.  Biz de tarihine sığdık, bir gün içinde.  Gölgeler kaybolup giderken;  Senin inançlı duruşun, asaletin ve güzelliğin…  Beni benden alan her şeyin için sevdim. Kaybolan gölgelerin ardında,  Sonsuza kadar uzayan ışık gibi olduğun için sevdim. Yalnızlığımı anlamlı kılan gözlerin,  Hayallerimi süsleyen gülüşlerin vardı. Nereden gelmiştin, kimdin bilmiyordum.  Ben, kendimi, sende bulduğum için sevdim. 
odessa yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
cin sin romanından
KANLI GERDANLIK Bir gün hırsızın biri, Mardin çarşılarında dolaşırken, bir kızın boynundaki bu gerdanlığı görür, görür görmez de, bu gerdanlığı çalmaya karar verir.  Gün boyunca, babasının yanındaki bu kızı takip eder durur. Akşama doğru, baba kız evlerine dönerler. Pazardan aldıkları meyveleri yiyip sohbetler edip eğlenirler gece boyunca. Gecenin geç saatlerinde, herkes kendi odasına çekilip uykuya dalınca, hırsız, artık eve girmeye karar verir.  Gün boyunca, onları takip edip evin içini de gözetlediğinden, kızın hangi odada uyuduğunu da öğrenmiştir. Bir yılan gibi sürünerek, bir maymun gibi oradan buraya zıplayarak, kızın odasına ulaştığında, masum kız tek başına odasında uyumaktaydı. Hırsız uyuyan kızın başucunda bile gözlerini gerdanlıktan ayıramıyor, ‘’Kim bilir kaç sikke eder bu gerdanlık.’’ Diyerek, o anda bile kazanacağı parayla neler yapabileceğini hayal ediyordu. Sonra, ani bir hareketle, elini kızcağızın ağzına kapatarak ses çıkarmasına engel oldu. Kızcağız, elleri ve bacaklarıyla hırsıza direnmeye çalıştıysa da, küçük bedeniyle, başına gelecek olan şeylere engel olamadı.  Hırsız, bir eliyle kızın ağzını kapatmış, diğer eliyle de çekiştirerek gerdanlığı koparmaya çalışıyordu. Ama ne var ki gerdanlık bir türlü kopmuyordu. Daha şiddetli çekiştirince, gerdanlık kızın boğazını kesiverdi. Beyaz çarşaflar kızıl kana boyanıp kız canını teslim ettikten sonra bile, hırsız, gerdanlığı bir türlü çıkaramıyordu. Kız zaten ölmüştü; hırsız da kızın boynunu tamamen keserek, gerdanlığı öylece çıkarabilmişti. Gerdanlığı alır almazda ortadan kaybolmuştu. 
Odessa yayınevi·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam