Oytun Erbaş

Oytun Erbaş

Yazar
8.9/10
7 Kişi
·
17
Okunma
·
2
Beğeni
·
265
Gösterim
"Kadınların alkol ve sigarayı bırakması erkeklere göre çok daha zor. Bunun nedeni erkekler bağımlı oldukları maddeleri zevk ( hedoni ) için kullanırken , kadınlar bağımlı oldukları maddeleri başka bir stresi yatıştırmak için kullanmakta.Bu nedenle kadınlarda stres faktörünü ortadan kaldırmadıkça bağımlılığı tedavi etmek oldukça zor."
"Eskimolar kutuplarda karbonhidrata erişemedikleri için tüm kalori ihtiyaçlarını avladıkları foklardan ve diğer balıklardan karşılamak zorundadırlar. Yağ ve protein ağırlıklı beslenme Eskimoların erken yaşlanmasına ve 45-50 yaş civarında ölmelerine neden olur. "
Adrenalin ve noranrenalinin içinde bulunan tirozin aminoasiti aromatik bir aminoasittir. Yani, kendi kokusu ve rengi vardır. Bu koku ter ve deri aracılığıyla hemen yayılır. İnsanlar tarafından bu koku algılanabilir, ancak koku bilince aktarılmaz. Bu kokunun oluşturduğu bizdeki duyguların tamamına 6. his denir. Böylelikle, siz bilinç seviyesinde hiç anlamasanız bile, beyninin bu insanın kötülük yapabileceği konusunda size bir ön uyarıda bulunur ve o insandan hoşlanmazsınız.
"İkinci Dünya Savaşı'nda ölen askerlerin otopsi sonuçlarına bakıldığında en dikkat çeken şeyin damar sertliğinin yüksek oranlarda seyretmesi olduğu görülür. Yemeden içmeden bağımsız gelişen bu durum stresin vücudumuz için ne kadar büyük bir yük olduğunu göstermesi açısından önemlidir."
 "Kötü beslenme tek yönlü beslenme demektir. Hep yağ yemek kötüdür, hep protein yemek kötüdür. Aşırı karbonhidrat veya tek yönlü yağlı veya tek yönlü protein ağırlıkli beslenme hücrenin işini zorlaştırir. Hücre tek yönlü beslenme sonucu çok çalışır ve strese girer. Çok çalışan hücre hızlı yıpranır, yaşlanır. Alzheimer, Parkinson, damar sertliği, karaciğer sirozu gibi hastalıklara yatkınlık artar."
Bugün, örneğin, "Kahve anksiyeteyi/kaygıyı tetikler mi?" sorusunun cevabı pek çok insan için Google aramasında karşısına çıkan ilk neticedir. Oyda kime göre, neye göre? Cevabın doğruluğundan şüphe etmeyen, böyle bir zihinsel disiplinleri olmayan kalabalıkların tahakkümü söz konusu bugün...
Söz gelimi sevgiliniz sizi terk etti ve büyük bir aşk acısı yaşıyorsunuz. İşte endorfin bu tür "kalp ağrıları" na da tesir eder, iyi gelir. İnsanların endorfin sistemleri birbirinden farklı olduğu için herkesin psikojenik ağrıları aynın şekilde atlatması mümkün değildir. Bu nedenle endorfinin bağlandığı reseptörler normal kişilere göre az ise, aşk acısı dayanılmaz hale gelebilir.
Zira,şüphe etmek de öğrenilen bir kabiliyettir.Daha evvel bildiğin bir doğrunun yeni öğrendiklerin ile yanlış olduğunu görmek ve bu sürecin tekrarlanması insanda şüphe etme disiplini yaratır.Hiçbir şey bilmiyorsan,bildiğin tek şey senin tek gerçeğin olur.
"Uykuya geçmemiz için iki şeye ihtiyacımiz vardır. İlki, gözümüze ışık temas etmediği anda salgılanmaya başlayan melatonin hormonudur. Bugün pek çok insanda uyku probleminin olmasının nedeni, yatakta izlenen televizyon, elden bırakılmayan cep telefonu ve tabletler nedeniyle maruz kalınan beyaz ışık ve melatonin salgılanmamasıdır. İkinci hormon adenozindir. Gün sonunda enerjiniz bitince, adenozin miktarı artar ve bireyde uyku hali baş gösterir. Yani, uykuya geçmeniz için iki şeyin olması gerekir: yorgunluk ve karanlık. "
Kitaptan birçok şey öğrenebilirsiniz fizyoloji dersi aşmışsanız terimlere aşinasınızdır zaten .Beyni merak ediyorsanız ve patolojilere ilgiliyseniz herkesin anlayacağı bir dille detaya girmeden bazı konulara değinmiş yazar.Modern psikiyatrinin yanlışlarınıza ele alıyor eleştirel ve mantıklı dille dile getirmiş.Toplumdaki etiketlemelerin yanlışlığını ve bazende psikiloji-psikiyatri ile ilgili kişilerin hatalarınıda cesurca dile getirmiş.Hala psikiyatri de bir eksikliği gösteren çıkarımları göz önüne koymuş .Hep aklınıza gelen ama söyleyemediğiniz eleştirileri bulabilirsiniz....
Tedex konuşmalarında tanıdım kendisini... İyikilerden biri... Herkesin anlayabileceği türde kurduğu cümleler ile vermek istediği mesajı size ileten yetenekli yazarlardan biri... Birçok yeni bilgi öğrenmeyi başarabilirsiniz bu kitapla...
Kitabı biraz karıştırınca çok tıbbi terim varmış gibi görünmüştü, aslında orta düzeyde var ama yazarımız(doktorumuz) hepsini çok sade bir şekilde anlatıyor. Psikoloji alanına ilgili olanların büyük zevkle okuyacağı ama bence herkesin okuması gereken hayata dair önemli ve bir o kadar da gerekli anekdotlar almanızı sağlayacaktır (bende çok fazla oldu)

Yazarın biyografisi

Adı:
Oytun Erbaş
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.