Kadın seyyahların hikâyelerini araştırırken rastladığım en üzücü unsurlardan biri de bazılarının çok çocuklu ailelere doğduklarından erken yaşlarda çalışmak için evden gönderilmeleriydi. Ekonomik koşullar, evlilik dışı doğumlar nedeniyle ev dışına gönderilen çocuklar zor koşullar altında yaşamaya ve eğitim almaya çalışmışlardır.
Psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalan bu çocuklardan ancak çok güçlü olanlar ileriki yaşlarda normal bir hayat sürebilmişlerdir. Günümüz bakış açısından bakıldığında çocuğun aile içindeki yeri ve refahının tamamen bir sosyal sınıf konusu olduğunu görmekteyiz. Ekonomik açıdan zor koşullarda yaşayan ailelerde çocukların bazıları ya çalışmak üzere evden gönderilmekte ya imkânları daha iyi olan akrabaların yanına evlatlık olarak verilmekteydi. Kadın seyyahların doğup büyüdüğü Avrupa’da 20. yüzyıl başlarına kadar süren bu uygulama, sanayileşen toplumlar ve küçülen aileler nedeniyle sona ermiştir.