Raşit Kısacık

Raşit Kısacık

8.8/10
9 Kişi
·
28
Okunma
·
2
Beğeni
·
610
Gösterim
Adı:
Raşit Kısacık
Unvan:
Gazeteci Araştırmacı Yazar
Doğum:
Malatya
Malatya doğumlu Raşit Kısacık gazeteciliğe 1974 yılında aynı ildeki yerel gazetelerde başladı. Cumhuriyet gazetesinin bölge temsilciliği sırasında, özellikle silah kaçakçılığı ve Ağca olayıyla ilgili geniş araştırmalar yapıp Uğur Mumcu’ya da bu bilgileri aktardı. 12 Eylül harekatından sonra Hürriyet’in Diyarbakır temsilciliğindeki muhabirliği sırasında tüm gününü Sıkıyönetim Koutanlığı Askeri Mahkemesi’nde başta PKK ana davası olmak üzere, Kawa, Rızgari, Alarızgari, DDKD, TKDP, Tekoşin gibi davaların yüzde 95’ini baştan sonuna kadar izledi.

Sıkıyönetim sonrası Hürriyet’ten ayrılrak Sabah-Gelişim ortaklığı ile çıkan Söz gazetesinin bölge temsilcisi oldu. Söz kapanınca Anadolu Ajansı’na geçti. Emekli olana kadar Anadolu Ajansı Bölge Müdürü olarak çalıştı.

Kısacık’ın mesleki örgütlerden aldıkları dahil çok sayıda başarı ödülü bulunmaktadır. Emekli olduktan sonra Malatya Gazeteciler Derneği ve Malatya’da Malatyalılar Derneği başkanlığı yaptı.
Bu ülke kolay şeyler yaşamadı...
Bu günlere kolay gelmedi..
Bu uğurda az can vermedi...
Okuyun ki görün neler yaşandı..
Sinan Cemgiller,
Deniz Gezmişler,
Hüseyin Inanlar,
Mahir Caylanlar,
Ve daha niceleri bu ülkenin refahı için , emperyalizme karşı durmuş ve bu ilke ile can vermiş tazecik fidanlarimizdir..
Kendilerini Bu ülke uğruna, bağımsızlık uğruna, özgürlük uğruna savaşmış..
Kapitalist sisteme kurban olmuş işçiyi savunup canlarını bu uğurda vermiştir..
Devrimcilerimizi anlamak uğruna dili gayet sade ve anlaşılır olan, Nurhak dağlarından Mamak 'a kadar yasanilanlarin özetini bu kitapta okuyup görebilirsiniz...Unutmamak için Okuyun
Duvarların dili olsada konuşsa..Cırıl cıplak mahkumları karlı havada beton bahceye cıkarıp,üstlerine köpekleri salmak,her acıktıklarında yemek yerine dayagın verildiği.
Bunca mahkumu cırıl cıplak bir odaya kapatmak.Tahliye sevinci yaşayan mahkumu azmedemeyen komutanın o mahkuma elindeki jop ile cinsel istismar edilmesi.
Diyarbakır cezaevini yazmaya hiç bir yazarın kalemi yetmez.Kitaplarda anlatılanları da okumak lazım o dönemi bilmek için.,ama birde o dönemde cezaevinde kalan birini günümüzde bulup onunla o günleri konuşmak daha anlamlı olur.O günü yaşayanlar ömrünce o günün etkisinde kaldılar,hala izleri üstlerinde duruyor.
Örnek :benim halam o dönemi yaşayanlarda ve diyarbakır cezaevinde 1 sene tutuklu süreci boyunca hep işkenceye maruz kaldı. Şuan kırk senedir evli ama yediği darbelerden dolayı tipen çocugu olmuyor ve olmıcak...
12 Eylül 1980 darbesi sonrası Diyarbakır Cezaevinde yaşananları okuyacağınız bu kitap kanınızı donduracak nitelikte
Daha çok ayrılıkçı Kürt ve PKK araştırmaları ile tanıdığım terör konusunda uzman Raşit Kısacık harika bir araştırmacılık daha yapmış. Nutuk başta olmak üzere birçok kaynakta kısaca “Ali Galip Olayı” diye geçen Kurtuluş Savaşı başlangıcındaki bu çok çok önemli olayı tüm detayları ve belgeleriyle kitaplaştırmış.

▪️ Kitabın ilk yarısı İngilizler ile Osmanlı’ya karşı birleşen Kürtçü aşiretler konusunu işliyor. Diğer yarısı ise Atatürk’e karşı ayrılıkçı Kürt aşiretler ile İngilizlerin planladığı suikast ve dolaplar, Osmanlı Hükümetinin işbirlikçiliği anlatılıyor..

▪️ İlk bölüm daha önce Kürt ayaklanmasını okuyanlar için tekrar görevi görüyor ancak inanın değişik bilgilere de ulaşacaksınız..

▪️Bu arada Atatürk’ün sadece yedi düvele değil içte de hainlerle olan büyük mücadelesine tanık olacaksınız. Milli mücadeleyi hep Atatürk cephesinden okuyan ve karşıt cephede neler yaşanmış öğrenmek isteyenler için oldukça faydalı bir eser..
12 Eylül paşalarının darbenin olgunlaşmasını bekledikleri dönemlerde, Güneydoğu'da örgütlenmiş, etnik temelli örgütlerin sempatizan ve lider kadrolarıyla birlikte, devrimci mücadelenin içinde yeralan isimlerin çoğu da darbeden sonra tutuklandı, işkence gördü, onlarca yıl cezaevlerinde tutuldu, temel hakları ellerinden alındı, onlarcası asıldı, yüzlercesi sakat bırakıldı. Bunlarla karşı karşıya kalmak istemeyen binlerce devrimci ise vatanlarından uzakta aile ve yurt hasretiyle yaşadılar. Bugün hala birçoğu ülkesine dönemiyor. 12 Eylül darbesi sonrası, Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar üzerine yapılan konuşmalarda ortaya çıkan detaylar insanın kanını donduracak niteliğe sahip. Kitapta anlatılan olaylar bugünden geriye doğru bakıldığında bir gerilim romanının satır aralarını andırıyor. Ama hepsi gerçek, hepsi yaşanmış. Bir ifadeyle; anlatanın da dinleyenin de ruh sağlığını bozacak nitelikteki işkence ve kötü muamelelerin yaşandığı Diyarbakır Cezaevi'ndeki uygulamaları ne anlatmaya kelime yeter ne de dinlemeye vicdan elverir. Raşit Kısacık bir kısmına tanık da olduğu, dönemin olaylarını ve cezaevinde yaşananları tarafsız bir gazeteci duyarlılığıyla okura sunuyor. Sonuçta görülüyor ki burada çok kısa bir süre kalan tutuklular ve hükümlüler bile yaşadıkları travmayı halen atlatabilmiş değiller.

Yazarın biyografisi

Adı:
Raşit Kısacık
Unvan:
Gazeteci Araştırmacı Yazar
Doğum:
Malatya
Malatya doğumlu Raşit Kısacık gazeteciliğe 1974 yılında aynı ildeki yerel gazetelerde başladı. Cumhuriyet gazetesinin bölge temsilciliği sırasında, özellikle silah kaçakçılığı ve Ağca olayıyla ilgili geniş araştırmalar yapıp Uğur Mumcu’ya da bu bilgileri aktardı. 12 Eylül harekatından sonra Hürriyet’in Diyarbakır temsilciliğindeki muhabirliği sırasında tüm gününü Sıkıyönetim Koutanlığı Askeri Mahkemesi’nde başta PKK ana davası olmak üzere, Kawa, Rızgari, Alarızgari, DDKD, TKDP, Tekoşin gibi davaların yüzde 95’ini baştan sonuna kadar izledi.

Sıkıyönetim sonrası Hürriyet’ten ayrılrak Sabah-Gelişim ortaklığı ile çıkan Söz gazetesinin bölge temsilcisi oldu. Söz kapanınca Anadolu Ajansı’na geçti. Emekli olana kadar Anadolu Ajansı Bölge Müdürü olarak çalıştı.

Kısacık’ın mesleki örgütlerden aldıkları dahil çok sayıda başarı ödülü bulunmaktadır. Emekli olduktan sonra Malatya Gazeteciler Derneği ve Malatya’da Malatyalılar Derneği başkanlığı yaptı.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 28 okur okudu.
  • 14 okur okuyacak.