8.3/10
19 Kişi
105
Okunma
2
Beğeni
2.099
Görüntülenme

Hakkında

Ekonomist.1917’de İstanbul’da doğdu. Asker ve devlet adamı Fethi Okyar'ın oğludur. İlk ve ortaokulu Paris’te okudu. 1930’da Türkiye’ye döndü ve 1936’da Galatasaray Lisesinden mezun oldu. 1940’da İngiltere Cambridge Üniversitesi İktisat Fakültesinden birincilikle (First Class Honors) mezun oldu. Cambridge Üniversitesinde ünlü İngiliz iktisatçı Keynes'in öğrencisi oldu. "Keynes Teorisi'nin Neo-klasik Teori ile Karşılaştırılması" adlı çalışmasıyla doktora yaptı. 1942 yılına kadar Hariciye Vekâletinde memurluk yaptı. 1943-1946 arasında vatani görevini tamamladı. 1946 yılında Hariciyeden istifa ederek İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye ve Ekonomi Kürsüsünde asistan olarak göreve başladı. 1951 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye ve Ekonomi Kürsüsüne Doçent olarak atandı. 1964’te Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Bilimler Bölümünde iktisat profesörlüğüne yükseldi. 24.12.1964’te Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne tayin edilen Prof. Dr. OKYAR, bu görevini de 09.01.1967’ye kadar sürdürdü.1967 yılı başında Hacettepe Üniversitesi'nde göreve başlayan Okyar, Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'nin kurucu dekanı olmuş, kariyerinin en uzun dönemini ise, kurucusu olduğu Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü'nde geçirmiştir.1985 yılında emekliye ayrılan Okyar bilim adamı olarak çalışmalarını yaşamının sonuna kadar aktif bir biçimde sürdürmüştür.Çeşitli gazete ve dergilerde iktisat, tarih ve siyasi konularda yazılar yazdı.
Ünvan:
Ekonomist
Ölüm:
2002

Okurlar

2 okur beğendi.
105 okur okudu.
42 okur okuyacak.
2 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 18.4
Erkek% 81.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Stalin, Marx ideolojisine ve Batı düşmanlığına sımsıkı bağlı kalmıştı. Komünizme hiçbir zaman yaklaşmayacağını tahmin ettiği Mustafa Kemal'i sevmemiş, davaya ihanet edeceğine kani olmuştu. Stalin ve yandaşları, komünizme taraftar olan Kafkas etnik gruplarından geliyorlardı; Hristiyan kökenliydiler ve Müslümanlara hasımdılar. Nihayet, karakter yapısı itibariyle Stalin, şüpheci ve kinci idi. Dolayısıyla Türkiye meselesine dar bir açıdan ve düşmanca bakıyordu.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Tarih
Lenin, saplantıyı bırakarak dünya şartlarını ve kendi ülkesinin durumunu realist biçimde değerlendirebilen, ufku geniş bir devlet ve fikir adamı olduğunu gösteriyordu. Stalin ise Gürcistan doğumlu, kaba kuvvete inanan, şüpheci ve entrikacı mizaçlı bir politikacıydı.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Reklam