Oya Yalçın

Oya Yalçın

Çevirmen
7.7/10
40 Kişi
·
105
Okunma
·
0
Beğeni
·
53
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
120 syf.
Domuzları tekmeleyen çocuk kitabın adı bana çekici geldiği için okumak istedim iyi ki okumuşum 13 yaşında öleceğini bilmeyen acımasız hep cinayet işleyen sosyopat robert'in hikâyesi ilginç bir kurgusu var tek oturuşta okunacak bir roman keşfedilmemiş olması üzücü tavsiye ederim.
304 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Hikaye 2. Dünya Savaşı'nda savaş muhabiri olmak isterken derginin sorun bölümünde çalışmaya başlayan bir kadının hikayesi. İtiraf etmeliyim ki 300 sayfa olan bu hikayenin daha 50. Sayfasına gelmeden kitabın sonunu tahmin edebilirsiniz. Ama güzel olan kısım şu ki hikaye o dönemle ilgili çok fazla bilgi veriyor. 2. Dünya savaşını görmeye cepheden sokağa taşıyan bir kitap. Geride kalan halkın neler yaptığına dair binlerce bilginiz oluyor ve özellikle bu kısımları okumak benim için çok keyifliydi. Emmeline' in arkadaşıyla ilgili ilerleyen bölümlerde gelişen şeyler bana saçma gelse de kullanılan dili ve dediğim gibi o dönemin "normalleşen hayatını" okumak çok keyifliydi. Kitabin sonunda yer alan "yazarın notu" kısmında ise hikayede yer alan bazı kısımların gerçekten o dönemin dergilerinden esinlenerek yazıldığını görmekte çok güzeldi.
304 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çok etkileyici ...
O kadar farklı ve basitliklerden uzak bir konusu , sade bir anlatımı var ki...
Aslında her bir olayın ve sözün anlamı o kadar büyük ki. Her yaştan okur kitlesine tavsiye edebilirim . Konumuza gelecek olursak
Karakterimiz Emmeline nin gazeteci muhabir olmak istemesi ve kendini aksilikler sonucu başka bir işte bulması ile başlıyor. Başlangıç normal gibi görünse de büyük bir etken unutlumamali : savaş...
Zevkle tavsiye ediyorum:)
120 syf.
Rastgele gördüğüm ve kısa sürede bitirdiğim bir kitaptı. Çocuğa çok sinir oldum ve sonunda başına gelen şeyden ötürü de mutlu oldum. Eh işte diyebileceğim bir kitap oldu.
304 syf.
·6/10
Kitap 2. Dünya Savaşı sırasında günlük hayatın nasıl olduğunu bir nevi deneyimlemenizi sağlıyor. Bu açıdan hoştu, ancak ben ana karakteri biraz fazla ezik bulduğum için olayı fazla kişiselleştiremedim. Yine de kitabı beğenmemin en büyük sebebi, savaş zamanı psikolojisine değinmesiydi. Karakterlerin olağanüstü hallere rağmen tek bir yaşamları olduğunun bilincinde olmaları ve mevcut şartlarda birbirlerine tutunarak hayata devam etmek konusunda sergiledikleri inat, özellikle de şu zamanlarda benim için çok ilham vericiydi.
304 syf.
·12 günde·7/10
Emmeline, İkinci Dünya Savaşı sırasında Londra'da savaş muhabiri olarak çalışmak isteyen fakat yanlış anlaşılmalar sonucu kendini magazinsel bir dergide asistan olarak bulan bir kadın. Bu süreçte savaşla ve ilişkilerle başa çıkmaya çalışırken aynı zamanda başkalarına da yardımcı olmaya çalışıyor fakat seçtiği yöntemler biraz yanlış.
.
Kitabı fuarda inceledim ve mektuplardan dolayı çok heveslenerek aldım. Savaş dönemi İngilteresini nasıl yansıtacağını merak etmiştim. Bir cephe gerçeğinin yanı sıra bir de günlük hayatın ilerleyişi var çünkü.
.
Romanı hakkında düşüncelerim biraz karışık. Karakterler pek içime sinmedi. Bazı davranışların altı doldurulmamıştı. Sonu da havada kalmış gibi geldi. Bazı kısımlarda olaydan çok koptum. Yazarın bu dönem dergilerini incelemiş olması da beni ümitlendirmişti ama istediğim gibi olmadı. Konu, mektuplar bayağı ilgimi çekti ama eksik bir şeyler vardı sanki. Ayrıca Bayan Bird karakteri de biraz sinir bozucuydu.
Kötü bir roman diyemem ama bayıldığım bir roman da olmadı. Savaş dönemiyle alakalı eserleri seviyorsanız bir şans verebilirsiniz.
304 syf.
·Beğendi·10/10
| Sevgili Bayan Bird |

Yaz aylarında eğlendiren ama etkileyici de olan kitaplar okumayı çok seviyorum. Sevgili Bayan Bird ise kolay okunan akıcı , aynı zamanda hem güldürüp hem de kalbinizi acıtan hüzünlendiren bir kitap.

Kitabı çok sevdiğim için bittiğinde ayrılmak üzdü beni. Kurgusu ve karakterleri çok güçlü,iyi oturmuş. Bu da okuyucuya olumlu yönde yansıyor.Dostluğun sımsıcak halini size tattırıyor. Betimlemeler ile yaşanılanları gözünüzde canlandırabiliyor, film izlermişcesine bir okuma yapıyorsunuz.

Konusuna gelecek olursam;
1940 yılı savaş zamanında baş karakterimiz Emmeline, elinden geleni yapabilmek adına gönüllü olarak itfaiye istasyonunda çalışmaya başlıyor. Fakat en büyük hayali savaş muhabiri olmak.
Bir gün gazetede bir ilan okuyor. Hayalinin işi olduğunu düşünüp başvuruyor. İşe başladığındaysa yanlışlık olduğunu anlıyor. Bir kadın dergisinde tavsiye köşesi yazarının mektuplarını daktilo etmek olduğunu anlıyor. İş kariyerini etkilememek adına ise hemen işten ayrılamıyor. Köşe yazarı Bayan Bird, huysuz,kuralları olan zor bir kadın. Kurallara göre bazı mektuplar hatta çoğu çöpe gidiyor. Yalnız baş karakterimiz Emmeline mektupları okuduğunda son umutları onlardan tavsiye almak olan kadınların mektuplarını yırtamıyor. Onları yanıtlamaya, hatta Bayan Bird’in imzasını taklit edip dergide dahi yayınlatmaya başlıyor. Ta ki bu iş ortaya çıkana kadar.
Kitabın sonlarına yaklaşırken Emmeline , dostunun düğününe yetişmek için çabalıyor. Fakat oraya gitmeden önce bombalar atılmaya başlanıyor. Emmeline oraya yetişebiliyor mu? Gittiğinde ne ile karşılaşıyor? Sonrasında neler oluyor? Hepsinin cevabı bu güzel kitapta saklı. Mutlaka okuyun kitap dostları️
304 syf.
·Puan vermedi
Kitap gayet akıcıydı fakat savaş döneminde geçmesine rağmen kendimi pek o atmosferde hissedemedim. Asıl konusu mektuplardı fakat bana göre daha fazla mektup içerseydi daha güzel olurdu. Genel olarak sevdim
304 syf.
·8 günde·8/10
1940'lı yıllarda geçen, savaşın arka planında hayata tutunmaya çalışan güçlü bir kadının dostluk, ilişkiler, idealler, üzerinde mücadelesini anlatıyor. Savaş döneminde geçse de insan yaşamına dair tatlı heyecanları, maceraları, anları da yansıtarak okuyucuda hafif bir gülümseme de bırakıyor. Özellikle günümüz teknoloji çağında önemini kaybetmiş mektuplaşmaların aslında ne kadar anlamlı bir iletişim aracı olduğunu hatırlatıyor.
...
Insanlığın savaş, salgın, kıtlık vb. nice zor zamanlarında bile tutunabilecegi en önemli şeyin belki de gerçek dostluk, aile, vb. kavramlar olduğunu hissettiren bir kitaptı.
200 syf.
·1 günde·6/10
Hasta, psikopat ve komik bir kitap. Büyüklere masallar. Güldürüyor.
Rosie'nin Kaçık Annesi ve dick&muffy en hoş çizimlere sahipti.
Kitabı okuması beş dakika ve resimleri incelemesi de üç dakika diyerek sekiz dakikalık farklı bi' kafanız olsun.

Ayrıca Angus Oblong'un palyaço makyajıyla gezen biri olması da "benim olayım bu, kardeş" der gibi.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 105 okur okudu.
  • 56 okur okuyacak.