1000Kitap Logosu
Recep Aykır

Recep Aykır

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
10.0
4 Kişi
8
Okunma
1
Beğeni
63
Gösterim
Özgün Onat
O Ağacın Gölgesi'ni inceledi.
160 syf.
·
Puan vermedi
Kitapta, ailesinin en çok da babasının korumacı baskısı altında büyüyen bir gencin yaşama, aileye, aşka ve hayatın anlamı üzerine bize düşündürdükleri; üstelik de tedavisi olmayan bir hastalıkla mücadele ederken ki duygu ve düşünceleri çarpıcı bir kurguyla aktarılıyor. ( Arka kapak) Kurgu sık kullanılan bir tarz değil. Sonu başta, önce hikayenin sonunu okuyorsunuz, sonra bu sona nasıl gelindiğini. Gene de sonunu okuduğunuzu unutup, heyecanla ne olacak diye okumaya devam ediyorsunuz. Bu bana birkaç sene önce seyrettiğim bir televizyon dizisini hatırlattı ( o zaman çok beğenmiş, değişik bulmuştum ); sondan başa gidiyordu, bölüm sıralaması da öyleydi; yani 25. Bölüm önce 1. Bölüm en son oynadı. Baş rolde, Engin Altan Düzyatan, Yiğit Özşener ve Erkan Can oynuyordu. Kitapta dizinin etkisini bıraktı. Kitabın adı ve kapağı bana beste ve güftesi Yusuf Nalkesen’e ait “Gölgesinde Mevsimler Boyu Oturduğumuz” adlı ama halk arasında “O Ağacın Altı” olarak bilinen şarkısını ve çocukluğumun geçtiği Küçük Çamlıca’da ki “O Ağacın Altı” çay bahçesini hatırlattı. Maalesef şimdi ne o şarkılar çalınıyor, ne de o çay bahçesi var; ne de bunları bilen, hatırlayan. Bir bölümde; felsefe hocasının “Kamu hizmetinde süreklilik esastır.” “Devlet kapısı herkesin girebildiği ve derdine derman aradığı tek güvenilir limandır. Oraya gelen kim olursa olsun geri çevrilmez, yok denilmez, bugün git yarın gel mantığı ise yanlıştır. Vatandaşın sığınabileceği ve sorununa çözüm bulabildiği evi gibidir.” Sözü bende tarifsiz duygular uyandırdı. Bu söz “ÜTOPYA” ötesi benim için; yaşadıklarıma mı inanayım, bu söze mi? Bir bölümde; başkarakter çocukluğu için maddiyat var ama baba sevgisi yok, tabii yetimleri düşünerek gene de babanın varlığına şükrediyor ama kırgın, eksik hissediyor. Yetimler konusunda haklı tabii ama ben başka açıdan bakacağım; genelde insanlar hep olmayanı istiyor. Baba sevgisi olsaydı maddiyat olmasaydı gene bir eksiklik olurdu. Bu konuda daha gençken yaşadıklarımla bu yargıya varmıştım ama gene de unuttuğum zamanlar oldu. Kısaca aynı işte çalıştığım ve bugünkü deyimle kankam olan yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmeyen halen görüştüğüm arkadaşımla öyleydik, kendimizde olmayana özenip, istiyorduk. Benim sarı saçlarım dümdüz aynı süpürge gibi onun siyah saçları ise dalga dalga kıvırcığa yakındı. Aynı berbere gidiyorduk, o kıvırcık dalgalı güzelim saçlarını ütületip düzeltiyor, bense dümdüz saçlarıma perma yaptırıp, dalga veriyordum. İnsanoğlu elindekinin kıymetini bilip, yetinmiyor maalesef. Konusu ve kurgusu ile değişik bir roman, keyifle, çabucak okunabilirdi baskı hataları olmasa. Tabii yayın evinin hatasını yazara yüklemek olmaz. Yazarın kalemi daim olsun, okuru bol olsun, yazdıkları sıradan değildi.
O Ağacın Gölgesi
Okuyacaklarıma Ekle
5
Recep Aykır
Şüphe'yi inceledi.
320 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Yazdigim ilk roman. Etkisinden hala kurtulamadigim kurgusu ile filmlere konu olabilir. Okunmasini tavsiye ederim. Ozellikle doktor esin aski icin neler yapabilecegini, farkli bir karekter altinda seruvenini okuyacaksiniz
Şüphe
10.0/10
· 6 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3
Cetmir
Şüphe'yi inceledi.
320 syf.
·
10 günde
·
Puan vermedi
Şüphe
Bir kaza ile başlayan Doktor Bülent ve Alis aşkı, yine bir kaza ile son bulmuş mudur? İşte bu soru ile başlayan heyecanlı ve bir o kadar sürükleyici romanımız, Türkiye, Bosna ve Rusya üçgeninde yaşanan birbirinden etkileyici aksiyonlar ile devam ediyor. Okurken kendinizi hikayenin içinde bulacağınız ve başladığınızda elinizden bırakamayacağınız bu romanın yazarı arkadaşım Recep Aykır'ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Kısa zamanda diğer kitabını da okuyacağım.
Şüphe
10.0/10
· 6 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
2