Ozan Emekçi

Ozan Emekçi

Yazar
9.2/10
5 Kişi
·
11
Okunma
·
1
Beğeni
·
330
Gösterim
Adı:
Ozan Emekçi
Tam adı:
Ali Haydar Levendiz
Unvan:
Türk Ozan, Yazar
Doğum:
Kahramanmaraş, Türkiye, 1955
1955 yılında Maraş’ta doğdu. Asıl adı Ali Haydar Levendiz’dir. İlk ve ortaokulu Maraş'ta okudu. Dönemin politik koşulları nedeniyle meslek lisesinin 2. sınıfından ayrıldı.

Bağlamayı ilk kez babasından dinledi. Küçük yaşlardan itibaren yöresindeki aşıklardan geleneği öğrendi. Önceleri usta malı türküler çalıp söyleyen Emekçi, zamanla kendi şiirlerini türküleştirmeye başladı.

Emekçi, özellikle Mahzuni, Meçhuli ve İhsani gibi aşıklardan etkilendi.

İlk kasetini 1973, ilk plağını ise 1975 yılında çıkardı. Bunu izleyen yıllarda kovuşturmaya uğrayan ve tutuklanan Emekçi bir süre cezaevinde kaldı.

Mahzuni, Nesimi Çimen, İsmail İpek ve İhsani’yle çeşitli turnelere katılan Emekçi, özellikle politik türküleriyle tanındı. Ancak giderek sevgi ağırlıklı olmak üzere çeşitli konulara yönelerek bu anlamda da birçok örnek verdi.

1980’den beri Almanya’da yaşayan ozan, Kanada’dan Avustralya’ya birçok ülkede konserler verdi. Son yıllarda değişik konularda türküler de yazan Emekçi’nin eserleri birçok sanatçı ve grup tarafından seslendirildi.

Emekçi’nin şiirleri değişik ülkelerde, çeşitli dergi, gazete ve araştırmada yer aldı.

Bugüne dek yaklaşık 20 kaset/CD ve 4 tane 45’lik plak hazırlayan Emekçi’nin, şiirlerinin bir bölümünün topladığı »Özgürlük Mahkumları« (1996) ve destan niteliğindeki »Feryad u İsyan« (1998) adlı kitapları yayımladı.
senin olmadığın yerde benim yokluğum başlar
hayallerim yola düştü, arandı dağlar-taşlar
hayyam çorak yüreğime birkaç damla dem serpti
periler Cudi Dağı'nda izine rastlamışlar
sen ey gönüller sahibi, ey yüzleri gök zemin
ey deryalar şahanesi, sen ey gözleri kimin?
düzgün baba hatırına munzurlar’a mihman ol
mihman ol da, güneşlesin yaylaları dersim’in

gözlerinin dokunduğu her mekân memleketim
bakıver de uzamasın gurbetim, esaretim
ahmed arif hasretinden prangalar eskitti
beni böyle eskitense prangalı hasretim

umutlarım menzilinden uzaklara atılmış
iki cihan mucizesi ilâhlara katılmış
en amansız gecelerde aynalar yine suskun
perçemi yüzünü gizler, sanırsın ay tutulmuş

imanım varsa kaşların, kirpiklerinse dinim
muhammed kâbe’ye döner, benimse sensin yönüm
musa meşhur asasıyla, çarmıhı ile isa
bütün hepsi senin olsun, seni gözlerin benim
bana gözlerini gönder, sakın ha olmaz deme
kime yanam dertlerimi, yalnızlığımı kime
bir başıma kâbuslarla boğuşurken ansızın
hayallerin şeref verdi dün akşam viraneme
gördüklerim sensizliğin dayanılmaz göçüdür
sıla gurbet, gurbet sıla, birbirinin içidir
ne aradıni, ne de sordun, ben nerede neylerim
kara fatma, karayılan senden şikayetçidir

bilirsin ki sevenlerin ayrılığı kâbustur
tahir’i zühre’ye bahşet, zemmedenleri sustur
sen istesen sina çölü bin çeşit çiçek açar
suya sudan köprü kurmak, yalnız sana mahsustur

bazan kırmızı karanfil, zakkum mereti bazan
sevmeyenleri şad edip, sevenlerini üzen
ağlayanın güleninden misli misli fazladır
“işte gidiyorum çeşmi siyahım” diyen ozan
Dilek ağacına gittim, sesini bağlamışsın
Islaktı dallar yapraklar, hıçkırıp ağlamışsın
Karac'oğlan hayıflanır, Hayyam duysa gücenir
Bulanık göl sularını şaraba yeğlemişsin
Toprak sudan, bülbül gülden, dost dosttan bulur deva
Dârâ'dan çok önce seni ağırlamış Ninova
Benim ömrüm yanan Roma, senin gözlerin Neron
Örste demir dövmededir Demirci Kawa
melekler ipekyolu’nda aryalar’ı gözledi
yeri göğe, ay’ı gün’e, seni bana sözledi
ilık bir güz akşamıydı , yine senin yüzünden
koçero, harran’a doğru atını mahmuzladı

kirpiklerin yeni değmiş, kaşların fırik başak
ay ışığı az geliyor, hadi gözlerini yak
fesatların, hasretlerin eli kına görmesin
terk-i cânân eylemeden, şahmaran’a danışak

keşke gelmez olayıdı böyle bir hâl başıma
temaşaya meraklılar, toplandı el başıma
herkesin dilinde şarkı, elinde yârin eli
artık yine sensiz, artık yalnızım, kül başıma

en yorulmaz yolcusuyum, müptelası bu yolun
ben zamanla boğuşayım, sen seyreyle sen salın
kor alevler buz kesilir gördüklerinde beni
bir sensizlik yakar, bir de hasreti istanbul’un
bana gözlerini gönder, sakın ha olmaz deme
kime yanam dertlerimi, yalnızlığımı kime
bir başıma kâbuslarla boğuşurken ansızın
hayallerin şeref verdi dün akşam viraneme

hicran son arefesinde, yolculuk var makbere
siyabend’i öldürdüler xece ölmek üzere
ab-ı hayat çeşmesidir leblerin esirgeme
ne o tanrı’ya minnet et, ne de dal tefekküre

bulutlar yağmur yorgunu, ufuklar ateş yüklü
bir damla ateşte derdim, sensizliklerim saklı
yedi kıtaya dağılıp, elleri boş döndüler
huma kuşu intizarda, turnalar ağlamaklı

sana sunulmaya hazır gökkuşağı destimde
emrine âmâde olmak, hayran olmak kastımda
gözden ırak âlemlerde, yitik insanlar gibi
ha ülkeler zaptedilmiş, ha gözlerin üstümde
Düşlerimle savaşarak günbegün yordum seni
Hayallerimle kuşatıp ruhuma kordum seni
Dediler ki,aradığįn şaraba yoldaş oldu
Yanıbaşımda bekleyen Hayyam'a sordum seni
86 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Ozan Emekçi’ nin kendi ifadesi ile “varını yokunu döktüğü” kayıp destanı. Kitapta yalnızca bu muhteşem destan var. Yanlış ise düzeltin, 79 dörtlükten oluşuyor. Ozanın birikimini muhteşem bir dille sergilemiş. Gerçekten bir destan... Mazlum Çimen tarafından da bir kaç dörtlüğü bestelenmişti.

...
Gamzelerini görseler bülbüller de lâl olur
Aşklar ülkesi sarsılır korkunç ihtilâl olur
Beklenmedik bir zamanda ölür isem sebebi
Beni eritip bitiren sevda-i iclâl olur
...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ozan Emekçi
Tam adı:
Ali Haydar Levendiz
Unvan:
Türk Ozan, Yazar
Doğum:
Kahramanmaraş, Türkiye, 1955
1955 yılında Maraş’ta doğdu. Asıl adı Ali Haydar Levendiz’dir. İlk ve ortaokulu Maraş'ta okudu. Dönemin politik koşulları nedeniyle meslek lisesinin 2. sınıfından ayrıldı.

Bağlamayı ilk kez babasından dinledi. Küçük yaşlardan itibaren yöresindeki aşıklardan geleneği öğrendi. Önceleri usta malı türküler çalıp söyleyen Emekçi, zamanla kendi şiirlerini türküleştirmeye başladı.

Emekçi, özellikle Mahzuni, Meçhuli ve İhsani gibi aşıklardan etkilendi.

İlk kasetini 1973, ilk plağını ise 1975 yılında çıkardı. Bunu izleyen yıllarda kovuşturmaya uğrayan ve tutuklanan Emekçi bir süre cezaevinde kaldı.

Mahzuni, Nesimi Çimen, İsmail İpek ve İhsani’yle çeşitli turnelere katılan Emekçi, özellikle politik türküleriyle tanındı. Ancak giderek sevgi ağırlıklı olmak üzere çeşitli konulara yönelerek bu anlamda da birçok örnek verdi.

1980’den beri Almanya’da yaşayan ozan, Kanada’dan Avustralya’ya birçok ülkede konserler verdi. Son yıllarda değişik konularda türküler de yazan Emekçi’nin eserleri birçok sanatçı ve grup tarafından seslendirildi.

Emekçi’nin şiirleri değişik ülkelerde, çeşitli dergi, gazete ve araştırmada yer aldı.

Bugüne dek yaklaşık 20 kaset/CD ve 4 tane 45’lik plak hazırlayan Emekçi’nin, şiirlerinin bir bölümünün topladığı »Özgürlük Mahkumları« (1996) ve destan niteliğindeki »Feryad u İsyan« (1998) adlı kitapları yayımladı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.