Paul Willis

İşçiliği Öğrenmek yazarı
Yazar
7.5/10
8 Kişi
30
Okunma
2
Beğeni
1.393
Görüntülenme

Hakkında

Paul Willis (1950 doğumlu), sosyoloji ve kültür çalışmalarındaki çalışmaları ile tanınan bir İngiliz sosyal bilimcidir. Paul Willis'nin çalışması, sosyoloji, antropoloji ve eğitim alanlarında, tüketici kültürünü, sosyalleşmeyi, müziği ve popüler kültürü vurgulayan çalışmalarında geniş ölçüde okunuyor. Wolverhampton'da doğdu ve eğitimini Cambridge Üniversitesi'nde ve Birmingham Üniversitesi'nde aldı.
Ünvan:
İngiliz Sosyal Bilimci
Doğum:
1950

Okurlar

2 okur beğendi.
30 okur okudu.
39 okur okuyacak.
3 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 56.7
Erkek% 43.3
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Asıl heyecan ve hergelelerden biri olmanın kıvancı bu eylemlerden çok toplum karşıtı eylemlerden gelir. Hergeleleri hem kabarık kulaklardan hem de okuldan tamamen ayrı bir yere koyan, bu aşırı eylemlerdir. Kavga etmekten, gözdağı vererek kavgalara yol açmaktan, kavga ve bir kavga durumunda başvurulacak taktikler hakkında konuşmaktan duyulan açık bir mutluluk vardır. Pek çok önemli kültürel değer kavga esnasında ifade edilir. Er-keksi bir böbürlenme, dramatik bir gösteriş, grubun dayanışma-sı, hızlı, sarih ve ahlaka fazla takılmadan düşünebilmek defalarca kavgalarda tekrarlanır. Fiziksel saldırganlık aracılığıyla kabarık kulaklara karşı gösterilen tavır, belirgin ve şaşırtıcı derecede bir zekâ ile ifade edilir. Tıpkı öğretmenlerin bilgi üzerinden yaptığı gibi, hergelelerin kabarık kulaklara karşı üstünlüğünün temel ekseni de şiddet ve şiddete dair muhakemedir. Net olmasa da, şiddet, isyanın kör ya da çarpık bir biçimine tamamen kendini adamaktır. Şiddet, "kanunların" geleneksel ti-ranlığına karşı gelmektir ve bu karşı çıkma erkek hakimiyetiyle olur. Tatmin edici olmayan, yukarıdan dayatılan ya da şartlara göre sınırlandırılmış olan anlamlar akışı şiddet aracılığıyla kesin bir biçimde akamete uğratılır. Gelip geçici ve sıradan kişiler, şiddet aracılığıyla kayda değer hale gelirler. Kişinin, geçmişten geleceğe doğru bir akışın içinde olduğu şeklindeki kendine dair varsayımı sona erer ve zamanın diyalektiği parçalanır.
Orta sınıf çocuklarının orta sınıfa özgü işlere nasıl girdiklerini açıklamaktaki zorluk, geri kalan kesimlerin buna neden izin verdiklerinde yatar. İşçi sınıfı çocuklarının işçi sınıfına özgü işlere girmelerini açıklamaktaki zorluk ise bu kişilerin bu durumun önüne neden geçmediklerinde yatar.
Reklam
Reklam