Peter Hudis

Fanon Barikatların Filozofu yazarı
Yazar
8.3/10
3 Kişi
17
Okunma
1
Beğeni
736
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

1 okur beğendi.
17 okur okudu.
9 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Konuştuğunuz dilden, sahip olduğunuz dinsel inançlardan ya da derinizin renginden dolayı insandan daha aşağı bir varlık olarak görüldüğünüzde, karşılıklı tanınmanın yapısında bir çöküş meydana gelir. Benlik ve haysiyet duygusu sadece size bağlı olan bir şey değildir. O, başkaları tarafından tanındığınızda oluşan ve gelişen bir şeydir. Bu çöktüğünde benlik duygunuz zayıflar, öz-saygınızı yitirirsiniz. Ne denli az tanınırsamz, tanınma yönünde o denli büyük bir istek duyarsınız; arzularımızı güdüleyen şey yokluktur çünkü. Bu durum ne denli uzarsa, Öteki de o denli düşüncelerinizin ve eylemlerinizin odağı haline gelir. Tanınmayı öylesine çok istersiniz ki Ötekine takıntılı hale gelirsiniz -öteki kendi bakışıyla sizi gerçekte olmadığınız bir şeye sabitlemeye devam ederken bile. Bu bir kısır döngüdür; bu döngüde, tanınma yönündeki çağrılar giderek ümitsiz bir biçim alır. Ötekine, onun sahip olduğu töreler ve moral değerler temelinde çağrıda bulunursunuz, kendi vasıflarınızı inkar ederek hak ettiğiniz tanınmayı kazanmayı umut edersiniz. Özlemini duyduğunuz sevgiyi elde etmek için kendinizden, kendi kimliğinizden nefret edersiniz. Çok sık olarak ırksal ve etnik ayrımcılıkla ilintilendirilen aşağılık kompleksidir bu. Fanon bu kompleksin, aynı zamanda, erkekler ile kadınlar arasındaki kişisel ilişkilerde de kendini gösterdiğini tanıtlar. Bu kompleks, varoluşunuzun her veçhesini etkileyebilmektedir -giyiminizi, konuşmanızı, davranışınızı, hatta düşünmenizi bile. Ötekine odaklanmaya harcanan pozitif enerji, kendi benliğinizi inkar etmeye ve ondan kaçmaya harcadığınız negatif enerjiyle doğru orantılıdır.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Kurtuluş mücadelesi ulusal kültürü onun eski değerleri ve di-zilimleriyle restore etmez. İnsanlar arasındaki ilişkilerin kök-ten yeniden paylaşımını amaçlayan bu mücadele halk kültürünü (onun hem biçimini hem de özünü) değiştirmeden bırakamaz. Mücadele sona erdikten sonra sadece sömürgeciliğin çöküşü değil, aynı zamanda sömürgeleştirilenin de çöküşü söz konusudur. Bu yeni insanlık, hem kendisi hem de başkaları için, kaçınılmaz olarak yeni bir insanlığı tanımlar. Bu yeni hümanizma, mücadelenin amaçları ve metotlarına yazılıdır.
Sayfa 136·Kitabı okudu
Reklam
Reklam