9.4/10
37 Kişi
362
Okunma
2
Beğeni
2.114
Görüntülenme

Hakkında

Osman Arslan, 1968 yılında Adana'da dünyaya gelmiştir. 1980 yılında Adana'da Dosteller İlkokulunu, 1983 yılında Atatürk Ortaokulunu ve 1986 yılında da Adana Erkek Lisesini bitirmiştir. 1990 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Lisans eğitimini tamamlamıştır. Yazar aynı zamanda Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Ana Bilim Dalında "Sivil Toplum" konusunda hazırladığı tezini vererek yüksek lisans programını da tamamlamıştır. 1991-2008 yılları arasında yayın hayatına kazandırdığı İlim Kültür ve Sanatta Çınar Dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğünü yapmış olan yazar Osman Arslan, halen Kocaeli Üniversitesinde Spor Sosyolojisi alanında Doktora programını tamamlamaktadır.
Ünvan:
Sosyolog, Yazar
Doğum:
Adana, Türkiye, 1968

Okurlar

2 okur beğendi.
362 okur okudu.
4 okur okuyor.
39 okur okuyacak.
5 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 59.6
Erkek% 40.4
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
•Medeniyet Eğitimi Gasp Etti
•| Okul ancak ve ancak zorla talim olmadığı, eleştirel düşünce tarzını geliştirdiği ve insanın manevi özgürlüğüne fırsat verdiği ölçüde faydalı olacaktır.Aksi takdirde okul, bir kültürel şiddet ve barbarlık alanıdır. Böyle bir okul sadece robotlar yetiştirir.Bu tür okullaşmalar "medeniyete katkı sağlasa da kültürü geriye götürür" der. Aliya, "medeniyet eğitimi gasp etmiştir"der. Okulu da bunun aleti yapmıştır.Sanıldığı gibi okullar "milli kültür " vermiyorlar, der; sadece"kitle kültürü "verdiklerini söyler.
Sayfa 137 - Anadolu yayınları·Kitabı okudu
•İnsan -Arzın kurdu, semanın çocuğu -
•| Aliya, "önce insan" der.İnsan insan kılan "özgürlük ve ahlak"dikkate alınmadan insana dair hiçbir doğru sonuca ulaşılamayacagını anlatır.Sosyalistlerin ve faşistlerin dediği gibi toplum insandan önce gelemez.İnsan sadece topluma değil, hiçbir şeye hizmet etmemeli aksine her şey insana hizmet etmelidir.İnsanın hizmet edeceği tek varlık,ancak ve ancak Allah'tır.İnsanın değeri bu hizmeti nispetindedir ve Allah'ın onu muhatap olmaya layık görmesi de insan için başlı başına bir şereftir. Aliya'ya göre,insan, özgürlük ve ahlak arasında "olmazsa olmazlık"irtibatı vardır.Zira, özgür iradenin ve ahlakın bulunmadığı bir yerde insanlık da olamaz.Özgürlüğün ortadan kalktığı bir yerde önce ahlak sonra da insanlık ortadan kalkar. İnsan,bahşedilen bu Onurdan; özgürlükten kurtulamaz.İyilik ve kötülük dramının arasında "tercihini ( özgürlüğünü)kullanmaya",yani "insan olmaya" mecburdur.Şahsiyetini ve değerini bu özelliğinden almaktadır.Dolayısıyla insanın şerefini dikkate almayan her yaklaşım hatalı olacaktır.İnsan bu özgürlüğün bedeli bir mesuliyet de taşımaktadır."insan olmak muafiyet değil mükellefiyet demektir ".
Sayfa 98 - Anadolu yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Reklam