Raşit Kısacık

Raşit Kısacık

8.6/10
8 Kişi
·
25
Okunma
·
1
Beğeni
·
596
Gösterim
Adı:
Raşit Kısacık
Unvan:
Gazeteci Araştırmacı Yazar
Doğum:
Malatya
Malatya doğumlu Raşit Kısacık gazeteciliğe 1974 yılında aynı ildeki yerel gazetelerde başladı. Cumhuriyet gazetesinin bölge temsilciliği sırasında, özellikle silah kaçakçılığı ve Ağca olayıyla ilgili geniş araştırmalar yapıp Uğur Mumcu’ya da bu bilgileri aktardı. 12 Eylül harekatından sonra Hürriyet’in Diyarbakır temsilciliğindeki muhabirliği sırasında tüm gününü Sıkıyönetim Koutanlığı Askeri Mahkemesi’nde başta PKK ana davası olmak üzere, Kawa, Rızgari, Alarızgari, DDKD, TKDP, Tekoşin gibi davaların yüzde 95’ini baştan sonuna kadar izledi.

Sıkıyönetim sonrası Hürriyet’ten ayrılrak Sabah-Gelişim ortaklığı ile çıkan Söz gazetesinin bölge temsilcisi oldu. Söz kapanınca Anadolu Ajansı’na geçti. Emekli olana kadar Anadolu Ajansı Bölge Müdürü olarak çalıştı.

Kısacık’ın mesleki örgütlerden aldıkları dahil çok sayıda başarı ödülü bulunmaktadır. Emekli olduktan sonra Malatya Gazeteciler Derneği ve Malatya’da Malatyalılar Derneği başkanlığı yaptı.
Sonra bir gün koridordan çok acı bir ses geldi; inleyerek, ama çok acı bir iniltiyle “Neee mutluuu Türküm diyeneee” diyordu, sesi uygun adıma yakın bir tempoyla geliyordu. Birkaç gün sonra anladık ki, komşu bir koğuştan bir adama cop sokup yürütmüşler, cop adamın içindeyken yürütüyorlar. Ama çok acı bir sesti, hiçbir işkence seansında duymadığım bir iniltide sesti...
Kenan Evren'in talimatı ile kurulan, Esat Oktay Yıldıran'ın görev yaptığı tek bir güruhun propaganda malzemesi haline gelmiş meşhur askeri cezaevi.

Bugün özellikle kürtçü hareketin bu cezaevinde yaşanan olayları kullanırken, büyük bir noktayı bilerek atlayarak propagandasını yürütüyor.
Bilinen ve özellikle atlanan gerçek şu ki; devlet, öteki kimlikleri ayırt etmeksizin, sağcısı (bkz: mamak cezaevi) solcusu tüm bölücü unsurların üzerinden geçmiştir.
Bu yaşananların tek milliyetçi bir hareketin meşru nedeni olarak kesinlikle gösterilemez.
Sadece bir kısmın "biz çok çektik" demesi tamamen mantıksızlıktır.

Bu cezaevinde yaşananlardan sonra terör hareketini meşru kılmak (özellikle basın, yayın kuruluşlarında) bir nevi yalana kılıf uydurmaktır.
Tüm bölücü zihniyetlerin yok edilmesi gerekmiştir, devlet için Lazı, Kürdü yoktur.
Ve özelikle tatlı su solcularının yaptığı gibi devleti etnik bölücülük ile yargılamak komiktir.
-
kitapta ise açıkça terörü meşrulaştırmaya çalışılıp, kılıf aranmıştır.
Üzülerek söylüyorum ki; iyi ile kötüyü, sap ile samanı ayırt edemediğimiz, kötünün cezasını en ağır şekilde veremediğimiz sürece bu ülke bölücü zihniyetten kurtulamayacaktır.
Duvarların dili olsada konuşsa..Cırıl cıplak mahkumları karlı havada beton bahceye cıkarıp,üstlerine köpekleri salmak,her acıktıklarında yemek yerine dayagın verildiği.
Bunca mahkumu cırıl cıplak bir odaya kapatmak.Tahliye sevinci yaşayan mahkumu azmedemeyen komutanın o mahkuma elindeki jop ile cinsel istismar edilmesi.
Diyarbakır cezaevini yazmaya hiç bir yazarın kalemi yetmez.Kitaplarda anlatılanları da okumak lazım o dönemi bilmek için.,ama birde o dönemde cezaevinde kalan birini günümüzde bulup onunla o günleri konuşmak daha anlamlı olur.O günü yaşayanlar ömrünce o günün etkisinde kaldılar,hala izleri üstlerinde duruyor.
Örnek :benim halam o dönemi yaşayanlarda ve diyarbakır cezaevinde 1 sene tutuklu süreci boyunca hep işkenceye maruz kaldı. Şuan kırk senedir evli ama yediği darbelerden dolayı tipen çocugu olmuyor ve olmıcak...
Daha çok ayrılıkçı Kürt ve PKK araştırmaları ile tanıdığım terör konusunda uzman Raşit Kısacık harika bir araştırmacılık daha yapmış. Nutuk başta olmak üzere birçok kaynakta kısaca “Ali Galip Olayı” diye geçen Kurtuluş Savaşı başlangıcındaki bu çok çok önemli olayı tüm detayları ve belgeleriyle kitaplaştırmış.

▪️ Kitabın ilk yarısı İngilizler ile Osmanlı’ya karşı birleşen Kürtçü aşiretler konusunu işliyor. Diğer yarısı ise Atatürk’e karşı ayrılıkçı Kürt aşiretler ile İngilizlerin planladığı suikast ve dolaplar, Osmanlı Hükümetinin işbirlikçiliği anlatılıyor..

▪️ İlk bölüm daha önce Kürt ayaklanmasını okuyanlar için tekrar görevi görüyor ancak inanın değişik bilgilere de ulaşacaksınız..

▪️Bu arada Atatürk’ün sadece yedi düvele değil içte de hainlerle olan büyük mücadelesine tanık olacaksınız. Milli mücadeleyi hep Atatürk cephesinden okuyan ve karşıt cephede neler yaşanmış öğrenmek isteyenler için oldukça faydalı bir eser..
12 Eylül 1980 darbesi sonrası Diyarbakır Cezaevinde yaşananları okuyacağınız bu kitap kanınızı donduracak nitelikte

Yazarın biyografisi

Adı:
Raşit Kısacık
Unvan:
Gazeteci Araştırmacı Yazar
Doğum:
Malatya
Malatya doğumlu Raşit Kısacık gazeteciliğe 1974 yılında aynı ildeki yerel gazetelerde başladı. Cumhuriyet gazetesinin bölge temsilciliği sırasında, özellikle silah kaçakçılığı ve Ağca olayıyla ilgili geniş araştırmalar yapıp Uğur Mumcu’ya da bu bilgileri aktardı. 12 Eylül harekatından sonra Hürriyet’in Diyarbakır temsilciliğindeki muhabirliği sırasında tüm gününü Sıkıyönetim Koutanlığı Askeri Mahkemesi’nde başta PKK ana davası olmak üzere, Kawa, Rızgari, Alarızgari, DDKD, TKDP, Tekoşin gibi davaların yüzde 95’ini baştan sonuna kadar izledi.

Sıkıyönetim sonrası Hürriyet’ten ayrılrak Sabah-Gelişim ortaklığı ile çıkan Söz gazetesinin bölge temsilcisi oldu. Söz kapanınca Anadolu Ajansı’na geçti. Emekli olana kadar Anadolu Ajansı Bölge Müdürü olarak çalıştı.

Kısacık’ın mesleki örgütlerden aldıkları dahil çok sayıda başarı ödülü bulunmaktadır. Emekli olduktan sonra Malatya Gazeteciler Derneği ve Malatya’da Malatyalılar Derneği başkanlığı yaptı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 25 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.