Yanlış kanılarımızdan bir diğeri de insanların belirli düşüncelere sahip olmalarının nedenlerini anlayabilirsek bunları açıklayabileceğimizdir; ("Tanrı'ya inanıyorlar çünkü aksi halde insan varlığının bir anlamı kalmaz" vb.) Fakat zihin, her tür düşünceyi üreten biyolojik makinelerden oluşan karmaşık bir kümedir. Birçok düşüncenin mantıklı bir sebebi yoktur.
Çocuklar çok şey öğrenebilirler çünkü çok şey bilirler. Bilim insanları artık onlara verdiğimiz çok karmaşık bilgileri kullanarak bilinebilecek (neredeyse) her şeyi keşfetmelerini sağlayan zihinsel süreçleri çok net bir şekilde tanımlayabiliyor. İnanması ne kadar zor olsa da küçük çocuklar aslında gayet zeki olabiliyor.
İnsanlar batıl inançlıdır, her şeye inanırlar. İnsanlar, tabiatları gereği tuhaf ya da sezgilere aykırı olgular hakkındaki her türlü açıklamaya inanmaya hazırdır. Bilimsel temelli kozmoloji yerine Ufo'lara, kimya yerine simyaya, ciddi haberler yerine şehir efsanelerine gösterdikleri büyük ilgiye bir bakın. Dini kavramlar hem ucuz hem de gözalıcıdır; anlaşılmaları kolaydır ve insanları eğlendirmek için daha heyecan vericidir.
Din hakkında konuştuğumuzda aslında neden bahsettiğimizi tam olarak bilmiyoruz. Kendi düşüncelerimizi bildiğimizi düşünsek de dini kavramların önemli bir kısmı bilinçli incelemenin erişemeyeceği bir konumdadır.
Mesele, kimin kim hakkında ne düşündüğüne dair incelikli bir kanıya sahip olmadığınız sürece hikayeyi anlayamayacağınızdır. Fakat düşünceler görünmezdir. Onları doğrudan gözlemleyemezsiniz, çıkarım yapmak zorundasınız.