Martin van Bruinessen'in Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu içine alan, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeyi birinci kaynaklar ya da dolaylı kaynaklar ile ele aldığı; bölgenin toplumsal yaşamına ışık tuttuğu eseri.
Kürtlerin özellikle Irak'ın Kuzeyi, İran, Suriye ve Türkiye'nin doğusunda konumlandığını ve yaşayış sekillerini tarihsel boyutta kitapta görebiliyoruz. Özellikle bu yaşayışı Ağa, Şeyh ve Devlet üçgeninde incelemiş Bruinessen.
Ağa feodal lider, ekonomik güç.
Şeyh dini lider.
Devlet ise politik güç olarak lanse edilebilir. Bu üç hegemonya birbirleriyle ilişki halinde.
Özellikle Kürtlerdeki feodal yaşamın toplumsal yasami nasıl şekillendirdiği, iç çekişmelere nasil yön verdiğini, ekonomik hayatın ne tür faaliyetler ile sürdürüldüğünü kitapta görebiliyoruz. Bu feodal yapının, bölgenin coğrafi koşullarından dolayi, aslında oluşan bir siyasi boşluk nedeniyle çıkmış olabileceğini yorumlamak mümkün. Bugün bu derebeylik düzenini bu bölgede görüyoruz, tıpkı Osmanlinin son dönemleri ve cumhuriyetin ilk zamanlarında olduğu gibi. Çünkü Doğu, sert bir coğrafya. Burada devletin etkisi o zamanlar fazla değildi, yolları yani ulasabilirligi iyi durumda değildi. Dolayısıyla Devlet otoritesinin zayıflamasina yol açan bir durum. Otoritenin olmadığı yerde kişiler, topraklarına toprak katarak güçlerine güç katmış ve otorite haline gelmiş. Ağalık, bu şekilde bölgede etkin güç haline gelmiş.
Şeyh ise, Kürt ve Türk'ü bir arada tutan en önemli olgu olan dini boyutun lideriydi. Şeyh, toplumda saygı duyulan, topluma yön veren hatta ve hatta ayaklanmaları dahi organize eden, orduya komutanlık edebilen bir konuma da gelmiştir. Şeyh Sait ayaklanması başta olmak üzere örnekler oldukça fazla.
Devlet bu noktadaki eksikliğini o dönemde bu nüfuzlu kişiler arasında kurduğu diyaloglar ile