Öykülerinde göç diye bir sözcük yok. Masallarında, şiirlerinde, manilerinde de göç sözcüğü geçmiyor. Antakya yedi kere yıkılmış, yeniden mamur olmuş derler ya, bu insanların hicreti yıkıntıların üzerine çıkmakla sınırlı. Kovuğundan ayrılmayan müren balığı gibiler.
Dil kavga için değil, dedi annelerimiz. Dil, barış getirir, dediler. Kendileri Türkçeyi bilmese de Türkçe öğrenmemiz için dünyada sadece annelerin bildiği o müthiş dili kullandılar; onaylama, teşvik, memnuniyet dilini.