Piyale Perver

Piyale Perver

Çevirmen
8.6/10
64 Kişi
·
Okunma
·
1
Beğeni
·
53
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
184 syf.
Bir bakış da yaralar, bir söz de.
Ve bazen yavaş yavaş..sevmeyi tutsak etmek sanarak..
Tıpkı bir kafese kapatır gibi.

"OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ.."
Zihninde büyütüp büyütüp tüketerek.
Başka bir şekle sokarak, istediği resme hapsedip, istediği renge boyayarak..
Varlığından çalarak.
"BENİM " diyerek.
Benim sanarak..

Zindan burası..cehennem!
Zifiri bir boşluk.
Dehşet içinde çırpınan ruhlar..
Gözyaşı kurşun kadar ağırdır burada. Herkesin kan damlar yüreğinden.

Rüzgarın bile inlediği, fecrin kızardığı ,insanların boyunca acıya battığı, ama gözlerinde hiçbir duygu ifadesi bırakmayan zindan..

Herkesin cehennemi aynı ama ateş ortak.
Azalan gökyüzü ortak.
Tükenen hayaller ortak.
Yok olan umutlar ortak.
Kaynayan kirecin yuttuğu etler, kemikler, yürekler ortak..

Zindan burası.
Ruhunda bitmeyen bir kavgayla ölümü bekler burada insanlar.
Üzerlerinde isimlerin yazılmış olduğu mezarlara doğru sürünür ; yorgun, çaresiz, umutsuz ruhlar..

Ve umutsuzluk çıldırtır insanı.
Umudunun kalmadığını, olmadığını kabul edebilmek kadar korkunç bir işkence yoktur.

Celladın kanlı parmakları arasından dünyayı son defa seyrederken, merhametsiz, hissiz gözlerinin dehlizine yuvarlanır gibi..
Burada demir kapanlara yakalanır insanlar..ve avutulmamış yürekleri.

Ete kemiğe bürünen bir endişe, nefes alan bir korku, dolanır durur ortalıkta.

Bu eser, Oscar Wilde 'in bize son seslenişi. Yazdığı son eser.
Zindanda tanıdığı Charles adındaki bir mahkumun hikayesi.
Sevgisinin şiddetiyle karısını öldüren.
Otuz yaşında idam edilen.
Mezarına kireç dökülen.
Dua bile etmeyen.
Her şeyi kabullenen..

"OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ ..
AMA HERKES ÖLDÜRDÜ DİYE ÖLMEZ.."



Keyifli okumalar..:)
184 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ramiz Dayı'nın seslendirdiği o çok meşhur "Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini" şiirini hemen herkes bilir. Eyşan ve Ömer'in aşkını çağrıştırır bütün zihinlerde. Oysa bu kitap Oscar Wılde bu şiiri yazdıran asıl aşk hikayesini anlatır.
Şiirin öyküsü gerçek bir hikayeye dayanmaktır. Çok sevmesine rağmen karısı tarafından ihanete uğrayan bir adamın bunu kaldıramayıp karısını öldürmesi ardından onu öldürdüğü için teslim olması, idam edilmeyi istemesi ve idam gününü dört gözle beklemesi, kodese kapatıldıktan kısa bir süre sonra da idam edilmesidir şiirin asıl öyküsü.
"Herkes öldürür sevdiğini ama herkes öldürdü diye ölmez." kısmı şiirin can alıcı kısmıdır. Eminim ki kulağa çok güzel gelen bu sözün tam manası ile neyi ifade ettiğini bilmeden beğenmiştir birçok kişi, keza ben de o kişilerdendim.Taaa ki şiirin asıl hikayesini öğrenene kadar. Öğrendikten sonra ise bu kısım beni daha derinden etkiledi.
Ve Wılde der ki şiirin can alıcı yerinde "Herkes öldürür sevdiğini ama hiç kimse sevdiğini öldürdüğü için ölümü istemeyi göze alamaz."
184 syf.
Hep duyduğum, bir yerlerde rastladığım bir şiir ;

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkarlar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken...
.....
......

Ama hikayesini bilmediğim bir şiirdi..
Bu kitapla öğrenmiş olduğum ve etkilendiğim.. Bir manzum eser ve hazin bir hikâye.. Okuduğum ilk kitabı yazarın (şairin).
Wilde' nin mahkumiyeti sırasında, hapishanede rastladığı bir idam mahkûmunun hikâyesi ve idam edilişi..
Aşkın, korkunun, yalnızlığın, ölümün anlatıldığı, insanlığa yazılan uzun bir şiir...
Etkilenmemek mümkün değil...
Tavsiye ediyorum şiir severlere...
Keyifli okumalar...
184 syf.
·1 günde
Reading Zindanı Baladı, Oscar Wilde'nin yazdığı son eserdir. 2 yıllık cezasını çekmek için gittiği Hapishanede yatarken esere konu olan Charles oraya getirilir, hikayesinden bahsedecek olursak; Eşiyle mutlu bir evlilik yaptıktan bir süre sonra kötüye giden bir evlilikle karşı karşıya kalır, bu zamanla eşine karşı şiddete başvurmasına yol açar. Eşiyle ayrıldıktan sonra, onunla tekrar bir araya gelmek için çaba gösterir fakat bu istediğini elde edemez. Bir gün yine buluşma teklifini reddeden eşini evinde görmeye gittiğinde, aralarında bir tartışma çıkar ve bu tartışma sonucu eşini boğazından keserek öldürür. Çıkarıldığı hapishanede idam cezasına çarptırılır. İdam  süresine kadar olan son günlerini geçireceği Reading Devlet Hapishanesine getirildiğinde, Oscar Wilde 1 yıla yakın süredir orda yatmaktadır. Hapishanede geçirdiği süre boyunca Oscar Wilde, Charles'in durumu ve kendisiyle empati kurmaya çalışır, bu onun şiirlerine de yansımıştır. Oldukça etkilendiği bu kişinin, karısını öldüren Charles'in büyük pişmanlık hissettiğini, büyük acılar çektiğini, kendisini bekleyen ölüme ve bütün zorluklara karşı tepkisiz kaldığını şiirlerinde anlatmıştır. Oscar Wilde bir şiirinde şöyle der;
"Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez."

Bu şiirinde şuna dikkat çekmiştir; sadece fiillen işlenen suçların cezası vardır. Oysa
"Kimi hazin bir bakışla öldürür sevdiğini,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek,
...
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de ,
Kimi gözünü bile kırpmaz"

Öldürür herkes sevdiğini bu yollarla ve yine yaşar;
"Yürümez ölüme utançla
Kapkara, kepaze bir zamanda,"

İdam zamanı yaklaşırken Charles'in ölüme olan duyarsızlığını şu dizeleriyle anlatır;
"Bir an olsun hissetmez o susuzluğu
Adamın boğazını mahveden o kuruluğu,
Cellat bahçıvan eldivenleriyle
Mühürlü kapılardan geçerken
...
Cenaze Duaları okunurken,
Ruhundaki Dehşet ona ısrarla
Henüz ölmediğini söylerken,
Görmez asla kendi tabutunu"

Ölüme bu denli yakın olup, bu denli korkusuz ve kayıtsız kalan bir insandan oldukça etkilenmiştir Oscar Wilde. Hayatın anlamını bir dakika olsun fazla yaşamaya yükleyen insan için, büyük bir değişimdir içindeki yaşama isteğine kayıtsız kalmak. Oscar Wilde bu kitabında, hapishanede yaşayan Charles'in, kendisinin ve diğer tutuklu insanların duygularını ve yaşadıkları zorlukları şu dizilerle anlatır;
"Asla bir insan sesi duyulmaz,
Bir güzel söz olsun söylenmez:
Kapıdan sürekli bizi izler
Gaddar, merhametsiz gözler:
Her şeyi unuturuz, çürüdükçe çürürüz
Ruhumuz ayrı, bedenimiz ayrı kokuşur"

Okurken beni çok etkileyen bir hikayeyle başladı kitap ve öyle de devam etti. Bu kitap sayesinde, karısını öldüren bir adamla empati kurmaya çalıştım. Bu süreçte neler yaşandığına tanıklık ettim. Ve diğer Mahkûmların yaşadığı zorluklara bir şairin gözüyle bakma imkanı buldum. Bana çok şey katan bir kitap oldu.
184 syf.
Hepimizin televizyonda, internette ve sosyal mecralarda duyduğu-gördüğü o meşhur "Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini" adlı şiirinde olduğu birçok duygu barındıran manzum eser...

Diyecek çok bir şey bulamıyorum. Kısaca "Her ne kadar okuması bir saat sürsede okumayanlar okusun insanlığın kaderini" diyerekten bu kısa incelemeye o meşhur şiirle son veriyorum. Bir de Tuncel Kurtiz'in seslendirdiği şiirin linkini de bırakıyorum. Kitaplarla kalın vesselam.

https://www.youtube.com/watch?v=XPC7La-244E

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi bıçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.

Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.
184 syf.
·1 günde·10/10
1854 Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde, İrlandalı oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şair. Victoria döneminin en başarılı ve ünlü yazarları arasına girdi. Estetizmin ve 'sanat sanat içindir' hareketinin savunucusuydu. 1900'da, bir otel odasında duvar kağıdına "Birimiz gitmeli" yazarak intihar etti.

Reading Devlet Hapishanesi'nde bulunduğu esnada oraya getirilen asker Charles Thomas Wooldridge e ithafen yazdığı şiirdir.
Charles, çok sevdiği eşini öldürmüş, idâma mahkûm edilmiş ve idâmına kadar olan üç haftalık süreyi geçirmek için Reading zindanına getirilmistir.Cezasının ertelenmesi için avukatının yapmak istediği bütün girişimleri reddetmiş, mahkemeye dilekçe vererek cezasının bir an önce infazını istemiştir.
Oscar üç hafta boyunca idâmını bekleyen bu cesur askeri izledi. Ondan çok etkilendi ve ruhunuzun en derin yerlerinde can bulacak bu dizeleri yazdı...
184 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Wilde, hapishanedeyken idam edilen bir mahkumdan çok etkilenmiş ve bu baladı kaleme almış. Balad içinde bir çok konuyu barındırıyor, hem insan hayatına hem sevmeye hem de bir çok toplumsal değere değiniyor, anlatılacak değil okunacak bir kitap.
184 syf.
Oscar Wilde'ın Reading Zindanı Baladı'nı yazmasında ilham kaynağı olan ve şiirde akıbeti anlatılan mahkum Charles Thomas Wooldridge'dir.Charles ayrıldığı eski eşi Ellen'ı görmek istedi, reddedildi.Bununla yetinmeyip evine gitti, eşinin boğazını usturuyla kesti.Ardından polise teslim oldu.Çıkarıldığı mahkemede idam cezasına çarptırıldı. Charles, hapishanedeki rahibe çok sevdiği karısını öldürmekten dolayı azap içinde olduğunu itiraf etti.Ve sonunda hapishane avlusunda asılarak idam edildi. Reading Zindanı Baladı, Wilde'ın yazdığı son eser oldu.
184 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Oysa herkes öldürür sevdiğini" dizelerini Ramiz dayının tok sesinden dinlemiş ve ne çok sevmiştik; meğer bu dizeler Reading Zindanı Baladı'nın ilk bölümünde yer alıyormuş.


Reading Zindanı Baladı ilk kez Ocak 1898’de sadece “C.3.3.” imzasıyla yayımlanmış. C.3.3. mahlası, Wilde’ın Reading Hapishanesi’nde C blok, 3. kat, 3 numaralı hücrede kalmış olmasından kaynaklanıyormuş. Tam altı baskı bu mahla ile Haziran 1899’da yapılan yedinci baskıdan sonra Oscar Wilde'ın adı ile basılmış.

Oscar Wilde’ın Reading Zindanı Baladı’nı yazmasında ilham kaynağı olan ve şiirde akıbeti anlatılan mahkumun adı Charles Thomas Wooldridge. Karısını öldürmek suçundan üç hafta içinde idama mahkum edilmiş. Bir mahkumun ölümü, Oscar Wilde'ın ölümsüz dizeler yazmasına neden olmuş işte...

Kitapla kalın efenim :)

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.