·
Okunma
·
Beğeni
·
584
Gösterim
Adı:
Sevgili Bayan Bird
Baskı tarihi:
24 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
304
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052177693
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dear Mrs. Bird
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı
1940 yılında bombalar Londra semalarını kızıla boyarken, Emmeline Lake sürmekte olan savaşta kendi üzerine düşeni yapmak için itfaiye istasyonunda gönüllü olarak çalışsa da asıl hayali savaş muhabiri olmaktı. Gazetedeki iş ilanını gördüğünde, aradığı fırsatı bulduğunu düşünmüştü. Fakat küçük bir yanlış anlaşılma, onu bir kadın dergisinde tavsiye köşesinin huysuz kalemi Henrietta Bird’ün mektuplarını daktilo edeceği bir işe sürükledi.

Bayan Bird’ün kuralları netti: En ufak bir nahoşluk emaresi gösteren mektuplar doğrudan çöpe gidecekti. Ancak Emmeline son umutlarıyla onlara yazan, yanlış adamlara âşık olan, çocuklarından ayrı kalmaya dayanamayan, savaşın yaralarını sarmakta zorlanan kadınların yardım çığlıklarına daha fazla kayıtsız kalabilir miydi?


“Komik, dokunaklı ve yepyeni bir soluk.”
- Annie Barrows, Edebiyat ve Patates Turtası Derneği’nin yazarı

“Jojo Moyes hayranlarının yeni başucu kitabı.”
- Library Journal

“Pearce, en zor zamanlarda bile ayakta kalmayı başaran aşkın ve dostluğun sımsıcak hikâyesine can veriyor.”
- Booklist

“Her ne olursa olsun asla yılmayan güçlü karakterleriyle umut aşılıyor.”
- Publishing Weekly

“Emmeline Lake, İngiliz edebiyatında Bridget Jones’tan sonra gelen en sempatik karakter. Ona bayılacaksınız.”
- Kimmery Martin

“Esprili diliyle sizi avucunun içine alacak.”
- John Boyne, Çizgili Pijamalı Çocuk’un yazarı

“Savaş döneminin ve sivil cephedeki güçlü kadınların canlı bir anlatısı.”
- Kirkus
304 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Hikaye 2. Dünya Savaşı'nda savaş muhabiri olmak isterken derginin sorun bölümünde çalışmaya başlayan bir kadının hikayesi. İtiraf etmeliyim ki 300 sayfa olan bu hikayenin daha 50. Sayfasına gelmeden kitabın sonunu tahmin edebilirsiniz. Ama güzel olan kısım şu ki hikaye o dönemle ilgili çok fazla bilgi veriyor. 2. Dünya savaşını görmeye cepheden sokağa taşıyan bir kitap. Geride kalan halkın neler yaptığına dair binlerce bilginiz oluyor ve özellikle bu kısımları okumak benim için çok keyifliydi. Emmeline' in arkadaşıyla ilgili ilerleyen bölümlerde gelişen şeyler bana saçma gelse de kullanılan dili ve dediğim gibi o dönemin "normalleşen hayatını" okumak çok keyifliydi. Kitabin sonunda yer alan "yazarın notu" kısmında ise hikayede yer alan bazı kısımların gerçekten o dönemin dergilerinden esinlenerek yazıldığını görmekte çok güzeldi.
304 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
1940 yılı Londra / Bombalanan savaş altında, Hitler’in yok etmekten yıkmaktan vazgeçmediği hedef olan Londra.

Savaş devam ediyor ; bir yanda bombalar patlarken, binalar yerle bir olurken ve kayıplar olurken diğer yanda hayat normal eski akışında seyir etmeye çalışıyor.

Bir KADIN.
İtfaiye istasyonunda gönüllü bir KADIN.
Asıl hayali Savaş Muhabiri olmak olan bir KADIN.


Hayaline ulaşabilmek adına vazgeçişleri, fedaları , dik duruşları görüyoruz romanda. Yazarın etkilendiği nokta da savaş zamanında çıkartılan dergiler ve dergilerde ki “sorun köşesi” olmuş. Olay bunun etrafında dönüyor. Daha fazlası romanda saklı.


Savaş zamanı KADINLARIN : Sevdiklerini göremeyen, kayıplarla, çocuklarıyla, yoklukla vb. Şeylerle mücadele ederken nasılda güçlü durduklarını, kışkırtıcı ve harekete geçiren ilham veren davranışlarından bir kez bile vazgeçmeyişlerini, mücadelelerini tekrar tekrar okudukça gurur duyuyorum. Memleketin heryerinde KADIN olmak zor fakat unutulmamalıdır ki ; kadının mücadeleci ruhu , asla zor karşısında boyun eğmez..


İyi okumalar.
304 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Çok etkileyici ...
O kadar farklı ve basitliklerden uzak bir konusu , sade bir anlatımı var ki...
Aslında her bir olayın ve sözün anlamı o kadar büyük ki. Her yaştan okur kitlesine tavsiye edebilirim . Konumuza gelecek olursak
Karakterimiz Emmeline nin gazeteci muhabir olmak istemesi ve kendini aksilikler sonucu başka bir işte bulması ile başlıyor. Başlangıç normal gibi görünse de büyük bir etken unutlumamali : savaş...
Zevkle tavsiye ediyorum:)
304 syf.
·6/10 puan
Kitap 2. Dünya Savaşı sırasında günlük hayatın nasıl olduğunu bir nevi deneyimlemenizi sağlıyor. Bu açıdan hoştu, ancak ben ana karakteri biraz fazla ezik bulduğum için olayı fazla kişiselleştiremedim. Yine de kitabı beğenmemin en büyük sebebi, savaş zamanı psikolojisine değinmesiydi. Karakterlerin olağanüstü hallere rağmen tek bir yaşamları olduğunun bilincinde olmaları ve mevcut şartlarda birbirlerine tutunarak hayata devam etmek konusunda sergiledikleri inat, özellikle de şu zamanlarda benim için çok ilham vericiydi.
304 syf.
·12 günde·7/10 puan
Emmeline, İkinci Dünya Savaşı sırasında Londra'da savaş muhabiri olarak çalışmak isteyen fakat yanlış anlaşılmalar sonucu kendini magazinsel bir dergide asistan olarak bulan bir kadın. Bu süreçte savaşla ve ilişkilerle başa çıkmaya çalışırken aynı zamanda başkalarına da yardımcı olmaya çalışıyor fakat seçtiği yöntemler biraz yanlış.
.
Kitabı fuarda inceledim ve mektuplardan dolayı çok heveslenerek aldım. Savaş dönemi İngilteresini nasıl yansıtacağını merak etmiştim. Bir cephe gerçeğinin yanı sıra bir de günlük hayatın ilerleyişi var çünkü.
.
Romanı hakkında düşüncelerim biraz karışık. Karakterler pek içime sinmedi. Bazı davranışların altı doldurulmamıştı. Sonu da havada kalmış gibi geldi. Bazı kısımlarda olaydan çok koptum. Yazarın bu dönem dergilerini incelemiş olması da beni ümitlendirmişti ama istediğim gibi olmadı. Konu, mektuplar bayağı ilgimi çekti ama eksik bir şeyler vardı sanki. Ayrıca Bayan Bird karakteri de biraz sinir bozucuydu.
Kötü bir roman diyemem ama bayıldığım bir roman da olmadı. Savaş dönemiyle alakalı eserleri seviyorsanız bir şans verebilirsiniz.
304 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
2. Dünya Savaşı'nın Londra'sının günlük yaşamında geçen bir hikayemiz var. 2. Dünya Savaşı ile alakalı pek çok roman okumuş olmama rağmen savaşın ta içinde yaşanan bir eser okumamıştım. Savaş sırasında gündelik hayat, çalışanlar, psikoloji, aile, dostluk ve romantik ilişlerin nasıl işlediğine dair bir hikaye. Zorlu konularla dolu bir okuma sürecinde ilerlerken çıtır çerez bir kitap arayışındaydım ve bu kitap ilaç gibi geldi. Hem hızlı aktı, hem de tahmin edilebilen senaryosunun yanında beni oldukça şaşırtan noktalarda oldu. Savaş psikolojisindeki toplumu çok güzel yansıttığını düşünüyorum. "Güçlü" olmak, "kırılgan" olmak nedir güzel açıklanmış. Çok yoğun bir dönemden geçiyor ve biraz nefes almalık bir kitap arıyorsanız iyi gelecektir. Konusu itibariyle iç burkan tarafları da var. Malum komedi içeren bir konuya sahip değil. Kaçış kitabı olarak ideal.
304 syf.
·Beğendi·10/10 puan
| Sevgili Bayan Bird |

Yaz aylarında eğlendiren ama etkileyici de olan kitaplar okumayı çok seviyorum. Sevgili Bayan Bird ise kolay okunan akıcı , aynı zamanda hem güldürüp hem de kalbinizi acıtan hüzünlendiren bir kitap.

Kitabı çok sevdiğim için bittiğinde ayrılmak üzdü beni. Kurgusu ve karakterleri çok güçlü,iyi oturmuş. Bu da okuyucuya olumlu yönde yansıyor.Dostluğun sımsıcak halini size tattırıyor. Betimlemeler ile yaşanılanları gözünüzde canlandırabiliyor, film izlermişcesine bir okuma yapıyorsunuz.

Konusuna gelecek olursam;
1940 yılı savaş zamanında baş karakterimiz Emmeline, elinden geleni yapabilmek adına gönüllü olarak itfaiye istasyonunda çalışmaya başlıyor. Fakat en büyük hayali savaş muhabiri olmak.
Bir gün gazetede bir ilan okuyor. Hayalinin işi olduğunu düşünüp başvuruyor. İşe başladığındaysa yanlışlık olduğunu anlıyor. Bir kadın dergisinde tavsiye köşesi yazarının mektuplarını daktilo etmek olduğunu anlıyor. İş kariyerini etkilememek adına ise hemen işten ayrılamıyor. Köşe yazarı Bayan Bird, huysuz,kuralları olan zor bir kadın. Kurallara göre bazı mektuplar hatta çoğu çöpe gidiyor. Yalnız baş karakterimiz Emmeline mektupları okuduğunda son umutları onlardan tavsiye almak olan kadınların mektuplarını yırtamıyor. Onları yanıtlamaya, hatta Bayan Bird’in imzasını taklit edip dergide dahi yayınlatmaya başlıyor. Ta ki bu iş ortaya çıkana kadar.
Kitabın sonlarına yaklaşırken Emmeline , dostunun düğününe yetişmek için çabalıyor. Fakat oraya gitmeden önce bombalar atılmaya başlanıyor. Emmeline oraya yetişebiliyor mu? Gittiğinde ne ile karşılaşıyor? Sonrasında neler oluyor? Hepsinin cevabı bu güzel kitapta saklı. Mutlaka okuyun kitap dostları️
304 syf.
·8 günde·8/10 puan
1940'lı yıllarda geçen, savaşın arka planında hayata tutunmaya çalışan güçlü bir kadının dostluk, ilişkiler, idealler, üzerinde mücadelesini anlatıyor. Savaş döneminde geçse de insan yaşamına dair tatlı heyecanları, maceraları, anları da yansıtarak okuyucuda hafif bir gülümseme de bırakıyor. Özellikle günümüz teknoloji çağında önemini kaybetmiş mektuplaşmaların aslında ne kadar anlamlı bir iletişim aracı olduğunu hatırlatıyor.
...
Insanlığın savaş, salgın, kıtlık vb. nice zor zamanlarında bile tutunabilecegi en önemli şeyin belki de gerçek dostluk, aile, vb. kavramlar olduğunu hissettiren bir kitaptı.
304 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Sizi gülemseten ve hüzünlendiren kitaplara sahip olmak yaşadığınızı hissetmenize neden olur .Son zamanlarda kitap hakkındaki beklentim düşmüş olsa da kapağını çok sevdiğim sevgili bayan bird ‘e başlama kararımdan şu an hayli mutlu olduğumu belirtmek isterim .
Bombardımanın arasındaki hayat koşuşturması dramın ağırlığıyla sizi yıkmasa da yaşananların ve insanın adaptasyonunun farkına varmanızı sağlıyor .Yazar size bütün bir hayat öyküsü vadetmiyor .Size kendi hayatının koşuşturmasına kapılmış iki kadının hayatından kısa bir kesit sunuyor ama bu bile size onların geleceğine yönelik yığınla tahminde bulunmanızı sağlıyor .Onların ve nicelerinin geçmişte yaşadığına dair inancım sonsuz .Son söz olarak kitabın insan üstünde bıraktığı hissi söylemem gerekirse ; serin ama güneşli bir bahar günü sıcak bir çay saati huzuruydu.
-KNM
304 syf.
·5/10 puan
Kitap 2.Dünya savaşı sırasında Londra’da geçiyor. Özellikle dönemin sivil kadınlarının hayatlarına, kaygıları ve düşüncelerine ışık tutuyor.
Savaşın yıkımına ilk elden tanık oluyorsunuz.
Kitap, ana karakter Emmy’nin savaş muhabiri olmak hayaliyle bir gazetede işe başvurmasıyla başlıyor. Ne var ki Emmy, heyecandan başvurduğu işin ne olduğunu sormayı unutuyor ve kendini tarihe gömülmek üzere olan bir kadın dergisinde daktilo yazarken buluyor. Dergi, sorunları olan kadınlara yardım etmesi amacıyla bir köşesi olan Henrietta Bird editörlüğünde yayımlanıyor, Emmy’nin görevi de Bayan Bird’e gelen mektupları okumak ve bazı kriterlere göre cevap verilebilecek olanları bir kenara ayırmak, daha sonrasında bayan bird’in tavsiyelerini daktilo etmek. Fakat Emmy rahat durmuyor ve boyunu aşan işlere burnunu sokuyor.
Kitabın özellikle ilk yarısının çok yavaş ilerlediğini söylemekte fayda var. Bitene kadar birkaç kere bırakma seviyesine geldiğim kitabın son kısımları ilk yarıya kıyasla daha akıcı ilerliyor.
2.Dünya Savaşı Dönemine özel ilginiz varsa okunabilir fakat bunun dışında kapağında yazdığı gibi Jojo Moyes tadında bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Eğer Bülbül kitabını okuduysanız, aradaki kurgu kalitesi ve hikaye akışı farkını çok daha iyi anlayabilirsiniz. Boş vaktiniz varsa şans verilebilir. Benim beklentilerimi karşılamadı maalesef.
"Annem her zaman meselenin sadece ilerlemek değil , inandığın şeyin arkasında durmak olduğunu da söylerdi"
A.J. Pearce
Sayfa 97 - Yabancı
"Zayıf gördüğü her şey reddetmek Bayan Bird' ün en kötü tarafıydı. Herkesin sınırsızca direnmesini, durmaksızın güçlü olmasını bekliyordu. İnsanların mücadele ettiği şey tam da buyken, korkunç hissetmelerine şaşmamak lazımdı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sevgili Bayan Bird
Baskı tarihi:
24 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
304
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052177693
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dear Mrs. Bird
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı
1940 yılında bombalar Londra semalarını kızıla boyarken, Emmeline Lake sürmekte olan savaşta kendi üzerine düşeni yapmak için itfaiye istasyonunda gönüllü olarak çalışsa da asıl hayali savaş muhabiri olmaktı. Gazetedeki iş ilanını gördüğünde, aradığı fırsatı bulduğunu düşünmüştü. Fakat küçük bir yanlış anlaşılma, onu bir kadın dergisinde tavsiye köşesinin huysuz kalemi Henrietta Bird’ün mektuplarını daktilo edeceği bir işe sürükledi.

Bayan Bird’ün kuralları netti: En ufak bir nahoşluk emaresi gösteren mektuplar doğrudan çöpe gidecekti. Ancak Emmeline son umutlarıyla onlara yazan, yanlış adamlara âşık olan, çocuklarından ayrı kalmaya dayanamayan, savaşın yaralarını sarmakta zorlanan kadınların yardım çığlıklarına daha fazla kayıtsız kalabilir miydi?


“Komik, dokunaklı ve yepyeni bir soluk.”
- Annie Barrows, Edebiyat ve Patates Turtası Derneği’nin yazarı

“Jojo Moyes hayranlarının yeni başucu kitabı.”
- Library Journal

“Pearce, en zor zamanlarda bile ayakta kalmayı başaran aşkın ve dostluğun sımsıcak hikâyesine can veriyor.”
- Booklist

“Her ne olursa olsun asla yılmayan güçlü karakterleriyle umut aşılıyor.”
- Publishing Weekly

“Emmeline Lake, İngiliz edebiyatında Bridget Jones’tan sonra gelen en sempatik karakter. Ona bayılacaksınız.”
- Kimmery Martin

“Esprili diliyle sizi avucunun içine alacak.”
- John Boyne, Çizgili Pijamalı Çocuk’un yazarı

“Savaş döneminin ve sivil cephedeki güçlü kadınların canlı bir anlatısı.”
- Kirkus

Kitabı okuyanlar 57 okur

  • Duru
  • zeynep
  • SHADOWSPARK
  • Hürrem Sultan Eroğlu
  • Kemal Uygur
  • İkbâl
  • Ophelia
  • beyz
  • Aleyna
  • Onur Can Teber

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.4 (6)
9
%3.6 (1)
8
%28.6 (8)
7
%14.3 (4)
6
%17.9 (5)
5
%10.7 (3)
4
%3.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0