Bu dava, dışarıda ahkâm kesmekle yürümüyordu. İsrail Konsolosluğu önünde eylem yaptıktan sonra; yemeğe, çaya, tatlıya, nargileye gitmeye benzemiyordu.
"Filistin'e selam, direnişe devam!" diye attığımız slogan meğer ne kadar da ağır bir sözmüş. "N'aber, ne var ne yok?" der gibi "Aksa'ya canımız feda olsun!" diye attığımız sloganların karşılık bulduğu yerdeydim. Bedel ödeyenlerin yurdunda, direnenlerin yurdunda...
Ve o akşam bir söz mırıldandım:
"Biz hep dünyadan Filistin'e baktık, bir de Filistin'den dünyaya bakmak gerek."